Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Adnan Onay
Adnan Onay

VAY BE! PASİFİK BORSASINDA 268 TL’DEN 23,94 TL’YE!

Borsada yatırımcı olmak, birikiminizi bir şirkete emanet etmek demektir. İnsanlar evinden, arabasından, emeklilik birikiminden artırdığı parayı şirketlere ortak olmak, geleceğine yatırım yapmak amacıyla sermaye piyasalarına taşır. Bunun karşılığında bekledikleri tek şey, adil, şeffaf ve denetlenebilir bir piyasadır. Ancak son dönemde Pasifik Grubu ve özellikle Pasifik Eurasia (PASEU) hisselerinde yaşananlar, sermaye piyasalarının güvenilirliği konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Önce rakamlara bakalım.
Pasifik Eurasia, 2024 yılında yüzde 300 bedelsiz sermaye artırımı gerçekleştirdi. 168 milyon TL olan sermayesini 672 milyon TL’ye çıkardı. Bu işlem sonrasında hisse fiyatları da düzeltilerek işlem görmeye devam etti.
2024 yılı boyunca düzeltilmiş fiyatlarla yaklaşık 15-30 TL bandında seyreden hisse, 2025 yılında dikkat çekici bir yükseliş sürecine girdi. Ocak 2025’te 31,90 TL civarında olan hisse, yılın sonlarına doğru 139 TL seviyelerine kadar yükseldi. Aralık ayında ise 135 TL civarında işlem gördü.
Asıl dikkat çekici yükseliş 2026 yılında yaşandı.
Ocak ayında 150 TL civarında işlem gören PASEU, ağustos ayının son haftasında 268 TL’ye kadar yükselerek tarihî zirvesini gördü. Ancak bu yükselişin ardından yaşananlar, borsa tarihine geçecek ölçüde sert bir değer kaybına dönüştü.
Eylül ayı boyunca satış baskısı giderek arttı. 21 Eylül’de 49,92 TL olan hisse, 22 Eylül’de 44,94 TL’ye, 23 Eylül’de 40,46 TL’ye, 24 Eylül’de 36,42 TL’ye geriledi. 30 Eylül’de 23,94 TL seviyesine kadar düştü.
Bir başka ifadeyle, ağustos ayında 268 TL’yi gören hisse, yaklaşık bir ay içerisinde 23,94 TL’ye kadar geriledi. Zirve ile dip arasındaki kayıp yüzde 91’i aştı.
Ekim ayında 55,05 TL’ye kadar tepki yükselişi gerçekleştiren hisse, ardından yeniden geriledi. Ekim ayının son bölümünde 25-30 TL bandına kadar çekildi.
Şimdi soralım: Bir şirketin hissesi birkaç ay içerisinde 268 TL’den 23,94 TL’ye nasıl iner? Bu olağan bir piyasa hareketi midir, yoksa arkasında araştırılması gereken başka işlemler mi vardır?
İşte tam bu noktada Sermaye Piyasası Kurulu’nun 27 Ekim 2026 tarihli kararı karşımıza çıkıyor.
SPK, Pasifik Eurasia hisselerinde gerçekleştirilen işlemlerle ilgili incelemesini tamamlayarak 24 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Üstelik bu kişiler hakkında iki yıl süreyle borsada işlem yapma yasağı da uygulandı.
Karar, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/1. maddesine dayanıyor. Bu madde, hisse fiyatlarında, fiyat değişimlerinde ve arz-talep dengesinde yanlış veya yanıltıcı izlenim oluşturmak amacıyla gerçekleştirilen alım-satım işlemlerini, emir vermeyi, emir iptal etmeyi, emir değiştirmeyi ve hesap hareketlerini piyasa dolandırıcılığı kapsamında değerlendiriyor.
Yani artık ortada yalnızca sosyal medyada ortaya atılmış bir manipülasyon iddiası bulunmuyor. SPK’nın yaptığı inceleme sonucunda 24 kişi hakkında savcılığa suç duyurusu kararı bulunuyor.
Ancak burada önemli bir ayrıntı var. SPK’nın kamuya açıkladığı kararda 24 kişinin hangi işlemi, hangi tarihte, hangi miktarla ve hangi hesaplar üzerinden gerçekleştirdiği tek tek belirtilmiyor. Dolayısıyla bu kişilerin her birinin aynı yöntemle hareket ettiğini söylemek mümkün değil. Soruşturmanın ayrıntıları ve adli süreçte ortaya çıkacak deliller, bu işlemlerin niteliğini açıklığa kavuşturacak.
Bununla birlikte SPK kararının ortaya koyduğu hukuki çerçeve oldukça önemli. Çünkü borsada manipülasyon yalnızca hisseyi düşük fiyattan alıp yüksek fiyattan satmak değildir. Gerçek bir talep varmış gibi emir vermek, piyasaya yanıltıcı bir fiyat görüntüsü sunmak, emirleri iptal ederek yatırımcıları yönlendirmek veya farklı hesaplar arasında yapay işlem yoğunluğu oluşturmak da bu suçun kapsamına girebilir.
Peki bu işlemlerden kimler kazanç sağladı? Hangi hesaplar yükseliş döneminde alım yaptı? Zirveye yakın fiyatlardan satış gerçekleştirenler kimlerdi? Hisse düşerken hangi hesaplar satış yaptı, hangi hesaplar alım yaptı? İşlem hacimleri ve hesaplar arasındaki bağlantılar ne gösteriyor?
Bunlar cevaplanması gereken sorular.
Üstelik mesele yalnızca PASEU hissesindeki 24 kişilik suç duyurusundan ibaret de değil.
Pasifik Holding ve iştiraklerinin borsa serüveni de birlikte incelenmeli. Holdingin halka arzında 6 milyar TL’lik büyüklüğün 3 milyar TL’sinin sermaye artırımı, diğer 3 milyar TL’sinin mevcut ortakların pay satışı yoluyla oluşturulması, yatırımcıların dikkatle değerlendirmesi gereken bir husustu.
Holdingin portföyünde bulunan halka açık iştiraklerin paylarıyla ilgili satış stratejileri de izahnamede yer alıyordu. Bunların tümü hukuka uygun işlemler olabilir. Ancak halka arzdan sonra iştirak hisselerinde yaşanan fiyat hareketleri, ortaklık ilişkileri ve pay devirleri birlikte ele alındığında daha kapsamlı bir inceleme ihtiyacı ortaya çıkıyor.
Bir başka dikkat çekici gelişme de 28 Ekim’de yaşandı. Pasifik Eurasia, SPK’nın suç duyurusu kararında şirket tüzel kişiliğinin, yönetim kurulu üyelerinin ve ortaklarının bulunmadığını açıkladı. Şirket ayrıca üç ortağının hesaplarına adli mercilerce tedbir konulduğunu, itiraz sonrasında ise bu tedbirlerin aynı gün kaldırıldığını duyurdu.
Burada da birbirinden farklı iki hukuki süreci ayırmak gerekiyor. SPK’nın 24 kişi hakkındaki suç duyurusu kararı ile şirketin üç ortağına yönelik geçici adli tedbirler aynı şey değil. Nitekim söz konusu üç ortak, 24 kişilik SPK suç duyurusu listesinde bulunmuyor.
Bütün bu gelişmelerin ardından SPK’ya ve ilgili adli makamlara sorulması gereken sorular var.
PASEU’de 268 TL’ye kadar gerçekleşen yükselişte hangi hesaplar etkili oldu? 23,94 TL’ye kadar uzanan düşüşte hangi hesaplar satış gerçekleştirdi? SPK’nın suç duyurusuna konu ettiği 24 kişinin işlem hacimleri ne kadardı? Bu kişiler arasında bağlantı veya koordinasyon tespit edildi mi? İşlemlerden elde edilen menfaat ne kadar? Küçük yatırımcının uğradığı zararın boyutu araştırıldı mı?
Ayrıca Pasifik Holding ve diğer iştiraklerdeki ortaklık ve fon ilişkileri de kamuoyunun anlayabileceği açıklıkta ortaya konulmalı.
Unutulmamalıdır ki bir hissenin yükselmesi de düşmesi de tek başına suç değildir. Ancak yatırımcıların kararlarını yanıltan, fiyat oluşumunu yapay biçimde etkileyen işlemler varsa bunun hesabı sorulmalıdır.
Borsada kazananın kim olduğu kadar, kaybedenin neden kaybettiği de önemlidir. Hele ki bir hisse 268 TL’den 23,94 TL’ye kadar gerilemiş ve aynı hisse piyasasında 24 kişi hakkında piyasa dolandırıcılığı kapsamında suç duyurusu kararı alınmışsa, artık bu gelişmeleri sıradan bir borsa dalgalanması olarak geçiştirmek mümkün değildir.
Yatırımcının alın teri, birilerinin oyun alanı olamaz.
Pasifik Eurasia dosyasında bütün işlemler, bütün hesaplar ve bütün ilişkiler aydınlatılmalıdır. Çünkü borsada güven kaybolursa yalnızca yatırımcı değil, sermaye piyasalarının tamamı kaybeder.
Adnan Onay

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER