İki yıldır yapılamayan Bal Festivalinin niye yapılmadığını sormayıp, kazcı, sazcı federasyon ve derneklerce yapılan onca festival, şenlik yapıldığı yetmezmiş gibi birde, ‘Şu türkülere konu olan gül açmayan yollarında Bisiklet Festivali yapalım..’ deyip, 250 Milyondan çok paraya mal olduğu söylenen kırmızı taytlı bisiklet festivalin zevkini yaşamadan gitti!..
Kendisinden önce yapılıp, biten ama eksiklikleri tamamlamadığından kesin teslimi yapılmayan ve elektrik saati bağlanmadığından geceleri karanlıkta kalan Millet Bahçesini hizmete açmadan ve kendisi gibi görevden alınan AK İl Partili eski Başkanı ve mevcut derneği başkasının sırtında bırakıp, sonradan sosyolog olduğu gibi yeni turizm derneği kuranla birlikte ile poz verip, gitti!
Depreme dayanıklı olmadığı rapor edilen Valilik Binasının durumunu düşüneceğine, içinde ki kurumları Saffet Kaya’nın fetonun hatırına yaptırdığı binası dahil diğer derme çatma binalara gönderirken, ‘Valilik olsun’ diye valiliğe verilen ve 20 yıldan fazladır boş bekleyen kent merkezine ki tarihi Sabripaşa binasının ihalesini yaptırıp, onartamadan gitti!
Yapımcı firmanın ‘Yapmak üzere söktüğü yolları para alamam..’ deyip araçlarını geri toplayıp gittiği Ardahan kent içindekilerini aratmayan olağanüstü bozuk köy ve yayla yolları gibi yolu olmayan, Bisikletin bile gidemediği Çıldır Şeytan Kalesine, Kurtkala’ya gidemeden gitti!..
Etrafına bir çivi çakılmaması için etrafından, üzerinden yani adeta dört yanı yasak olan Çıldır gölünün teknesinin neden yüzdürülmeyip, göl kenarında çürümeye terk edildiğini sormadan gitti..
‘Batırılmış’ denen ama eşini genel sekreter yapma hesabı içinde olurken mevcut Genel Sekreterin onca gelen paralara rağmen neden yolları yapmadığı ve bakımını her ay 10 milyon TL, harcanarak üstlendiği hayvan barınağında ki onca hayvanı ne ettiğini sormadığı İl Özel İdarede ‘Kereste Rüşveti’ karşılığında işe alımlar yapıldığını iddia eden dilekçeyle ilgilenmeden gitti!..
‘Müze olacak..’ diye onarılan kentin tek kalmış tarihi binaları arasında bulunan Kongre Binasını kendisine valilik makamı yapmak için izin aldığı Anıtlar Kurulunun neden Ardahan kalesine bir Kıl çadırı yapmaya izin vermediğini sormadan gitti!..
Halilefendi mahallesinin arazilerini çöpe boğan, turizme kazandırılması bekleyen ama bir yolu bile olmayan Ramazan Tabyası’nın olduğu Yıldız Dağının altında ki vahşi çöp merkezinden ve Kalenin yanı başında ki kayalığa yapılan suni şelale gibi çalışmayan, Azerbaycan Bakü’nün su ihtiyacında karşılayan Kura Nehrinin üzerinde ki Atık Su Arıtma Tesisinden sorumlu ve hakkında İmar Soruşturması açılan türkücü Belediye Başkanı ve diğer onca kamu görevliler hakkında öne sürüle onca yolsuzluk, usulsüzlük iddialarına bakamadan gitti!..
Göle’de 2 kişinin öldürülmesine neden olan olayın failinin yakalanmaması gibi son olarak Ur köyünde ki 13 ineğin çalındığı onca asayiş olayını aydınlatamadan gitti!..
Biri demiryolu 3 gümrük kapısı olan, Gürcistan ve Ermenistan’a sınır olmasına rağmen bu kentte neden bir gümrük müdürü veya bir konsolosluğun olmadığını, bu gümrük kapılarının neden ithalatta, ihracatta sıfır çektiğini merak edip, soramadan gitti!..
Ve Posof Türkgözü ile Çıldır Aktaş Gümrük kapılarına seyyar parmak izi alan cihazların neden konulup, sonra niye kaldırıldığını merak etmeden gitti?
Ve bu cihazı oraya koyup, kaldıran polisin POLİS EVİ’nin neden Askeri lojmanlar gibi neden yapılmadığını, Yalanızçam Dağ otelinin niye işletilemediğini düşmemeden gitti!..
Eski biri valinin, Şavşatlı hemşerimiz Vali Seyfettin Azizoğlu’nun, ‘Hepsi aynı ve tek amacı belli olan ama örgütlere verildiği gibi değişik isimlerle ayrı ayrı kurulan, Ardahan dernekleri gibi ayrı ayrı kurulmuş..’ dediği Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı KUDAKA, Serhat Kalkınma Ajansı SERKA, Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı DAP ve en son valinin kendi oğlunun bir süre işçi olarak çalıştırdığı Göleli bir peynirciye 28 milyon nakit destek veren Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu TKDK, gibi milyonluk bütçelere sahip kurumların Ardahan’da yetişmeyen Nohut ve Mercimeği üniversitesinin kampüsüne ekerken Ardahan’a yönelik onca masa başı ve hayali plan projelerin nasıl olurda bugüne kadar başta göç sorununu olmak üzere sorunları azaltmaya yaramadığını soramadan gitti!..
9 idari bölge, bir özel statülü başkent ve iki özerk cumhuriyetten olan Gürcistan’a sınır, yıllardır Ulgar dağı delinemeyen Posof’un boş kalan, ekip, biçilmediğinden otları kullanılmadan kuruyan arazilerinin Ardahan’ın ve diğer illerin hayvanlarına yasaklanmasının ardından yaşananlara bakmadan, yayla yasaklarının memlekete ne getirip, ne götürdüğünü soramadan, soramadan gitti!..
Geriye kalan diğer köy okulları da kapatıp, öğretmen olan eşini yılın öğretmeni seçim 25 bin TL ödüllendiren müdürün onartmadığı asansör gibi hastanenin Asansöründe milletvekilleri ile birlikte mahsur kalıp, bunun nedenini soramadan gitti!..
25 demişken başta, mezarlık arsalarını bile satmaya kalkan türkücü belediye başkanı, ruhsatsız beton santrallini partilisine beleş denecek ücretle veren Posof’un belediyesinin meyve arazilerini sattığı gibi Göle Belediyesinin arsasını 25 milyona alanların nasıl olur bir dükkanı, vergi levhası olmadan nerden getirdikleri sorulması gereken o kadar parayı verip, halkın olan araziye bir partinin ilçe başkanının belediyenin eski binasına, makamına, koltuklarına olduğu gibi nasıl çöktüğünü merak edemeden gitti!
Evet, benden gidenler gibi o da ‘aşkım’ dediğim Ardahan’dan gitti!
Yani, ‘Acaba bisikletini de götürdü mü?’ diye merak ettiğim 34 yıl önce ‘İleriye’ diyen umutlarla vilayet olan ama giden yıllar da hep geri pedal çeviren İl Ardahan’ın 5 aylık, 17’nci Vali Fatih Mehmet Çiçekli’de gitti..
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yeni valiye de rapor denecek haberi DEVAM EDECEK..


YAPAY ZEKANIN YAZILANA YORUMU..
YORUMLAR