Eski bir savcı olan şimdi ki Adalet Bakanının İçişlerine bağlı olan asayiş olaylarını duyurduğu gibi, DEM yada Adalet temsilcileri savcı, hakim, avukat veya Adliye Basın Bürosu değil de, AYM, AHİM ve yerel mahkemelerin ‘bırakın’ demesine karşın 10 yıldan fazladır hapiste olan Demirtaş’ın, arkadan kelepçeli, önden AA, İHA, DHA ve A haber kameralı değil de, Kürt kızı gibi sakız çıtlatarak korumalar eşliğinde adliyeye giden İ. Melih’e göndermeli “Sakızcı Memo” başlıklı mektubu ile tahliye olacağını duyurduğu Diyarbakır (Amed) Belediyesi eski Eş Başkanı Selçuk Mızraklı tahliye olacağını duyururken, Mızlarklı gibi siyasi yakada olan Mahmut Alınak’ın serbest bırakıldığını ne Kürt nede Türk basının yazmadığını biliyor musunuz?
Bilemezsiniz, baba dost, yakın tanıdığım olmasına rağmen, geldi, gelecek denen seçimlerde DEM yakasına Milletvekili adayı olabileceği söylenen merkezinde cem evi olmayan Ardahan’ın Alevi Kültürü ile yoğrulmuş olan ilçesi Damal Belediye Başkanının kendisini ‘Köyde yapma abi’ dediğim Qazi Mihemed Müzesiben de ziyaret edip, birlikte bir resim paylaşana kadar ben bile bilmiyordum..
Evet, benimde aralarında olduğu gazetecilerin ilk duyurması gereken Mızraklının serbest kalacağını biz gazetecilere haber atlatırcasına herkesten önce duyuran Demirtaş’ın, DEM ve Kürt Basınının çok şey anlatan satır aralarını görmeyip, sansürlediği “Sakızcı Memo” mektubunu sansürlemeden bir de burada, yayınlayıp, birlikte okuyup, önce ‘yeni süreç’ denen sonra “Terörsüz Türkiye” , ‘Çerçeve’, Erdoğan’ın son uyarısı ile ‘kritik süreç’ dediği sürece bakışını birlikte anlamaya çalışalım..
Çünkü, Demirtaş’ın ‘irade’ diyerek Mahmut Alınak gibi karlı olan ve bugünlerde ortalıkta görünmeyen, “sokaktan toplananlar” veya “sokaktan getirdiklerimiz” denilenlerden mi diye merak ettiğim, Ardahanlı hemşerim Serpil Kemalbay’ın da bir zaman oturduğu makamda bulunan DEM eş Başkanı Bakırhan’ın, “sokaktan toplananlar” veya “sokaktan getirdiklerimiz” dediği, benim ise ‘Helwacılar’ dediklerimin de aralarında olduğu, hatta İmralı’da kendisine ‘ev, villa’ yapıldığı söylenen Öcalan’a göndermelerin olduğu söyleniyor..
Evet, Demirtaş, QAD Barış Araştırmaları Derneği’nin internet sitesinde yayımlanan ve Kürt basını tarafından ya görülmediği veya DEM’in üst düzey yetkililerinin de aralarında olduğu bazılarınca sansürlendiği söylenen ve hem dürüst siyaseti, hem de haber atlatan gazeteciliği ortaya koyan son mektubunda, beş yıldır aynı koğuşu paylaştığı yazısı şöyle:


Hava çok sıcak, basık, boğucu, terliyoruz habire. Bazen bu kuyunun dibinde nefes almak bile zorlaşıyor. Hoca’nın gözü bir ara televizyona takılıyor, bir süre kalıyor öyle. Neye baktığına bakıyorum.
Evet, siz Erdoğan’ın karşısında elleri önlerin de bağlı durup, kendisine sevgiyle bakan, hatta iktidarın ‘gizli’ değil alenen ortağı denen mevcut DEM’liler Demirtaş’ın yukarıda ki mektubunun ne anlatmak istediğini düşünürken ben de 4 aylık belediye başkanlığı ardından yerine kayyum atanıp, neden tutuklandığı hala anlatılamayan ve 7 yıl cezaevinde kaldıktan sonra 80’ne dayana yaşı boyunca 10’larca kez tutuklanıp, bırakılan Avukat Mahmut Alınak’a, bugünkü yazıma döneyim..
Önce Almanya’nın başını çektiği Avrupa’yı ardından Amerika’yı karşılarına alan ve bu yöntemle dünya lideri olduklarını sananların anlamadıkları diğer bir gerçekte ülke içinde ki baskıcı uygulamalarıdır..
YORUMLAR