Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Rize’de Balıkçı Köyü Halkı Kafes Balıkçılığına Karşı Direniş Çadırı Kurdu: “Denizler Kimsenin Babasının Malı Değil, Halkındır. Direneceğiz!”

Özel Haber: Gençağa Karafazlı (RİZE) -Rize’nin Pazar ilçesine bağlı Balıkçılar

Özel Haber: Gençağa Karafazlı

(RİZE) -Rize’nin Pazar ilçesine bağlı Balıkçılar Köyü halkı, geçim kaynaklarını tehdit eden kafes tipi balık çiftliklerine karşı direniş çadırı kurarak oturma eylemi başlattı. Köylülerin başlattığı eyleme CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı da katılarak destek verdi.

Rize’nin Pazar ilçesinde balıkçılıkla geçimini sağlayan Balıkçılar köyü halkı, Kuzuoğlu group  , Günvak 1 ve Günvak 2 firmalarının yapmak istediği kafes tipi balık çiftlikleri projesine tepki göstermeye devam ediyor.

Daha önce Fındıklı ve Ardeşen’de yapılması planlanan ve yurttaşların karşı çıkması sonucu projeden vazgeçilen kafes balıkçılığı, şimdi de Rize’nin Pazar ilçesi Balıkçılar Köyü açıklarında yapılmak isteniyor.

Kafes balıkçılık projesinin iptali için Pazar Su Ürünleri Kooperatifi tarafından açılan dava sonuçlanmadan geçen hafta şirketin, kafes balık çiftliklerini kurmak için gerekli olan çapaları Jandarma zoruyla balıkçıların bulunduğu limana getirmesine, Balıkçılar Köyü limanında toplanan Pazar, Fındıklı, Çayeli balıkçıları ve Balıkçı köyü halkı, “Hak, hukuk, adalet” sloganlarıyla basın açıklaması yaparak, çiftliklerin kurulmasını protesto etmişti.

Yöre halkının protesto eyleminin ardından 1 hafta gibi kısa bir süre geçtikten sonra bugün Kuzuoğlu group   kafes yapımında kullanılacak olan şamandıra  ve çapalarla yüklü araçlarını Jandarma eşliğinde balıkçılar köy limanına sokmak istemesine yöre halkı oturma eylemi yaparak  tepki gösterdi.

Jandarmanın Liman giriş kapısını açmak istemesine “Burası dingonun ahırı değil. Denizler kimsenin babasının malı değil halkındır, biz halkız izin vermeyeceğiz” sözleriyle tepki gösteren halk kapı girişinin önünde oturma eylemi başlatarak kapının açılmasana müsaade etmedi. Balıkçı köyü halkının oturma eylemlerini duyan CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, balıkçı köyü halkının yanında giderek oturma eylemine destek verdi.

Yargı süreci tamamlanmadan Jandarma zoruyla Kuzuoğlu’nun araçlara yüklü şamandıraları liman içerisine sokmak istemesine tepki gösteren Rize Deniz Ürünleri Avcılar Üreticiler Birliği Başkanı Mustafa Kuru şunları söyledi:

“Bu kadar insanın ekmeğiyle oynanmaz. Ayıp bir şey. Yazık, günah ya”

Kuru, “Günlerce biz bunun mücadelesini veriyoruz. Biz iki defa genel kurul toplantısı yaptık yine vatandaşlarla toplantı yapıyoruz. İstemiyoruz ya! Yüzlerce insan mağdur oluyor. Ya sezonu açacağız, 1 Eylül’de açacağımıza bize kan çanak oluyor. Yani bu böyle bir şey olmaması gerekiyor. Şu anda bakıyorsun, bu köy balıkçı köyü. Balıkçılıkla geçinen bir köy. Ya şu balıkçılıkla geçinen bir köy, yani üzerine gitmenin anlamı ne? Yani buradan gitsinler, başka yerlere gitsinler ya. Burada mesela 150 tane balıkçımız var. Arkadaşlarımız var. Hep balıkçıyız. Ben de balıkçıyım. 40 yıldır denize balıkçılıkla geçen bir insanım. Yıllarımızı vermişiz ve ben bir birlik başkanıyım. Bakıyoruz, uğraşıyoruz. Kooperatif başkanımız, hep birlikte beraberiz. Ya kaç kişi yani o kadar bu tekneyi buradan çıkarıp da bir vatandaşa vermek?  ve artı mesela mahkeme sürecimiz var, davalarımız var. Bizim mahkeme sürecimiz bitmeden, ya getirdiler geçen öyle çapaları koydular. Rica ettik bunları çıkartın, yasal değil bunlar, çıkartın diye söylüyoruz. Hayır! Artı, bir de daha bugün jandarma, komutanlar eşliğinde… Ne bileyim, böyle bir şey olmaması gerekiyor. Şu an şamandıralar geldi. Yine çapalar, ağırlık malzemeleri geldi. Yarın zincir gelecek. Öbür gün de güvenlikle geçtiğinde denize atacaklar. Denize atıldığı zaman bu iş bitecek. Peki, bizim mahkeme sonucumuz bitmeden bunların gelmesinin anlamı ne? Bu malzemeler. Ben bunu anlayamadım. Oturma eylemi yapıyoruz. İçeri almayacağız. Malzemeleri içeri almayacağız. Yoksa herkese, yani vatandaşa açık. Ama malzeme olarak içeri almak istemiyoruz. Alındığı zaman biz bunu kabul etmiş bulunmaktayız. Yani bu kadar insanın ekmeğiyle oynanmaz. Ayıp bir şey. Yazık, günah ya.

“Reis-i Cumhurumuz 4 tane çocuktan bahsediyor. Biz kendimiz geçinemeyecek bir duruma girdik de 4 tane çocuğa neyle bakacağız?

Cumhurumuz 4 tane tane çocuk yapın sözünü hatırlatan Dursun Ali Oğuz, Balıkçı köyü halkındanım.7 yaşından bu yaşıma, 78 yaşına gelene kadar balıkçılıkla uğraşıyorum. Benim gibi çok kişi de var. Bu ekmeğimizi elimizden almak için uğraşıyorlar.  Vallahi çaylıklarımızı elimizden alsınlar, denizimizi almasınlar. Çay 3 ay sürüm verir, deniz ise 12 ay ekmek verir bize. Bundan mağdur kalmayı istemiyoruz. Reis-i Cumhurumuz 4 tane 5 tane çocuktan bahsediyor. Biz kendimiz geçinemeyecek bir duruma girdik de 4 tane çocuğa neyle bakacağız? Ondan sonra Reis-i Cumhur mağdurdan yanaydı. Şimdi zenginden yana oluyor bu şekilde. Reis-i Cumhur’un Kalesiyiz burada. Ama şimdi bize yaptıkları hiç yakıştıramıyorum” dedi.

“Kimsenin babasının denizi değil burası. Halkın denizidir. Halk yemek yiyecek, biz de yemek yiyeceğiz”

Denizlerin kimsenin babasının denizi olmadığını, denizleri için savaşacaklarını belirten Yılmaz Kambay , “10 yaşından beri balıkçılık yapıyorum. Türkiye genelinin ilk balık çıkaran köyü burası. Dünyaya balık gönderiyoruz, ihraç ediyoruz bütün dünyaya. Bu bize hem yazık hem Türkiye’nin genelindeki halka yazık. Ben yıllarımı verdim ya bu denize. Beş tane oğlum var. Beşi de buradan geçiniyoruz, biliyor musun? Çocuklarımızın sigortası dahi yok. Nasıl geçineceğiz? Nasıl yapacağız? Yani bir zengin insan gelecek buraya, benim denizimi kirletecek. Kimsenin babasının denizi değil burası. Halkın denizidir. Halk yemek yiyecek, biz de yemek yiyeceğiz. Halka da dayanacağız. Yok böyle bir şey ya! Dingonun ahırı mı burası ya? Biz savaşırız burası için. Biz kimseye vermeyiz. Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Bu deniz kimsenin babasının denizi değil. Kimse de ortak değil. Bu halkın denizi ve biz her zaman için bu denize çıkacağız. İstediğimiz her şeyi de yapacağız. Evvela Allah”

“Kimse yiyemez şimdi ne yapacağız şimdi”
Mevlüde Yürtsever, “Ne söyleyeceğim? İstemiyoruz buraya şeyi, istemiyoruz.
Balık günü kalktı, havaalanını yaptılar. Kimse yemek yemez şimdi.

Ne yapacağız şimdi? Herkes balıkçı. Herkes balıkçı.
Balıkçı geçiniyoruz. Çayımız az, yoktur. Yemek yemeyelim, yemek. Evet, onun için geldik (oturma eylemi)”

“Hakkımızı arıyoruz. Hakkımızı aramak suç ise onu da kendileri düşünsünler”
Balıkçılık yaptığını tek geçim kaynağı balıkçılık olduğunu söyleyen Hatice Yurtsever, “Tamam, biz bu havuzu istemiyoruz. Biz balıkçıyız, ben de balıkçıyım. Kesinlikle bu kafeslerin kurulmasını istemiyoruz. Bizim geçimimiz balıkçılık. Ekmeğimiz oradan çıkıyor. Yemeğimiz oradan. Her şey oradan. Geçim kaynağımız o. İstemiyoruz biz bunu. Evet, eylem yapıyoruz, oturuyoruz. Ne yapalım? Hakkımızı arıyoruz.
Hakkımızı aramak suç ise onu da kendileri düşünsünler. Ne yapabiliriz.
Ben de balıkçıyım. Benim çoluk çocukla geçiniyorum”

Genç bir çocuk, “Burası bir balıkçı köyü. Bizim de burada balık tutmaya, güvenli bir şekilde uçaklara binmeye, güzel bir şekilde denizlerimizi gezmeye ve iyi bir gelecek kurmaya hakkımız var. Adalet yerini bulana kadar da ben bu koltuğa oturmayacağım.

 

“Burası bizim tarlamız. Burasını elimizden aldılar mı biz ne yapacağız”

Ayağı kırık olmasına rağmen oturma eylemine destek vermek için gelen Çınar Oğuz, “Vallahi benim ayağım kırık olduğu halde geldim buraya. Niye geldim? Burası bizim tarlamız. Oradan geçinen balıkçılarımız var. Sırf balık kazanarak geçinenler var. Bizim gibi emekliler de gidip taze balığını tutanlar var. Bir eğlence yerimiz. Burasını elimizden aldılar mı biz ne yapacağız? Bu köyde yaşamanın anlamı kalmaz. Zaten buranın yarısını havaalanı aldı. Avlanma yerimizin yarısı gitti. Oranın sandallarını da buraya getirdiler. Şimdi diyorlar bize: “Denize çıkmayın. “Ne yapalım biz burada? Nasıl yaşayalım? Burası, bu havuz balıkçılığı yapılırsa burada yaşamanın bile anlamı kalmayacak” ifadelerini kullandı

“Vali ve kaymakam beyin emirleri gereği kapıyı açmak zorundayım”

Liman kapısı önünde oturma eylemi yapan köy halkına ve balıkçı yurttaşlara, Pazar ilçe kaymakamının emirleri gereği kapıyı açmak zorunda kaldığını ancak CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı’nın söyleyeceği şekilde de davranacaklarını belirten, Pazar Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İsmail Hakkı Kambay, “Arkadaşlar, burada hiçbir şekilde fiili müdahale edilmeyecek. Sizden ricam şudur: Hiçbir şekilde fiili… Orada olan bizim kolluk kuvvetimiz, canımız, ciğerimiz, jandarmamız, sivil istihbarattan gelen arkadaşlar var. Asla ve asla… Ben kooperatif başkanı olarak sizden rica ediyorum. Ben bir sorumlu olarak kapıyı açacaklar mı, açmayacaklar mı bilmiyorum. Sayın vekilim buraya geldiği gerekli işlevleri yapacak. O da Türkiye Cumhuriyeti’nin seçilmiş bir vekili olarak, kendisinin düşüncesi neyse biz ona saygı duyacağız. Orada bir vekil var, Rize milletvekili. Onun düşüncesi neyse onu biz uygulayacağız. Uygulanmasından yanayım. Ama girişteki vatandaş kendi inisiyatifine kalmış bir şekilde burada nöbet bekleyecek. Ben de buna şahit olacağım. Sayın Kaymakam vermiş olduğu talimat doğrultusunda kapıyı açık bulunduracağım.

ANKA muhabirinin, “Ne talimatı verdi size Kaymakam” Sorusuna Kambay, “Şimdi, Rize Valisi’nin Tarım İl Müdürlüğü’nün bir talimatı doğrultusunda bir yazıları var. Ben ona uyarak şu anda kapıyı açık bırakacağım”

Valiliğin yazısında ne diyor sorusuna Kambay , “Biz Balıkçı Köyü Barınağı’nın şu bölümünde, belli köşe ile işaretlenmiş bölümünde, Kuzuoğlu İnşaat’tan gelen malzemenin dökülmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Bu onlara tahsis edilmiştir, yazıyor.” Kambay, açıklamalarının ardından Liman Kambay, “Ben de Vali Bey’in ve Kaymakam Bey’in talimatıyla bana verilen görevi, usulsüz de olsa açma görevim var.” Diyerek kapıyı açtı.

Vatandaşların yazı kime yazılmış sorusuna Kambay, “ Kuzuoğlu Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne” yazılmış. Bu duruma tepki gösteren yurttaşlar, “Hani size gelmemiş, siz muhatap değilsiniz. Bize gelmemiş ama kapıyı niye açıyorsunuz ki?”

Tepkilerin ardından Kooperatif Başkanı Kambay “Biz burada kaba kuvvet kullanamayacağım. Emirler direktifinde açtırmak zorunda kalıyorum” dedi…

“Ben de halkın temsilcisi olarak görevimi yapıyorum. Açarlarsa buyursunlar, benim kapattığım kapıyı açsınlar. Burada hep birlikte direniş başlatıyoruz””

Balıkçı halkın eylemlerine destek veren CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı
Kanbay’a , “O zaman kapıyı niye açıyorsunuz? Sen görevini yaptın. Ben de sana gönderilen bu dilekçenin Kuzuoğlu’na gönderildiği, Balıkçılık ve Su Ürünleri Kooperatifi’nin muhatabı olmadığı bu yazının gerekçesiyle, Sayın Vali’nin sana verdiği talimatın yerinde olmadığı, sana yazılı bir ihtarnamede bulunmadığı gerekçesiyle bu kapıyı ben kapatıyorum. Siz Balıkçı Su Ürünleri Kooperatifi olarak görevinizi yaptınız. Ben de görevimi yapıyorum. Ben de halkın temsilcisi olarak görevimi yapıyorum. Açarlarsa buyursunlar, benim kapattığım kapıyı açsınlar. Kapatıyorum. Bir şey söyleyeceğim arkadaşlar. Buraya sizinle belli ki bu bir mücadele ve direniş başlatıyoruz zaman dilimine yayılacak. Şunun bilinmesini ve hazırlıklı olmanızı istiyorum. Burada gerekiyorsa ben çadır kuracağım. Bana eşlik edecek adamlar arıyorum. Burada gerekiyorsa ben çay demleyeceğim, çay içeceğim bu kapının önünde. Dolayısıyla burada herkes her zaman olmayabilir. Ama bu direnişi beraberce İşi olmayan gider işini yapar, işi olan gider işini yapar, işi olmayan gelir burada nöbetini tutar. Bizi ve halkı kimse geçemez. Birde şunu söyleyelim, bakın, asla bu bir siyasi dava değildir. Seçmen olan, 18 yaşını geçen, eli ayağı tutan herkes… Kim nereye oy verirse versin ama gelsin, burada yaşam alanlarını savunsun” ifadelerini kullandı.

Yurttaşlar ise “Biz halkız, halkız biz” diye bağırdı.

Balıkçıköyü halkının başlattığı oturma eylemi gece boyunca devam ettiği sırada Kuzoğlu’na ait şamandıra ve çapa yüklü araçlar Jandarma eşliğinde giriş kapısının önünden uzaklaşarak bilinmeyen bir yöne doğru gittiği görüldü.