Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özdağ’dan Rize’de Kritik Uyarı: “Türkiye’nin Geleceği Tehlikede”

Ümit Özdağ Rize de “Zafer Partisi Türkiye’nin Geleceğini Konuşuyor” Programında

Ümit Özdağ Rize de “Zafer Partisi Türkiye’nin Geleceğini Konuşuyor” Programında Rizelilerle buluştu

Haber: Gençağa KARAFAZLI

(RİZE)- Zafer Partisi genel başkanı Rize ‘de katıldığı konferansta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özdağ ,  “bundan 20 ay önce Türk milletine bir söz verdiler.  PKK silah bırakacak, kendisini feshedecek. Sadece Türkiye’de değil, Suriye’de, Irak’ta ve İran’da da feshedecek, müzakere, pazarlık olmayacak dediler ama aradan geçen 20 ayın sonunda TBMM’ ne   PKK’ya affı düzenleyen, yasa tasarısı gelirken PKK kendisini feshetmedi, silah bırakmadı. Biz tekrar millet olarak aldatıldık. Sığınmacılar konusunda aldatıldık, PKK ile yapılan pazarlık konusunda aldatıldık” dedi

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Rize Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Zafer partisi Türkiye’nin geleceğini konuşuyor” konferansına katılmak için Rize ye gitti.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, konferans öncesi, Pazar ve Çayeli içelerine yaptığı ziyaretlerde esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Burada vatandaşlar Özdağ’a yoğun ilgi gösterdi. Özdağ, daha sonra partisinin il başkanlığınca Rize Merkezi’nde düzenlenen “Zafer partisi Türkiye’nin geleceğini konuşuyor” konferansına katıldı

Zafer Partisi Rize İl Başkanlığı’nın organizasyonuyla gerçekleştirilen programa  Özdağ ‘ın yanı sıra Prof. Dr. Necdet Basa, Prof. Dr. Emin Gürses, Prof. Dr. Erdinç Telatar, genel başkan yardımcıları Azmi Karamahmutoğlu, Zekeriya Mete, Habib Suçmez ve Yavuz Mollasalihoğlu yanı sıra , CHP Ardeşen belediye başkanı Enver Atagün , CHP Rize eski il başkanı Saltuk Deniz , Merkez ilçe başkanı Necati Topaloğlu , Saadet parti merkez ilçe başkanı Mustafa Kalender ile Tüm Bel Sen Rize bölge başkanı Ömer Salih Erol ,ADD Rize şube başkanı Ömer Toprak ve partililer katıldı.

Programda Ümit Özdağ, Türkiye’nin güncel sorunları, ekonomi, güvenlik politikaları, gelecek vizyonu ve partisinin çözüm önerilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“BİZE SÖZ VERMİŞLERDİ, SAVAŞ BİTTİKTEN SONRA SIĞINMACILAR VATANLARINA DÖNECEKLERDİ. TÜRK MİLLETİNE, TARİHE VERDİKLERİ BU SÖZÜ TUTMADILAR”

Özdağ, “Bir gün Ankara’da bir AVM’de alışveriş için dolaşıyorum, yanımdan bir çift geçti. Kadıncağız beni görünce tanıdı, kocasına işaret etti fakat adımı da hatırlayamadı, “Bey bak” dedi, “Suriyelileri yollayacak adam geçiyor.” Ne yapacağımız belli yani. Evet, teşekkür ederim.

2021 yılının Ağustos ayında Zafer Partisi kuruldu ve Türkiye’de konuşulması istenmeyen, iktidarın ve muhalefetin, üzerinde mutabık kaldığı konuşmamak konusunda bir sorun olan ve bir beka meselesi olan ülkemiz için demografik işgal hususunu dile getirdi.

Biz yıllarca bu konuyu anlatırken bize “İslam düşmanı”, “Arap düşmanı” diye ağır hakaretlerde bulunuldu, “Siz Suriyelileri savaşın içerisine mi yollamak istiyorsunuz?” dendi. Oysa şimdi kendileri açıklıyorlar; 2014 – 2024 Aralık ayı için, ne kadar geçen süre içerisinde, 7 milyon 40 bin Suriyeli, Suriye’de iç savaş devam ederken ülkelerine dönmüşler zaten. Demek ki biz kimseyi ateşin içine dökmek, atmak istemiyormuşuz ve dönülebiliyormuş.

Suriyeliler son 2 yılda, yani Aralık 2024 sonrasında, Beşar Esad’ın dönmesinden sonra da 700 bin Suriyeli dönmüş. Yani “1 milyon 400 bin toplam Suriyeli döndü” dedikten sonra Şam Büyükelçimiz, Türkiye’de aşağı yukarı 2 milyon 300 bin Suriyeli kaldığını ve artık bunların geri dönmesinin söz konusu olmadığını, bunların Türkiye’ye entegre edileceğini söyledi, vatandaşlık verileceğini. Bu Şam Büyükelçimiz tarafından açıklanan husus, daha sonra İçişleri Bakanlığı tarafından da teyit edildi.Oysa bize söz vermişlerdi, Türk milletine söz vermişlerdi; savaş bittikten sonra sığınmacılar vatanlarına döneceklerdi. Türk milletine, tarihe verdikleri bu sözü tutmadılar”

“PKK SİLAH BIRAKMAZ, MÜZAKERE YAPMADAN PKK TAVİZ ALMADAN SİLAH BIRAKMAZ” DEDİĞİMİZ İÇİN BENİ DE 5 AY SİLİVRİ’DE HAPSETTİLER”

Sığınmacılar konusunda PKK silah bırakması konusunda aldatıldıklarını vurgulayan Özdağ , “Aynen bundan 20 ay önce Türk milletine bir söz verdiler. Evet, PKK silah bırakacak, kendisini feshedecek. Sadece Türkiye’de değil, Suriye’de, Irak’ta ve İran’da da feshedecek, orada da silah bırakacak. Kayıtsız şartsız yapacak, bir müzakere, pazarlık olmayacak dediler ama aradan geçen 20 ayın sonunda bugünlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne PKK’ya affı düzenleyen, Öcalan’a affı düzenleyen yasa tasarısı gelirken PKK kendisini feshetmedi, silah bırakmadı ne Türkiye’de ne Suriye’de, ne Irak’ta ne İran’da. Biz tekrar millet olarak aldatıldık. Sığınmacılar konusunda aldatıldık, PKK ile yapılan pazarlık konusunda aldatıldık. “Pazarlık yapmayacağız” dediler, pazarlık yaptılar ve teslimiyetçi bir pazarlık.”Böyle siz pazarlık yapmadan PKK silah bırakmaz, müzakere yapmadan PKK taviz almadan silah bırakmaz” dediğimiz için beni de 5 ay Silivri’de hapsettiler. Bu konuda konuşmamak, PKK’lılarla ilgili infaz yasası çıkana kadar konuşmamak için.Ve şimdi de öfkeyle, “Siz terör bitmesin mi istiyorsunuz? Siz kan aksın mı istiyorsunuz?” diyorlar. Hayır, biz terör bitsin istiyoruz ama teröre teslim olunmasın istiyoruz. Biz terör bitsin ama terör örgütü teslim olarak, diz çökerken bitsin istiyoruz. Ama teröristlerin Türkiye’de meydanlarda “Biz pişman değiliz, biz mağlup değiliz, biz galibiz” diye dolaştığı bir Türkiye istemiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin onurunun kırılmasını, küçük düşürülmesini istemiyoruz.

Ve bunu bize söyleyenlerin, bizi bu şekilde suçlayanların da hatırlatıyoruz; sizin terör örgütlerini anlama konusundaki siciliniz hiç iyi değil. FETÖ’nün bir terör ve casusluk örgütü olduğunu anlamanız için 13 sene geçti. PKK ile birinci müzakereleri yaparken sizi defalarca e uyardık, “Bir terör örgütüyle müzakere yapılmaz, mücadele yapılır” diye. Dolmabahçe’de fotoğraf çektirip barışa ulaştık diye ortaya çıktıktan sonra işgal edilen ilçelerimizi geri almak için verdiğimiz şehit sayısı 744’tür. Biz daha az şehit vererek Kıbrıs’ta devlet kurduk.

Ve değerli arkadaşlar, gelmiş olduğumuz noktada Suriye’de PKK, Suriye ordusunun parçası, 3 tugay halinde örgütlenmiş durumda. Silah bırakmayı bırakın, elindeki silahları resmileştirmiş halde. Kandil’de, Kuzey Irak’ta varlığını etkili şekilde, silah depolarını etkili şekilde bulundurmayı sürdürüyor ve İran’da da İran Devrim Muhafızları ile çatışma halinde. Onun için İran birkaç günden beri nereyi vuruyor? Erbil’i ve Süleymaniye’yi vuruyor” ifadelerini kullandı.

“ABDULLAH ÖCALAN’A UMUT HAKKINI İÇEREN PKK’LILARA AF GETİRECEK YASA TASARISI TBMM GELİYOR”

Peki Türkiye içerisinde ne oluyor? Abdullah Öcalan’a umut hakkını içeren ve İmralı’da mahkum statüsünden misafir statüsüne geçmesini sağlayacak yasa tasarısı, PKK’lılara af getirecek yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelmek üzere. Üst düzey PKK’lı elebaşları da 5 sene süreyle Türkiye’de olmayacaklarmış, 5 sene sonra vatandaş alışınca onlar da Türkiye’ye dönüp siyasete katılacaklarmış. Yine duyuyoruz ki PKK, Suriye hükümetiyle ayrıca bir anlaşma yapmış ve çıkan petrolün, kendi kontrol ettiği bölgeden çıkan petrolün 20 yıllığına %10’unu örgüt olarak kullanma imkanına sahip olmuş. Yani Barzani’nin bir zamanlar Bağdat’la yaptığı anlaşmanın aynısını PKK şimdi Şam’la yapmış. Oysa Suriye’yi biz fethetmiştik değil mi? Bize öyle söylenmişti, öyle anlatılmıştı.Ve bu arada basında çok okuma imkânınız olmuyordur ama örgütün sosyal medyasından salınan PKK’lıları hapishanelerden biz izliyoruz, sayıları çok fazla. Bunların da Kuzey Irak’a gittikleri, Irak’taki eğitim aldıktan sonra örgüt içinde fotoğraflar vesaire çektirildikten sonra elebaşlarıyla toplantılar, görüşmeler yaptıktan sonra tekrar Türkiye’ye döndüklerini biliyoruz.Ve bakıyoruz, Diyarbakır’da bir hukuk kongresi yapılıyor, sonra bir dil kongresi yapılıyor, şimdi bir tarih kongresi yapılacakmış. Arkadaşlar ne oluyor? Topraklarımız üzerinde bir devlet kurma hazırlığı var da bizim mi haberimiz yok? İşin doğrusu bu. Topraklarımız üzerinde bir devlet kurma hazırlığı var. Her şey göz göre göre, kameraların önünde yapılıyor” dedi

“İRAN’DA DA YENİ BİR ÇATIŞMA SÜRECİ TEZGAHLANMAYA ÇALIŞILIYOR. AMERİKALILAR BUNU İKİNCİ KEZ DENİYORLAR”

ABD’ nin İran’da yeni bir çatışma süreci başlatacağını DEM partinin isminin değiştirileceğini belirten Özdağ, “ DEM Parti’nin şimdi adının değiştirilmesi ve Demokratik Cumhuriyet Partisi diye bir partiye dönüştürülmesi planlanıyor. PKK’lı teröristler kırsalda 3-4 kişilik gruplar halinde gezmeye başlamışlar ama üzerlerinde o paçavraları yok, vatandaş gibi giyinerek geziyorlar. PKK’yla böyle bir bağlantısı olan ama suç kaydı olmayanların da iş adamı olarak Kuzey Irak’a davet edildiğini, burada örgütün, terör örgütünün uyuşturucudan kazandığı parayı aklayarak Türkiye’ye sokma çalışmalarının yapıldığını görüyoruz.Özetle süreç, PKK terör örgütünün Türkiye içerisinde Cumhuriyetin milli, üniter ve laik yapısını ortadan kaldıracağı bir eksen üzerinde ne yazık ki devam ediyor. Ve bu devam ederken, bu süreç devam ederken, öte yandan Abdullah Bey’in dikkat çektiği gibi Irak ve Suriye’de, Kuzey Irak ve PKK bölgesi arasındaki ilişkiler giriftleştirilirken İran’da da yeni bir çatışma süreci tezgahlanmaya çalışılıyor. Amerikalılar bunu ikinci kez deniyorlar.

Bütün bu süreç Orta Doğu’da büyük bir Kürdistan oluşturma politikası olarak devam ediyor. Üç ayakta silahla, Türkiye’de ise siyasetle bu süreç devam ediyor. PKK’nın derdi hiçbir zaman demokrasi, hukuk devleti, ekonomik refah olmadı. PKK’nın hedefi toprak ve egemenlik. “Türkiye’den ne kadar büyük bir toprak parçası kopartabilirim?”, onun hesabı içerisinde. “Akdeniz’e ne kadar geniş bir coğrafyadan ulaşabilirim Türkiye’den kopartacağım?”, onun hesabı içerisinde.

Biz de Zafer Partisi olarak bu küresel ve bölgesel oyunu, bu küresel ve bölgesel oyunun ülkemizin bugününe ve geleceğine yansımalarını görerek buna karşı, ancak Mustafa Kemal Atatürk’ün birinci meclisi kurarken yapmış olduğu gibi bütün milli güçlerin bir araya gelerek omuz omuza direnmesi ve bu ağır saldırıyı tarihin çöplüğüne atması gerektiği inancıyla siyaset yapıyoruz. Evet, birçok siyasi parti var. Biz bugün iki proje çarpışırken, Mustafa Kemal Atatürk’ün projesiyle onun karşısına çıkartılmaya çalışılan bölücü Öcalan projesi, Atatürk’te birleşmenin kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.

 

Yemek Tarifleri deneme bonusu casino siteleri deneme bonusu veren siteler