HABER.GENÇAĞA KARAFAZLI
GÖRÜNTÜ:ÖZLEM EMİR
Ordu Çevre Derneği (ORÇEV) Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Haluk Türkmen, Aybastı, Korgan ve Kabataş ilçelerinde yürütülen altın arama amaçlı sondaj faaliyetlerindeki usulsüzlükler, doğa tahribatı ve usule aykırı su kullanımı/tahliyesi hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Ordu İl Müdürlüğüne yaptıkları şikayet başvurusuna gelen resmî yanıta sert tepki gösterdi.
Bölgede yürütülen sondaj çalışmalarında kimyasal içerikli suların denetimsiz biçimde meraya boşaltılması sonucu 3 inek zehirlenerek telef olurken, zarara uğrayan hayvan sahiplerine de henüz hiçbir tazminat ödenmedi. Yetkili kurumların yaşanan çevre felaketine ve mağduriyetlere karşı sorumluluktan kaçarak süreci bürokrasiye boğduğunu vurgulayan Av. Haluk Türkmen, Anayasa’nın 56. maddesini hatırlatarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ilgili kurumları doğayı ve yöre halkının hakkını koruma hususunda acilen duyarlı davranmaya çağırdı.

“İŞİ YOKUŞA SÜRMEK VE SAVSAKLAMAKTIR!”
Konuya ilişkin ORÇEV Yönetim Kurulu Üyesi Av. Haluk Türkmen yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Daha önce size yazı metnini ve gelen cevabi yazının örneklerini sunmuştuk. İncelediğinizde göreceğiniz üzere; Çevre Şehircilik Ordu İl Müdürlüğüne Aybastı, Korgan, Kabataş ilçelerimiz sınırları içerisindeki sondaj çalışmaları —altın arama amaçlı sondaj çalışmaları— için yapılan çalışmalar sırasında sondajların usulüne uygun olarak yapılmadığı, havuzların usulüne uygun olarak oluşturulmadığı, su kullanımı ve tahliyesi ile açılan yollarla ilgili şikayetlerimizi iletmiştik.

Ancak gelen cevabi yazıda —ki Vali Yardımcısı imzalı; oysa biz Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne yazmıştık yazılarımızı. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü yerine Vali Yardımcısı tarafından yazılan yazıda— son paragrafında diyor ki:
‘Planlanan projelerle ilgili verilen ÇED görüşleri, kararları nihai izin veya onay niteliğinde değildir. Projenin tabi olduğu diğer kurum ve kuruluşların da kendi mevzuatları açısından uygun bulunması halinde projeler hayata geçirilmekte olup mera alanlarıyla ilgili bu hususlar kurumumuzun mevzuatı kapsamında yer almamaktadır.’
Anayasa’nın hem bize, vatandaş olarak bize, kurumlara ve ötesinde yönetici olan… yönetici olan Çevre Şehircilik gibi kurumlara bir görev yüklüyor. Diyor ki: ‘Doğayı korumak, kollamak 56. maddede hem vatandaşa hem kurumlara aittir’ diyor. Biz de vatandaş olarak görevimizi yaptık. Kurum olan Çevre Şehirciliğe ‘Doğa kirletiliyor, yok ediliyor, fütursuzca tahrip ediliyor’ diyoruz. Tersi biçimde diyor ki ‘Kurumlardan ilgili görüşler alınır’ diyor. Bunlar olacak iş değil. Bunlar işi savsaklamaktır. Bunlar işi yokuşa sürmektir. İstediğimiz cevap değildir. Yani ben özellikle Çevre Şehircilik kurumlarını, Bakanlığı bu hususta duyarlı davranmaya davet ediyorum.”


