Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fakir Yilmaz
Fakir Yilmaz

KÜRDÜN ve KADININ AHINI ALMAK..

Hafta boyu yorgunluğa teslim olup, uzandığım koltukta sabahladığımı fark edip, uyandığımda Adil abimin, 2002 yılında yapılan anlaşmalar gereği bugün İl Kültür Müdürlüğünün ‘Kale’ dediği birilerinin ise ‘Hayır, hazine arıyorlar..’ dediği ve bazı siyasilerin, ‘Ardahan’ın Göle İlçesinde bulunan Tarım İşletmeleri Genel Merkezi TİGEM’e talip olan ancak daha sonra bu alımdan vazgeçip, o dönemin parasıyla 40 Milyon dolarlık yatırımı askıya aldı..’ yalanları söyleyenlerle birlikte Ardahan’a da gelen Koç Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç bir şeyler gevelediğini bana attığı bir haber linki ile duyuruyordu.

Abimin bana attığı linki tıklayıp baktığımda ‘Ha ster.. şerefsiz’ diyerek, bir Gölelinin basının mezarını kazıdığı iddiasıyla Ardahan’a yapacağı yatırımdan vaz geçtiği söylenen Rahmi Koç’un daha yeni bir kaç ay önce ‘Muhtar olamaz’ diyen gazetelere reklam verdiğini unutup, Gezi olayları esnasında eylemcilere bizimle bir zamanlar otelimizin olduğu Taksim’deki otelinin kapısını eylemcilere açtığı gerekçesiyle notları arasında olduğu ve son fuhuş ve uyuşturucu operasyonlarında soyadlarının da geçmesi üzerine AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısında ablası ve oğlu Ali’yi külliye de hazır ola geçirdiğini hatırlıyordum..
Bu hatırlama ile yazıma devam ederken aynı Erdoğan’ın daha yeni ben uyurken Koç Holding’in 100. yıl düzenlenen etkinliğine katılmadığını da uyandığım sabahın erken saatlerinde haber alıyordum. Yani, Koçların bizzat gidip davet ettiği ama o görüşmedeki yüz hatları ile aynı Erdoğan’ın Koçlara bir kez daha ‘Ben sizi iyi tanıyorum, haydi oradan..’ dediğini anlıyordum..

Evet, Adil abimin bana linkini atıp, bak dediği, yaşı bir hayli geçmiş olan ve benden beter bunamaya başlayan Koç’un  “Kürt kadın” konusuyla ilgili  tartışmalara, davetlerine gelemeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve AK Parti sözcüsü Ömer Çelik’in “Kürt kadın” ifadesiyle aşağılayıcı bir söylemin yan yana getirilmesi değerlerimize aykırıdır, çok yanlış ve çirkindir. Kürt vatandaşlarımızla beraber hepimizi ve tüm kadınlarımızı inciten bu yanlış ve çirkin yaklaşımları en net şekilde ve kökten reddediyoruz.” mesajının altına bende hem de nice soyundurduklarımı da hatırlayan bir Kürt olarak daha okkalı bir şekilde imza atıp, konuyu burada kapatmak istiyorum.
Çünkü, bir Kürt kadın olan ve bugün TBMM’si Meclis Başkan Vekili olan Kürt bir kadın olan Pervin Buldan’ın, “Hiç utanma yok. Tek kelimeyle rezillik” mesajını aynı kişiye ‘Koç Holding’in kurucusu Vehbi Koç’un Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki mezarı 1996 yılının Aralık ayında hırsızlar tarafından kazılarak naaşı fidye amacıyla kaçırıldı. Naaş, polisin düzenlediği operasyonla kısa sürede bulunarak aileye teslim edildi.’ haberini kendilerine hatırlatıp, ‘manevi azap ve sıkıntıların yaşandığı bir süreç’ olarak değerlendirilen ve ‘Onlara mezarda bile rahat yok..’ denen sözünü de kendilerine bu yazımla birlikte yolluyorum.

Ve dönüp, insan topluluğunun, Ortadoğu’nun kadim halklarında Kürtlerin ahını alanlara , Dersimlere, elma kokulu Saddamlara, dil, kimlik vermeyen Esadlara, vatan-millet-sakarya edebiyatı ile İstanbul-Adapazarı hattının katilleri Susurluklara, onca insanı kayıp eden, hâlâ faili olan 17 binli beyaz Toroslara bakıyorum..  Bununla yetinmeyip, Ahı alanın sonunun ne olacağını anlatan dini anlatımlara bakıp, o çukurdan aşağı sözde fıkra dediği anlatımı anlattığı söylenen, altına kaçıran yaşa gelen Koç’u ve onun tüm ailesini Allaha havale ediyorum..
Çünkü, aynı anlayışın hakem oğlumun çıkmayı başaramadığı Süper Lige çıkan Amedspor için de çokta iyi şeyler söylemediği bir ülkede Kürde bu bakışın bu ülkeye çok ağıra mal olurken, barışın en çok Koçların ürettiği panzerlerin işine gelmediğini de anımsayarak, bu tartışmalara neden olanları aşağıdaki AH alma anlamını anlatan bilgilerle birlikte Allah’a havale ediyorum..

Gelelim Ah almanın anlamına ve sonuna..
Ah almak, bir kişiye haksızlık ederek, kalbini kırarak veya zarar vererek onun bedduasını veya içten gelen isyanını üstüne çekmek demektir. İlahi adalette ve toplumsal ahlakta, mazlumun ahının yerde kalmayacağına ve haksızlık edene er ya da geç döneceğine inanılır.
Kavramın detayları şu şekildedir:
Kelime ve Deyim Anlamı Ah:
Bir kimsenin büyük bir üzüntü, haksızlık veya acı karşısında duyduğu derin kederi dışa vurması (inlemesi) ve ilenmesidir.
Ah Almak: Bir insanın canını yakarak onun mutsuzluğuna sebep olmak ve o kişinin dile getirdiği olumsuz duygulara (bedduaya) maruz kalmaktır.
Özellikleri
Mazlumun Ahı: Özellikle haklıyken haksızlığa uğrayan, güçsüz bırakılan veya zulüm gören kişilerin ettiği ahların daha çabuk tuttuğuna inanılır.
İlahi Adalet:
“Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste” atasözüyle sıkça vurgulanır. Birinin ahını alan kişinin, aynı yerden veya başka bir şekilde benzer bir acıyı yaşayacağına inanılan manevi bir kavramdır.
Gündelik Kullanım..
Günlük yaşamda ahlaki sınırları ifade etmek için kullanılır.
Örneğin; “Kimsenin ahını alma ki, senin de yüzün gülsün” veya “Hakkını yediğin o insanın ahı seni tutar” şeklinde uyarılarda bulunmak için sıkça başvurulan bir ifadedir.

Evet.. Bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..

Bu metin, Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç’un Kürt kadınlarına yönelik sarf ettiği iddia edilen kırıcı ifadelere ve bu durumun toplumdaki yansımalarına odaklanmaktadır. Yazar, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve diğer siyasilerin bu söylemlere karşı gösterdiği sert tepkileri aktarırken, geçmişteki siyasi çekişmeleri ve Koç ailesinin tarihsel duruşunu eleştirel bir dille hatırlatmaktadır. Metinde, Kürt halkının ve kadınların maruz kaldığı haksızlıklar “ah almak” kavramı üzerinden manevi bir çerçeveye oturtularak analiz edilmektedir. Mazlumun ahının er ya da geç yerini bulacağı vurgulanırken, toplumsal barışı zedeleyen bu tür yaklaşımların ağır sonuçlar doğuracağı savunulmaktadır. Yazar, hem tarihsel olaylara hem de güncel politikalara değinerek, güç odaklarının halkın değerlerine saygı göstermesi gerektiğini ifade etmektedir. Sonuç olarak kaynak, ilahi adalet vurgusuyla haksızlığa uğrayanların manevi hakkını savunan bir sitem belgesi niteliği taşımaktadır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Yemek Tarifleri deneme bonusu casino siteleri deneme bonusu veren siteler