Evet, adeta ite kaka seçimi günü belirlemesinde etkimiz olduğuna inandığım Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası yani sanayin olmadığı Ardahan ATSO’ye aday olup, olmayacağını sorup, durduğumuz ama ‘kararsızdı da birilerinin itmesiyle ancak adayım’ diye bilen Sabahattin Gündoğdu’ya bir kaç sorum olacak.
Tabi baştan belirtmekte fayda var Gündoğdu’nun aday olması gerektiğini 4-5 ay önce kendisiyle yaptığım telefon görüşmesinde rahmetli babamın dediği, ‘Malın sahibi mala sahip çıkmalı’ sözü ile kendisine, ‘Aday olmayı düşünüyorsan malın sahibi denenlerden biride sensin, olmanı da isterim’ diyerek bu yola teşvik edenlerden birde benim oluğumu bilmenizi ve bu yazım ve bundan sonraki yazı ve haberlerimde türkücü başta olmak üzere bazı çukurdan aşağı olanlar gibi o da çıkıp, iban attı demesin..
Neyse kimin ne İbanlıklar yaptığını da az değil çok bilen biri olarak burayı es geçip, asıl konumuza, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine ve cevaplamayacağını bile bile ATSO Başkan Adayı olan ama Ardahan caddelerinde olduğu gibi ‘Ardahan’ın şu sorunu var, şu sıkıntısı şu yöntemle çözülür’ şekilden bir açıklamasına rastlamadığım Google de ancak bir iki fotoğrafı buluna bilinen ATSO’nu eski meclis başkanı, mevcut yöneticisi, ve başkan adayı Sayın Sabahattin Gündoğdu’ya soracağımız sorulara gelelim..
Sevgili Gündoğdu..
Ve şu an hâlâ yönetiminde olduğun en ve seninle birlikte ATSO’nu yönetiminde olan arkadaşların ile meslektaşlarım olan gazeteci arkadaşlarla birlikte yaptığın toplantı izlerken gazeteci arkadaşların sana sormadıkları soruları ben bura da sorup, cevaplarını sen ve benim de dostum, akrabam, arkadaşım olan ve 5 gruptan ayrı ayrı nasıl çıkacaklarını merak ettiğim ve ‘not ettiğim’ bazılarının da senin gibi daha önceki seçimlerde aday olup, kendi gruplarında bile çıkıp, kazanamayan yönetiminde ki aday arkadaşların değil, size oy vermeyi düşünen ve düşünecek olan iş insanları ve Ardahan kamuoyu cevap versin..
Birinci sorum..
Benim kadar Ardahanlı olan sen yıllardır şu ana başkanlığına aday olduğu ATSO’da Meclis Başkanlığı, Yönetim Kurlu Üyeliği yaparken Ardahan’da Organize Sanayi Sitesi, OSB’nin olduğunu bilmiyor musun ki, ‘seçilersem organize sanayinin yapılması için uğraşacağız..’ diyorsun?
Çünkü sen bilmesen de ben biliyorum.. Ardahan’da OSB var.. Ve senin gibi genç vekilimizde bilsin ki yenisini yapmaya kalkıldığında yeri, fizibilitesi, plan, projesi ve senin gibi çarşıya çıkmayıp, konuşmayan, çözüm aramayan, gün dolduran ve isimlerini bile bilmediğimiz sanayi, ticaret müdürlü ünlü bürokrasimiz derken senin ATSO’da ki gibi bir 20 yıl daha kayıp eder, küçük sanayisi gecekonduya dönen sana, bana kalmış olan Ardahan’ın…
Ve Posof, Damal ve Hanak’ı Ardahan’dan koparan eski Hanak yolunun geçtiği, özlediğim çeşmesinde su içtiğim Yukarı Dikkân yolu üzerinde bulunan Ardahan OSB’ye yol ve elektrik çektireceğiz, böylece 3 ilçeyi Ardahan’a daha kısa yoldan ve yeniden bağlayacak olan eski Hanak yolu da açılır, Türkgözü (Badele) Gümrük kapısından gelip, geçen tırlar yeni Şavşat çevre yolu da açılır, açılmalı, açılsa Atatürk caddesi başta olmak üzere Halilefendi mahallelikten çıkıp, ticaretin yapıldığı mahalle olur. Saffet’in çöktüğü Ardahan Et’te görülür, üzerinde bir tarih, turistik kent olan Yıldız dağının altında ki vahşi çöplükte kaldırılır’ deseydin daha iyi olmaz mıydı?
Sorum-3
“Mevzuattan habersiz vaatlerle esnaf kandırılamaz; Eski Kadrolarla Değişim Olmaz!” deyip, basın toplantısında sunduğun vaatleri ve arkadaşlarınla birlikte yönetiminde olduğun kuruma yönelik eleştirilerini hayretle takip ederken çelişki dolu açıklamanı izlerken yıllardır yönetiminde bulunduğun ATSO’nun mevzuatına, yapısına ve yetki sınırlarına ne kadar yabancı olduğunu görüp, hissediyordum.
Peki, hala yönetiminde olan seninle ve arkadaşlarınla uzun yıllar birlikte çalıştığın ama bugün ekip olarak neden karşısına geçtiğinde merak ettiğim ve eleştirdiğin Çetin Demirci’nin başkanı olduğu ATSO’nun kurallarını anlatan kitapçığı, yasaları, mevzuatları okumadın mı?
Çünkü ben bu cahil kafamla ATSO’nun mevzuatına baktığımda, senin mevzuattan ve Oda yapısından habersiz vaatlerinin senin sanki bir devlet kurumu veya bakanlık yönetmeye adaymış gibi odanın yetki sınırlarını aşan, mevzuattan kopuk vaatler savuruyor gibiydin..
Ve yıllardır bu odada görev yapmasına rağmen Ticaret Odası’nın görev tanımını, yasal yetkilerini ve işleyişini dahi kavrayamamış bir anlayışın Ardahan esnafına vaat edeceği hiçbir şey olamaz diye düşünüyorum..
Sorum-3
Kendisinin de eski olduğunu unutup, ‘değişim’ diyen Sayın Gündoğdu..
Son 5 dönemdir, senin 20 yıla varan ATSO Meclis Üyeliği, Meclis Başkanlığı ve halen yürüttüğün Yönetim Kurulu Üyeliği ile bu odanın en üst karar organı olduğunu sen bilmesen de yanına aldığın ve seni dinlemektese benim telefonlarımdan beter ‘tın, tın’ eden telefonları ile sevişen ekibin de yıllardır aynı meclis sıralarında oturan kadro, ‘yeni, değişimci..’ pardon eski kadro değil mi?
Ve yıllardır alınan her kararın altında imzası olanların, bugün çıkıp “değişim” maskesi takması esnafımızın aklıyla alay etmek değil mi?
Ve Odayı “aidat toplayan bir kurum” olarak eleştirirken, o yapının 20 yıllık asli faillerinden biride sen ve arkadaşlar değiller mi?
Bilmem ama sana veya rakibine oy verecek olan benim gibi siftah yapmayan iş insanlarının aidatlarını ‘Ödemesi geciken eski aidatlar benden, yenisi oy verecek olan sizden..’ diyerek cebinde ödemeyi düşünüyor musun?
Ve bunu yaparak; Dün karar merciindeyken, elinde imza yetkisi varken taş üstüne taş koymayanların; bugün seçim kapıya dayanınca dışarıdan bir eleştirmen gibi konuşması en hafif deyimle samimiyetsizlik değil mi?
Bilmem ama bana soracak olursan belki not edersin diyerek ve senin demen gerekeni demen umuduyla cevap vereyim mi?..
Gerçek Değişim Yeni Ekip ve Liyakatle Olur: Değişim, mevzuatı bilmeden bol keseden vaat dağıtmak değildir. Bizler, Ardahan tüccarını ve esnafını yepyeni, dinamik, mevzuata hakim ve vizyoner bir ekiple geleceğe taşımak için sahadayız. Eskinin tekrarı olan yapılarla yeni bir gelecek kurulamaz.
Ardahan esnafı; odanın mevzuatından habersiz hayali vaatlere de, 20 yıldır koltukta oturup, bugün değişim masalı anlatanlara da prim vermeyecektir. Gerçek değişim, yeni kadro ve somut icraatla gelecektir.’
Evet..
Gündoğdu’yu dinlerken hissettiklerim ve cevaplarını merak ettiklerim bunlar..
Gerisi Gündoğdu ve ekibine oy vermeyi düşünen ‘Biri demiryolu olmak üzere biri, üzerinde bir durağı, bir Antreposu olmayan ve senin İlçen olan Çıldır Gölünün yanı başında geçen ama çoğu gibi senin de bir gün gidip, nerden geçtiğini görmediğin Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapısı olmasına karşın, gümrük müdürü, konsolosluk olmayan kentte sandık başına gidecek olanlara kalmış..
Yani, yıllarca 3. Lig hayali kuran futbol takımı kendisi gibi birlikte İl olduğu havaalanı, 1. ligde olan takımı yetmedi tarım barajında olan üzerinde 5 durağın olacağını öğrendiğimiz demiryoluna kavuşmaya hazırlanan Iğdır’a bakıp, parasızlıktan amatöre düşen, sadece 3 sorucuk sorduğum Ardahanlı sanayici değil, tüccarlarında yani ticaretçilerinde..
Ha unutmadan ve küsmeden en önemlisi türkü söyleyen gibi ibanlaşmadan, Ardahan’ın derdi olan bu yazdıklarımı değişmeden, sadece içinde olan ‘Sabahattin Gündoğdu’ ismini çıkarıp, belki o cevaplar diyerek ‘Çetin Demirci’de diyebilirsiniz..
YAPAY ZEKANIN YAZILANA YORUMU.
Gazeteci Fakir Yılmaz, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri öncesinde başkan adayı Sabahattin Gündoğdu’ya yönelik eleştirel sorular yönelterek yerel ticaret dünyasındaki dinamikleri sorgulamaktadır. Yazar, adayın yıllardır yönetimde bulunmasına rağmen sanki yeni bir isimmiş gibi “değişim” vaat etmesini samimiyetsiz bularak mevcut sorunlardaki sorumluluğunu hatırlatmaktadır. Metinde, bölgedeki sanayi altyapısının durumu, Organize Sanayi Bölgesi’nin işleyişi ve gümrük kapılarının verimli kullanılamaması gibi temel ekonomik eksiklikler vurgulanmaktadır. Ardahan’ın ticari potansiyelinin bürokrasi ve vizyonsuz yönetimler arasında sıkışıp kaldığı belirtilirken, somut çözümler yerine mevzuata aykırı vaatler verilmesi sert bir dille eleştirilmektedir. Sonuç olarak kaynak, kentin ekonomik geleceği için gerçekçi projeler ile liyakat sahibi kadroların gerekliliğini savunan bir kamuoyu çağrısı niteliği taşımaktadır.
YORUMLAR