HABER.GENÇAĞA KARAFAZLI-ÖZLEM EMİR
(RİZE)-
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde dün akşam saatlerinden itibaren başlayan şiddetli yağış Rize’nin sahil kesimindeki ilçelerinden etkili oldu. İyidere ilçesi ve Pazar ilçesi yağışlardan en fazla nasibini alan ilçeler oldu.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün ‘sarı kodlu’ kuvvetli ve yer yer şiddetli yağış uyarısının bulunduğu Doğu Karadeniz’de dün etkili olup gece boyu süren yağışlar, Trabzon ve Rize’de hayatı olumsuz etkiledi.
Metrekareye 100 kilogramı aşkın yağışın düşmesiyle özellikle İyidere ilçesinde menfezler tıkanınca, cadde ve yollar göle döndü, araçlar suya gömüldü. Sağanak nedeniyle ilçeden geçen Karadeniz Sahil Yolu da nasibini aldı. Su birikintileri oluşan kara yolunda sürücüler ilerlemekte güçlük çekti.
İyidere ve Pazar ilçe merkezlerinde debisi ve su seviyesi artan derelerde taşkınlar meydana geldi. Park halindeki pek çok araç su içinde kalırken, bazı ev ile iş yerlerinin bodrum katlarını su bastı.
Kentin yükseklerinde çay tarımı yapılan arazilere yakın bölgelerde de irili ufaklı heyelanlar meydana geldi. Selin ardından, belediye, özel idare, DSİ ile Karayolları ekipleri, iş makineleri destekli başlatılan temizlik ve su tahliye çalışmaları aralıksız devam ediyor.
Trabzon da ise: metre kareye 50 kg yağmur düştü.
Karadeniz Sahil Yolu’nda kalan araçlar uzun kuyruklar oluşturdu Şiddetli yağış dolayısıyla bazı araçlar yolda mahsur kaldı. Havalimanında iç ve dış hatlara ulaşım sağlanan yolun bir kısmında su birikintileri oluşurken, sürücülerin yanı sıra yolcular da zor anlar yaşadı. Kentin yüksek kesimli mahallelerinde elektrik kesintileri meydana geldi. Yalıncak Mahallesi’nde bir sitenin çöken istinat duvarı 8 katlı 2 bloğun zemin ve 1’inci katlarında hasara neden olurken, apartman sakinleri tedbir amacıyla tahliye edildi. Trabzon İçmesuyu ve Kanalizasyon İdaresi (TİSKİ), Karayolları ve itfaiye ekipleri, su baskınlarına müdahale ederek, tıkanan mazgalları açıp, yollarda biriken suyu tahliye etmeye çalıştı.

Yaşananlar sonrası sevindirici olan tek şey can kaybının olmaması oldu.
Ancak burada sorulması gerek asıl soru şu:
Her yıl aynı tablo ile karşı karşıyayız. Buna rağmen yoğun yağmurlar karşısında hiçbir tedbirin alınamaması veya çözüm konusunda ortaya bir proje konulmaması.
Asıl mesele Karadeniz sahil oto yolu, HES’ler, Taş ocakları ve son olarak maden sondaj çalışmaları ile en son olarak halkın büyük tepkilerine rağmen DSİ’nin dere ıslahı adı altında başlattığı kanal projeleri.
Karadeniz sahil oto yolu, şehirlerle deniz arasında ciddi bir set oluşturdu ve suların denize ulaşımı engellendi. HES projeleri ise gürül gürül akan derelerin suyunu yuttu böylesi yağmurlarda türbinlerin dolması sonrası kapakların açılmasıyla ciddi sel felaketlerin oluşmasına neden oldu.

Yaylalarda gelişi güzel maden sondaj çalışmaları ise tam bir facia.
Taş ocakları doğanın kalbinde adeta dinamit.
DSİ kanal projeleri ise, felakete neden oluyor bunun örneğini geçmişte Arhavi de gördük. Kanala alınan derler uçak hızıyla şehre ulaşınca kent adeta denize dönmüştü.
Bu son yaşanan sel felaketi anlaşılıyor ki son olmayacak. O nedenle acilen hayata geçirilmek istenen ve felaketlerle sonuçlanan bu projelerden bir an önce vaz geçilmesi gerekiyor yoksa her yağmurda bu felaketleri yaşayacağız can kaybı olmadı diye de sevineceğiz.


