Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Fındıklı direnişi hâkim karşısında: “Gerekirse kelleyi veririz, doğamızı vermeyiz”

HABER:ALİ OSMAN ERTAŞ-GENÇAĞA KARAFAZLI GÖRÜNTÜ:ÖZLEM EMİR (RİZE)- Fındıklı Belediye Başkanı

HABER:ALİ OSMAN ERTAŞ-GENÇAĞA KARAFAZLI

GÖRÜNTÜ:ÖZLEM EMİR

(RİZE)- Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu’nun, 21 Temmuz 2025’te Çağlayan Vadisi’ndeki maden arama çalışmaları sırasında “maden şirketi çalışanlarının araçlarını durdurarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “ulaşım araçlarının hareketlerinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması” suçlarını işlediği gerekçesiyle yargılanmasına başlandı.

 

Pazar 3. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Çervatoğlu ile avukatları katıldı. Duruşmayı YENİ Parti Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, Ardeşen Belediye Başkanı Enver Atagün,YENİ Parti Rize il başkanı Saltuk Deniz ve ilçe örgütleri ,Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Muhammet Birinci, İnsan Hakları Derneği (İHD) Rize Temsilcisi Günay Karafazlı, kafes balıkçılığı projesine karşı mücadele eden Balıkçı Köyü sakinleri ile EMEK ve SOL Parti temsilcileri de takip etti.

Duruşmada Çervatoğlu’nun avukatları, savunmanın uzun olması sebebiyle SEGBİS ile kayıt altına alınmasını talep etti. Ancak mevcut duruşma salonunda yaşanan teknik sorun nedeniyle SEGBİS kaydı gerçekleştirilemedi. Bunun üzerine savunma avukatları duruşmanın adliyede daha büyük bir salonda yapılmasını bu mümkün değilse herhangi bir devlet kurumuna ait büyük bir salonda yapılmasını talep etti. Mahkeme, bu talebi kabul etti ardından duruşmanın 26 Ekim Pazartesi günü saat 10.00’a ertelenmesine karar verdi.

Duruşmanın 26 Ekim Pazartesi günü saat 10.00’a ertelenmesine karar verilmesinin ardından Pazar bölge adliyesi kapısında açıklama yapan Çervatoğlu’nun avukatlarından Çağdaş Karaküçük duruşma ile ilgili şu bilgileri aktardı.

“SAVUNMANIN TAMAMININ KAYIT ALTINA ALINMASINI TALEP ETTİK BU MÜMKÜN OLMADI”

Trabzon emek ve demokrasi platformu sözcüsü Muhammet Birinci, ” “Yurttaşlarımız Ercüment Şahin Çervatoğlu ve Faruk Büyükkurt’un hürriyetinden yoksun bırakma ve ulaşım araçlarını engelleme suçlamasıyla yargılandığı davanın 1. celsesinde; hem Fındıklı halkı adına hem de bölgede izinsiz maden araştırmaları yapma teşebbüsünde bulunanlara, doğayı, çevreyi ve Fındıklı’yı savunma adına beyanlarımızı vermek üzere duruşma salonuna geldik.

Sayın Başkan’ın bu konuya ilişkin beyanları sadece bir hukuki durum tespitinden, sadece iddianamedeki iddialara cevap vermekten ibaret değildi; aynı zamanda Fındıklı’nın yaşam hakkını, çevre ve doğa haklarını da koruyan ve bu perspektiften olaya bakan bir nüanstaydı. Bu sebeple de uzundu. 24 sayfaya yakın bir savunması vardı.

Bu savunmanın tek tek duruşma tutanağına geçirilmesi veya yazdırılması mümkün olamayacağından; hem duruşmanın sırasında savunmanın bütünlüğünü bozmaması, hem savunmanın intizamının bozulmaması açısından meslektaşlarımızla beraber savunmanın SEGBİS kaydıyla tamamının kayıt altına alınmasını, böylece hem dediğimiz sebeplerden savunma bütünlüğünün sağlanmasını hem de bu savunmanın kayıt altına alınarak tarihe bir not düşülmesini talep ettik.

Ancak mahkeme salonunun fiziki imkanları bu kaydın yapılmasını mümkün kılmadı ve bu sebeple mahkeme de bu talebimizi de haklı görerek bütün savunmanın SEGBİS kaydıyla kayıt altına alınmasına karar verdi. Ancak teknik imkanların yetersiz olması sebebiyle duruşma 26 Ekim saat 10.00 tarihine ertelendi. Haliyle Sayın Başkan ve Fındıklı Belediyesi emekçimiz Faruk Bey de savunmalarını yapmadılar.

Bir sonraki celse hem Fındıklı’nın doğasını korur hem de iddianamedeki iddialara beyanda bulunur nitelikte savunmamızı 26 Ekim saat 10.00’da yine Pazar Adliyesi’nde yapacağız” dedi

“SORUN SADECE ERCÜMENT’İN YARGILANMASIYSA BU KELLEYİ VERİRİZ. AMA ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN VERİRİZ”

Fındıklı belediye bakanı Ercüment Şahin Çervatoğlu kendisine destek veren yurttaşlara hitaben yaptığı konuşmada, “”Ben de çok kısa bir şekilde; öncelikle bu coğrafyanın bir evladı olmaktan her zaman onur duyduğumu ifade etmiştim. Bir kez daha gösterdiniz ki yargılanan bir birey değil, yargılanan daha doğmamış çocuklarımızdır. Neden öyledir? Çünkü bu doğa bize emanet edilmedi; doğmamış çocuklarımızdan ödünç aldık.

Bu bilinçle suyumuza, denizimize, toprağımıza, bütün Karadeniz’de sahip çıkacağız; yaylamıza, Zelk’deki kadınlarımızın mücadelesini unutmayacağız, onların yanında yer alacağız. Artvin’deki, Cerattepe’deki halkımızın yanında yer alacağız, Fatsa’daki halkımızın yanında yer alacağız. Sorun sadece Ercüment’in yargılanmasıysa bu kelleyi veririz. Ama çocuklarımızın geleceği için veririz; başka hiç kimse için değil! Emperyalizmin ve işbirlikçi sermayenin tekelleri için değil! Onlara karşı her zaman, her zaman çocuklarımızın, doğmamış çocuklarımızın yanında olacağız. Onlar için mücadele edeceğiz ve onlara onurlu bir gelecek bırakacağız. İyi ki varsınız, iyi ki sizin evladınızım.” İfadelerini kullandı

“EŞKIYALIK SIFATINI DA LAYIKIYLA YERİNE GETİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

“Ercüment Başkan bir belediye başkanının ne yapması gerektiğine dair tüm kamu yöneticilerine, idarecilere, özellikle yerel yöneticilere ibret olacak, örnek olacak bir yaklaşım sergilemiştir. Dolayısıyla bugün burada Ercüment Başkan yargılanmıyor, yaşam alanlarını savunan herkes yargılanıyor. Kurdun, kuşun, böceğin, börtünün davası görülecektir. Eğer bu topraklarda eşitlikle, kardeşçe ve doğayla uyumlu bir şekilde yaşayacaksa bu davaların mutlak surette halktan yana, yaşamdan yana sonuçlanması gerekiyor. Buradan bu topraklara göz dikenlere de bir mesaj vermek istiyoruz: Her ne gerekiyorsa, nasıl savunulması gerekiyorsa bu toprakları savunmaya devam edeceğiz.

Burası Karadeniz. Karadeniz yaşam alanlarının mücadelesi konusunda çok ciddi dersler vermiş, bedeller ödemiş bir yerdir. Hatırlarsanız Metin Lokumcu davası için de adliyelerin önünde durmuştuk ve o zaman da demiştik ki, Karadeniz… Karadeniz herkesin elini kolunu sallayarak gireceği; bizim doğamıza, dağlarımıza, yaşam alanlarımıza saldırabileceği, oraları rant alanı olarak görebileceği bir yer değildir. Biz bu mücadeleyi verirken Karadeniz halkı olarak geri geldi bizi ‘çapulcu’ olarak ifade ettiler, geri geldi ‘eşkıya’ dediler, hitap ettiler. O zaman söylediğimizi buradan bir kez daha söyleyelim: Toprağımıza, deremize, dağımıza, taşımıza, yaylalarımıza sahip çıkmak… Eğer bu ülkeyi yönetenler tarafından eşkıyalık olarak değerlendirilip mahkemelerde dava konusu olarak adledilecekse, biz bunu savunmaya, eşkıyalık sıfatını da layıkıyla yerine getirmeye, bu memlekette bir yurtseverlik görevi olarak yerine getirmeye devam edeceğiz.

Dolayısıyla Ercüment Başkan nezdinde tüm Karadeniz yargılanmaktadır. Kurtlar, kuşlar, böcekler yargılanmaktadır. Bu davada asıl yargılanan Türkiye’deki kokuşmuş adalet sistemidir. Dolayısıyla adalet adına bu halkta bir nebze olsun umutlar yaşatılacaksa bugün bu davada yargılananların aklandığı, bu iddiayı yerine getirenlerin ise tarihe kara bir leke olarak düştüğü bir sonuçla nihayetlenmesi gerekir diyorum” diye konuştu

NE OLMUŞTU:

21 Temmuz 2025’te Çağlayan Vadisi’nde maden arama çalışması yapan Kanadalı altın madenciliği şirketi Eldorado Gold’un Türkiye iştiraki Tüprag Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin çalışanlarıyla karşı karşıya gelen yurttaşlar ve Çervatoğlu, bölgede çalışma yapılmasına tepki göstermişti.

Olayın ardından Çervatoğlu ve Terzi hakkında, maden şirketi çalışanlarının araçlarını durdurarak “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “ulaşım araçlarının hareketlerini engelleme, kaçırma veya alıkoyma” iddialarıyla dava açılmıştı.