Doğu Karadeniz Yerel Medya Buluşması, Trabzon Ortahisar Belediyesi Orhan Karakullukçu Çok Amaçlı Salonu’nda geniş katılımla gerçekleştirildi. Yerel basının sorunlarının masaya yatırıldığı programda, gazeteciler hem ekonomik hem de yapısal krizlere dikkat çekti. Panelin moderatörlüğünü Yüksel Mansur Kılınç üstlenirken, konuşmacılar arasında Aydın Gelleci ve Gençağa Karafazlı da yer aldı.

Kılınç: “İletişim köprüsü kurmak istiyoruz”
Panelin açılışında konuşan Yüksel Mansur Kılınç, buluşmanın temel amacının medya sektörünün sorunlarını doğrudan sahadan dinlemek olduğunu vurguladı. Kılınç, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iletişim alanında eksiklerini kabul ederek, bu tür toplantıların “bir ayna işlevi gördüğünü” ifade etti.
Kılınç, “Sorunları yaşayanlarla birlikte çözüm üretmek istiyoruz. İletişim dünyasıyla doğrudan temas kurarak daha sağlıklı politikalar geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Gelleci: “Ekonomik bağımsızlık yoksa özgürlük de yok”
Panelist Aydın Gelleci ise yerel medyanın en büyük sorunlarının başında ekonomik yetersizliklerin geldiğini belirtti. Basın İlan Kurumu gelirlerinin adaletsiz dağılımı, dijital dönüşüm sancıları ve nitelikli personel eksikliğine dikkat çeken Gelleci, şunları söyledi:
“Gelirler düştükçe medya bağımsızlığı da zedeleniyor.”
“Sosyal medyada denetimsiz şekilde ‘gazetecilik’ yapan kişiler ciddi bir tehdit oluşturuyor.”
“Yerel medya artık sadece ‘yerel’ değil, küresel etkiye sahip.

”Karafazlı’dan sert eleştiriler: “Basın çok yönlü bir kuşatma altında”
Panelin en dikkat çeken konuşması ise Gençağa Karafazlı’dan geldi. Karafazlı, Türkiye’de yerel medyanın yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda politik, hukuki ve mesleki bir kuşatma altında olduğunu söyledi.
Karafazlı’nın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
Basın özgürlüğü vurgusu:
“Bugün Türkiye basın özgürlüğü açısından ağır bir tabloyla karşı karşıya. Cezaevlerinde gazeteciler var, yüzlercesi yargılanıyor. Ülke adeta gazeteciler için açık cezaevine dönüşmüş durumda.”
Yargı baskısı ve erişim engelleri:
“Gazeteciler yaptıkları haberler nedeniyle yargılanıyor, erişim engelleriyle susturuluyor, yüksek para cezalarıyla baskı altına alınıyor.”
Yerel medya krizi:
“Yerel gazetecilik çok yönlü bir kriz yaşıyor. Ekonomik bağımlılık gazeteciliğin bağımsızlığını zedeliyor.”
Akreditasyon ve kart sorunu:
“Mavi basın kartı olmayan gazeteciler yok sayılıyor. Oysa gazetecinin kim olduğuna iktidar değil, meslek örgütleri karar vermelidir.”
Ulusal medya eleştirisi:
“Yerelde üretilen haberler ulusal medya tarafından kullanılıyor ama yerel gazetecinin emeği görmezden geliniyor.”
Ekonomik çöküş:
“Artan maliyetler nedeniyle gazeteler kapanıyor, birleşmek zorunda kalıyor. Yerelde gazeteciler sigortasız ve düşük ücretlerle çalışıyor.”
Dayanışma eksikliği:
“Gazeteciler baskı gördüğünde yalnız bırakılıyor. Mesleki dayanışma zayıflamış durumda.”
Siyaset ve medya ilişkisi:
“Gazetecilik talimatla yapılmaz. Eğer medya dizayn edilmeye çalışılırsa, iktidarla muhalefet arasında fark kalmaz.”
Çarpıcı ifade:
“Yerel medya yoksa demokrasi de yok. Yerel medya zayıfladığında geriye magazinleşmiş, yüzeysel bir medya kalır.”
Karafazlı ayrıca, siyasi partilere de çağrıda bulunarak, basın özgürlüğünün sadece söylemde değil, sahada da savunulması gerektiğini vurguladı. CHP’ye yönelik eleştirilerde bulunan Karafazlı, gazetecilere yönelik yargı süreçlerinde daha güçlü bir kurumsal destek mekanizması kurulması gerektiğini ifade etti.
Ortak mesaj: “Yerel medya güçlenmeden demokrasi güçlenmez”
Panelde konuşan tüm katılımcılar, yerel medyanın toplumsal denetim açısından kritik rol oynadığı konusunda birleşti. Dijital dönüşüm, ekonomik sürdürülebilirlik ve ifade özgürlüğü konularında acil adımlar atılması gerektiği vurgulandı.
Toplantı, yerel basının güçlendirilmesi için somut adımlar atılması çağrısıyla sona erdi.
Kaynak. Günebakış gazetesi
