Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

SEL FELAKETİ KARADENİZ’İ VURDU, BİLİM İNSANLARI UYARDI: “BU SON OLMAYACAK”

  HABER: GENÇAĞA KARAFAZLI-ÖZLEM EMİR (RİZE)- Rize ve Trabzon’da şiddetli

 

HABER: GENÇAĞA KARAFAZLI-ÖZLEM EMİR
(RİZE)- Rize ve Trabzon’da şiddetli yağış sele ve taşkınlara neden oldu. Araçlar sular altında kaldı, evler tahliye edildi. Bilim insanı Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu ise Karadeniz’de yaşanan felaketlerin nedenlerine dikkat çekerek uyardı: “Her yağmurda bu felaketleri yaşayacağız.”
Trabzon’un ardından Rize de şiddetli yağışa teslim oldu. Metrekareye 100 kilogramın üzerinde yağışın düştüğü kentte dereler taştı, yollar göle döndü, çok sayıda araç su altında kaldı. Bazı ev ve iş yerlerinin bodrum katlarını su bastı, tedbir amacıyla bazı binalar tahliye edildi. Kentin yüksek kesimlerinde ise heyelanlar meydana geldi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün sarı kodlu kuvvetli ve yer yer şiddetli yağış uyarısının ardından Doğu Karadeniz’de etkili olan sağanak, özellikle Rize’nin İyidere ve Pazar ilçelerinde yaşamı olumsuz etkiledi.


İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, ilçede 9 mahalle ve 7 köyde büyük hasar meydana geldiğini açıkladı. Rize Valisi İhsan Selim Baydaş ise gece boyunca etkili olan sağanak nedeniyle can kaybı yaşanmadığını bildirdi.
Rize’de etkili olan sağanakta metrekareye 100 kilogramın üzerinde yağış düştü. Özellikle İyidere ilçesinde menfezler tıkandı, cadde ve yollar göle döndü, araçlar suya gömüldü.
Şiddetli yağıştan Karadeniz Sahil Yolu da etkilendi. Su birikintilerinin oluştuğu kara yolunda sürücüler ilerlemekte güçlük çekti.
İyidere ve Pazar ilçe merkezlerinde debisi ve su seviyesi yükselen derelerde taşkınlar meydana geldi. Park halindeki çok sayıda araç su içinde kalırken, bazı ev ve iş yerlerinin bodrum katlarını su bastı.
Kentin yüksek kesimlerinde, özellikle çay tarımı yapılan arazilere yakın bölgelerde irili ufaklı heyelanlar meydana geldi.
Selin ardından belediye, özel idare, DSİ ve Karayolları ekipleri, iş makinelerinin desteğiyle başlatılan temizlik ve su tahliye çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
TRABZON’DA DA ŞİDDETLİ YAĞIŞ ETKİLİ OLDU
Trabzon’da ise metrekareye yaklaşık 50 kilogram yağış düştü.
Şiddetli yağış nedeniyle Karadeniz Sahil Yolu’nda araçlar uzun kuyruklar oluşturdu. Bazı araçlar yolda mahsur kaldı.
Havalimanında iç ve dış hatlara ulaşımın sağlandığı yolun bazı bölümlerinde su birikintileri oluşurken, sürücüler ve yolcular zor anlar yaşadı.
Kentin yüksek kesimli mahallelerinde elektrik kesintileri meydana geldi.
Yalıncak Mahallesi’nde bir sitenin istinat duvarının çökmesi sonucu 8 katlı iki blokun zemin ve birinci katlarında hasar meydana geldi. Apartman sakinleri tedbir amacıyla tahliye edildi.
TİSKİ, Karayolları ve itfaiye ekipleri su baskınlarına müdahale ederek tıkanan mazgalları açtı ve yollarda biriken suyu tahliye etmeye çalıştı.
Yaşanan taşkın ve heyelanların ardından bölgedeki en sevindirici gelişme ise can kaybı yaşanmaması oldu.

Rize valiliği ise kamuoyu duyurusu yaptı:

 


“HER YIL AYNI TABLOYLA KARŞILAŞIYORUZ”
Karadeniz’de etkili olan şiddetli yağışın ardından sel, taşkın ve heyelanların nedenleri yeniden gündeme geldi.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, yaşanan son felaketin ardından yaptığı değerlendirmede, bölgede her yıl benzer tablolarla karşılaşıldığına dikkat çekti.
Kurdoğlu, yoğun ve şiddetli yağışlar karşısında gerekli tedbirlerin alınmadığını ve kalıcı çözüm konusunda yeterli projelerin ortaya konulmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Her yıl aynı tablo ile karşı karşıyayız. Buna rağmen yoğun ve şiddetli yağmurlar karşısında hiçbir tedbirin alınamaması veya çözüm konusunda hiçbir projenin ortaya konulmaması sonucunda maalesef her şiddetli yağmur sonucunda bu felaketlerle karşılaşıyoruz.
Burada asıl mesele Karadeniz Sahil Otoyolu, HES’ler, taş ocakları ve son olarak yaylalarda maden sondaj çalışmaları ile en son olarak halkın büyük tepkilerine rağmen DSİ’nin dere ıslahı adı altında başlattığı kanal projeleri.
Karadeniz Sahil Otoyolu ile denizle kentlerin arasında Çin seddi gibi ciddi bir set oluşturdu ve suların denize ulaşımı engellendi. HES projeleri ise gürül gürül akan derelerin suyunu yuttu. Böylesi yağmurlarda türbinlerin dolması sonrası kapakların açılmasıyla ciddi sel felaketlerinin oluşmasına neden oldu.
Yaylalarda gelişigüzel maden sondaj çalışmaları ise tam bir facia. Hiçbir yasal izin olmadan maden şirketlerinin halkın tepkilerine rağmen, hatta mahkeme kararlarına rağmen hukuksuz bir şekilde maden sondaj çalışmaları yapıyor olması doğanın kimyasını tamamen bozuyor. Daha sonra ise bu şiddetli yağmurlarla heyelanlar oluşmasına sebep oluyor.
Taş ocakları doğanın kalbinde adeta dinamit. Taş ocaklarında tonlarca dinamitin patlatılması, mermer yapısı olan Karadeniz’in dört bir yanını çatlatıyor ve ardından yeni felaketler meydana geliyor.
DSİ kanal projelerine ‘Biz buna tabutluklar’ diyoruz. Geçtiğimiz yıllarda Arhavi’de yaşanan sel ve heyelanlarda bunun en canlı örneklerini gördük. DSİ tarafından dere ıslahı adı altında derelerin kanala alınması tam bir faciaya sebep oldu. Arhavi ilçesinin tamamı sular altında kalmıştı.
Bu oluşan kanallar sayesinde derenin doğal akışı değil, fişek gibi akan bir dere ile karşılaştık ve sonuç hüsran oldu. Buna rağmen DSİ bu projelerden vatandaşların tepkilerine rağmen vazgeçmedi.
Dünyaca ünlü Pilarget Vadisi’nde bin yıldan beri gürül gürül akan dereler de maalesef beton kanal projeleri ile yok ediliyor. Sadece dereler değil, bir kültür, bir tarih yok ediliyor.
Bu son yaşanan sel felaketi anlaşılıyor ki son olmayacak. O nedenle acilen hayata geçirilmek istenen ve felaketlerle sonuçlanan bu projelerden bir an önce vazgeçilmesi gerekiyor. Yoksa her yağmurda bu felaketleri yaşayacağız, can kaybı olmadı diye de sevineceğiz.”