Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fakir Yilmaz
Fakir Yilmaz

GÜLÜM, NEREDE ŞU BİZİM DEVRİMCİ KIZLARIMIZ, KEMALBAYIMIZ..

Başta, şu Demirtaşların saç ve sakallarını beyazlatan unutulan, unutturulan ülke gündemi olmak üzere ekonomik, sosyal ve siyasal onca sorunun yaşandığı, Mahmut Alınakların tutuklandığı, Sırrı Sakıkların DEM’den habersiz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret edip, Kullye de poz verdiği bir zamanda HDP’nin eş başkanlığına kadar yükselen şu bizim Ardahanlı kız Serpil Kemalbey hardadır, hatırlayan var mı?..

Evet, Mutlak Butlanlı Genel Başkanla, havaların ısındığı şu günlerde adeta hala yiyemediğim karpuz misali CHP’de yaşananların ekonomi başta olmak üzere gerçek gündemi ötelediği bir süreci Sırrı Sakık’ı sarayda pardon kuliye’de kabul edip, Bahçeli’nin aracılığı ile başlatıldığı ama her iki tarafça bir adım ileriye götürülmediği konuşulan yeni süreçle sus/pus rolü oynatılan DEM’i de ikiye bölme hesaplarını his ettiğim şu günlerde Tempo TV’de yayınladığımız canlı yayınımda konuk ettiğim bir isim aklıma geldi.

Ve dönüp, Ardahan merkez mahalle olarak bağlanması gereken bir köy dediğim ve bizzat kurdurduğum derneğininim son yönetiminin kendilerine yakın bir iki hasta ziyaretlerinden öte iş yapmadığı, köyüm Şişka’da olduğu gibi barış sevdalısı malakanların bir zamanlar yaşadığı Sulaakyurt, Sarzep köylü bizim kız dediğimiz HDP’nin eş başkanlığına kadar yükselen Kürt seçmenin oyları ile hem de CHP’nin etkili olduğu İzmir’den milletvekili olan Serpil Kemalbay ve oncası neredeler?

Hâlâ karpuzunu yiyemediğim yazın getirdiği sıcakların eşliğinde tatildeler mi? Yoksa, ‘Türk olmama karşın ‘Bileşenler’, Kent Uzlaşısı’ adları altında saf Kürtlerin bana sunduğu imkânlar ile aldığım kariyer, emekli milletvekili maaşımla yetinirim.. birileri yansa da bende tatilde güneşle yanarım, gerisi bana ne?’ deyip, kendi kendilerini emekliye mi ayırdılar..

Bilmem ama onca insanın ağır bedelleri ödediği, öldüğü, Demirtaşlar gibi yıllarca hapislerde saç, sakal beyazlatırken bu dava davada değil mecliste, hak ettikleri saygıda bile yer bulamadıkları gibi , ‘Bileşenler’ , ‘Kent Uzlaşısı’ adı altından seçimden seçime ortaya çıkıp, Kürt seçmenin yanı sıra samimi sol bakışlı insanların oyu sayesinde hiçte beklemedikleri yerlere gelenlerin içinde sadece şu günlerde ortada görünmeyen Ardahanlı kızımız Serpil Kemalbay değil, onun gibi gibi Ardahan Hanaklı kızımız olan şu an benim gibilerinin bile adını unuttuğu Ardahan Hanaklı Züleyha Gülüm hardalar?

Ve soralım..

Bu ülkede yaşanan onca soruna ortak olmak en azında yaşananlara ses çıkarmak, yazmak, konuşmak için illaki beleşten yada ve %1 denmeyecek kadar az olan Türk solunun yani Sosyalist Dayanışma Platformunu kurup, ‘Bileşenler’ deyip, 27. Dönem HDP İzmir Milletvekili yetmedi eş başkanlığa geldiği siyasal alanda milletvekili, türkücüler olanlar gibi belediye başkanı mı olmak gerek? Ki onuda olmalarına karşın değil ‘Kent Uzlaşısı’ imkanı ile oturtuldukları makamlarda bile oturmayıp, ortalıkta, alanlara görmediklerimizde biliyoruz..

Ki; Kemalbay’ın içinde olduğu ailesinin de yaşadığı, Ardahan’ın Sarzep köyünün siyasi ağırlığı ve de bakışının köylülerinin, kızlarının vekil yetmedi eş başkanlığına kadar kendilerini taşıyan siyasal bakışla hiçte yakın olmadığındı ağırlıkta Demokrat partili, MHP’i ve az da olsa ulusalcı CHP’lilerden oluştuğunu da buraya not düşerken, Hanaklı Gülüm kızımızın ailesinin de ulusalcı ağırlıklı siyasi düşünceye sahip bir aile olduğunu da buraya not düşmek gerek..

Ve benim milyonlarca oyu olan bir partiye sızan ‘Helvacılar’ diye hatta seçimden seçime ortaya çıkıp, benden daha çok Kürt kesilenler olarak adlandırdığım bunların Türkü olduğu gibi Kürdü de kandırıp, onların sırtından kariyer yetmez milletvekili maaşı ve ‘Beyefendi, Hanımefendi’ yada ‘Heval’ kimliği gibi nice ödüllerle ödüllendirilirken suçlunun kim yada kimler olduğunu da sorup, sorgulamak gerekmez mi?

Ve benim ‘Öcalan’ın yakalanmasıyla oluşan havanın içinde milletvekili olma imkanı yakalayan yetmedi, ‘Kent Uzlaşısı’ adı altında bir değil, iki kez belediye başkanı olan türkücüyü, toplumsal veya adına Kürt sorunu denen sorunun hatırı için değil, küçük çıkarları karşılığında desteklediklerini belirttiğim bu siyasal oluşuma sızmış ajanlar denen benimde helvacılarla dediklerime karşı verdiğim mücadelenin aynısının hem bu partinin genel merkezine yönelik, hem de çeper dibi dediğim sanallarda öte devrimcilik yapmayıp, arka kapılarda her iktidarla ortak işler yapanların da anlatılıp, deşifre edilmemesi halinde biri cendermeyi, diğer polisi, ötekisi savcıyı arayan turpları pardon telefonluları olmak üzere 4 telefonu olanların hattının hiç kapanmayacağı diğer bir gerçektir.

Neyse diyerek bitirmek üzere olduğum bu yazımı yazmama neden olanın hewal adı altında partiye sızına helvacıların gerçek hewalleri partiye yaklaştırmama görevlerini aldıklarını en iyi anlatan Guguk kuşunun meselesi de aklıma geldi.

Hele bir okuyun,’ belki benim yıllarıdır yazıp, anlatamadığımı o anlatır’ diyerek..

Guguk kuşu, kendi yuvasını yapmayan ve yumurtalarını kuluçka parazitliği yaparak başka kuş türlerinin yuvalarına bırakan en bilinen kuştur. Dişi guguk kuşu, hedef aldığı kuşun yumurtasını yuvadan atıp yerine kendi yumurtasını bırakır. Yumurtadan çıkan guguk yavrusu, yuvanın aslı sahipleri olan kardeşleri yuvadan aşağı atarak tüm bakımı tek başına alır.

NOKTA

Evet.. Bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..

Yazar Fakir Yılmaz, bu metinde Kürt siyasi hareketi içerisinde yer bularak önemli makamlara gelen ancak güncel toplumsal sorunlar karşısında sessiz kalan figürleri sert bir dille eleştirmektedir. Özellikle Serpil Kemalbay ve Züleyha Gülüm gibi isimlerin, halkın desteğiyle elde ettikleri kariyer imkanlarını kişisel bir konfor alanına dönüştürdüklerini ve halktan koptuklarını savunmaktadır. Yazar, “bileşenler” veya “kent uzlaşısı” gibi kavramlar üzerinden partiye eklemlenen bu kişileri, başka kuşların yuvasına yumurta bırakan guguk kuşlarına benzeterek ağır bir benzetme yapmaktadır. Metin boyunca, samimi mücadele verenlerin bedel ödediği bir ortamda, bu isimlerin sadece milletvekili maaşı ve statü odaklı bir siyaset yürüttükleri öne sürülmektedir. Sonuç olarak yazar, hem partinin iç yapısındaki bu ayrışmaya dikkat çekmekte hem de bu kişilerin gerçekçi bir muhalefet sergilemedikleri konusunda kamuoyunu sorgulamaya davet etmektedir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Yemek Tarifleri deneme bonusu casino siteleri deneme bonusu veren siteler