Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Trabzon’da “Karanlığa, Saraya, Saltanata İnat: Meydanlar Doldu”

HABER: Selda KARAFAZLI (TRABZON)- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Trabzon İl

HABER: Selda KARAFAZLI

(TRABZON)- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Trabzon İl Örgütü, parti içi kurultay ve delege iradesine yönelik tartışmaların ardından, Meydan Parkı Atatürk Alanı’nda geniş katılımlı bir “Açık Kürsü” basın açıklaması gerçekleşti.

Görevlerinden alınan Rize İl Başkanı Saltuk Deniz ve Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek’in de bizzat katıldığı meydandaki ortak açıklamada; seçilmiş il ve ilçe başkanlarına, üye ile delege iradesine ve demokratik süreçlere sonuna kadar sahip çıkılacağı kaydedildi. Basın açıklamasına Beşikdüzü Belediye Başkanı Cahit Erdem, Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, Ortahisar Belediye Başkan Yardımcısı Murat Özçilingir, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Sol Parti temsilcileri de katılarak destek verdi.

“EŞİT, ÖZGÜR, DEMOKRATİK BİR ÜLKEYİ; BU KARANLIĞA İNAT, HARAMİLERE İNAT, SARAYLARA İNAT HEP BİRLİKTE BİRLEŞEREK KURACAĞIZ”

Programda Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Muhammet İkinci, şunları kaydetti: “Bize saraylar, saltanatlar değil; biz halkımızın iktidarı için bir aradayız diyen dostlar, hoş geldiniz! ​Türkiye siyasi tarihinin en ağır krizini yaşıyor. Çok ağır badireler atlattık. Bu ülkenin siyasi tarihi, aynı zamanda darbeler tarihidir! ​Bu ülke darbelerden çok çekti. Ama şimdi olan biten, darbecilerin ayak izlerini sürerek, onların ektiği tohumlardan filizlenenlerin bu ülkeye yaptığı en büyük kötülüğün yaşandığı günlerdir. ​Bu meydanın adı Atatürk Alanı’dır, Meydan Parkı’dır. Dün, 15 Temmuz Darbesi’nin yıl dönümüydü.

​Ne olmuştu 15 Temmuz’da, hatırlayalım:

​Demokrasiyi amaç değil, zamanı geldiğinde inilecek bir tramvay olarak, araç olarak görenler; emperyalistlerin yönelimlerine uygun bir biçimde, Gülen cemaati ile yol arkadaşlığı yapmışlardı. “Ne istedilerse vermişlerdi.” İleri demokrasi güzellemeleriyle memleketin uçurumun eşiğine gelmesine yol açmışlardı. ​Sonra bunu “Allah’ın bir lütfu” olarak gördüler. Emperyalistlerin kendileri için çizdiği rotayı takip ederek bugüne geldiler.​Nasıl Bir Düzen? ​Şimdi size soruyoruz: Bu yaşananlardan bir ders alındı mı? ​Ülkemizde sermayenin çıkarına uygun, tarikat ve cemaatlerin sivil toplum örgütü olarak görüldüğü karanlık bir rejim inşa ettiler. ​Unutursak yaşadıklarımızı ve bu kötülüğü, doğru şekilde anlamlandıramayız. Bu gün toplumsal desteğini yitirmiş bir iktidarın yarattığı, baştan aşağı lime lime dökülen, çürümüş bir düzenin içindeyiz. ​Öyle bir düzen ki; yoksulluk, açlık, sefalet, geleceksizlik, umutsuzluk, eşitsizlik, sömürü, baskı, talan ve hukuksuzluk kol geziyor. ​Milyonlarca emekli açlık sınırının altında yaşıyor. ​Asgari ücret, ortalama ücret haline getirildi.  ​Gençlerimiz, geleceksizlik ve umutsuzluk girdabında hayata tutunmaya çalışıyor. ​Kadını, çocuğu, yaşlısı, genci, çalışanı, işçisi, köylüsü gelecekle ilgili karamsarlık ve mutsuzluk içinde. ​Fakat bu düzenden nemalananlar ve keyfini çatanlar var! Bir avuç harami, sermayedar, holding sahipleri semirdikçe semiriyor; zenginliklerine zenginlik katıyorlar. Üreticinin ve çalışanın hakkı yeniyor. Halkımızın insanca yaşam isteğine kulak tıkanıyor. Her kim hakkını arıyorsa hukuksuzca bastırılmak, susturulmak ve sindirilmek isteniyor. ​Şimdi lütfen cevaplayın: Böyle kötü bir düzen, böyle bir karanlık düzen sürdürülebilir mi? Böyle bir düzenin sürmesi mümkün değildir.

Birleşmekten, memleketimiz, geleceğimiz için sorumlu kalmaktan, egemenlik hakkımıza sahip çıkmaktan başka bir yol yok.​Bu yolu kendimiz için değil, sadece kendi çocuklarımız için değil; 86 milyon halkımızın esenliği, mutluluğu, ülkemizin aydınlık, eşit, özgür yarınları ve demokratik geleceği için yürüyeceğiz.​Bizler yan yana yürüdükçe, memleketin dört bir yanındaki direniş ateşlerini, çoban ateşlerini birleştirdikçe, göreceksiniz haramiler de görecek biz başaracağız!​Eşit, özgür, demokratik bir ülkeyi; bağımsız bir ülkeyi, barış içinde bir ülkeyi bu karanlığa inat, haramilere inat, saraylara inat hep birlikte birleşerek kuracağız, yürüyeceğiz! Yol bizimdir, yoldayız. Hepimize kolay gelsin arkadaşlar!”

“DARBELER DEĞİL DEMOKRASİ KAZANACAK”

Demokratik Kadın Platformu adına Nilüfer Akgün, “Bugün nasıl bir ülkede yaşamak istediğimizi haykırmak için geldik. Çünkü bizler biliyoruz ki darbeler yalnızca yönetimi hedef almaz. Umutları susturur, özgürlükleri kısıtlar ve toplumun geleceğini karartır.​Demokrasi ise umuttur, özgürlüktür, adalettir ve en önemlisi eşit yaşam hakkı demektir.​Peki kendimize şu soruyu sormamız gerekmiyor mu? Kadınların eşit olmadığı bir yerde demokrasi gerçekten var olabilir miVarlıklarıyla toplumu büyüten kadınların haklarını görmezden gelen hiçbir anlayış, demokratik olduğunu iddia edemez. Büyük değişimler, cesur insanların sesleriyle başlar. Bugün o sesi yükseltmenin zamanıdır. Çünkü demokrasi cesaret ister, adalet vicdan ister. Hiçbir baskı özgürlüğün sesini susturamayacak. Hiçbir önyargı kadınların hak ettiği eşit yaşamın önünde duramayacak. Darbeler değil, demokrasi kazanacak. Korku değil, umut kazanacak. Ayrımcılık değil, eşitlik kazanacak. Kadınların sessizliği değil, güçlü sesi kazanacak. Ve sonunda gerçek adalet kazanacak” İfadelerini kullandı.

“HALKIN İRADESİ MUTLAKA KAZANIR”

CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcılığı görevinden alınan MYK Üyesi Çağla Özgür, “​Bugün burada sadece siyasi bir partinin üyeleri olarak değil; hukuka, demokrasiye, adalete ve halkın iradesine inanan insanlar olarak bir aradayız. Benim, benim için burada bulunmanın bugün ayrı bir anlamı var. Kısa bir süre önce Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı olarak yürüttüğüm görevime, partimize yönelik darbe sürecinin bir parçası olarak son verildi.​

​Ben bugün burada kırgınlığımı değil, kararlılığımı konuşmak için bulunuyorum. Çünkü biliyorum ki mesele yalnızca benim meselem değildir. Mesele yalnızca bir partinin iç meselesi hiç değildir. Bugün Türkiye’nin birçok alanında ortak bir sorunla karşı karşıyayız. Seçilmişlerin yerine atananlar, hukukun yerine güç, istişarenin yerine dayatma, demokratik iradenin yerine tek taraflı kararlar. Çünkü demokrasi yalnızca kendi hakkımız ihlal edildiğinde savunulacak bir değer değildir. Gerçek demokrasi, başkasının hakkı ihlal edildiğinde de ses çıkarabilmektir.

​Bugün burada birbirimize benzediğimiz için değil, farklılıklarımıza rağmen aynı değerlerde buluşabildiğimiz için güçlüyüz. Biz biliyoruz ki adalet herkes için olmalıdır, hukuk herkes için işletilmelidir, demokrasi herkes için korunmalıdır. Ve biz biliyoruz ki hiç kimse yalnız değildir.

​Bir siyasi partide yaşanan hukuksuzluk karşısında sessiz kalanlar, yarın kendi kurumlarında yaşanacak hukuksuzluklara da zemin hazırlar. Bugün bu nedenle verdiğimiz dayanışma fotoğrafı yalnızca bugünün değil, yarının Türkiye’si için de büyük önem taşımaktadır” dedi

“YENİ PARTİMİZLE İKTİDARA GİDECEĞİZ”

CHP’de MYK tarafından görevden alınan eski Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, “Ben 40 yılını, daha doğrusu Cumhuriyet Halk Partisi’nin rozetini 40 yıl yakasında taşımış, taşında toprağında, her kademesinde görev almış, bu memleketin sorunlarıyla dertlenmiş, bu şehrin geleceğiyle, bu gençlerin hayalleriyle uğraşmış bir kardeşinizim.​Bizler, biraz önce arkadaşlarım söyledi; bizler görevimizi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten aldık. Bir kere bunun altını çizelim.​Bana görevi ne Kemal Kılıçdaroğlu ne de onun yanındaki şarlatanlar vermedi. Buradaki halk verdi.Ben, 40 yıl bu partime hizmet etmiş biri olarak, örgütümün seçilmiş il başkanı olarak; 13 kez bu partide genel başkanlık yaparken, 13 kez seçim kaybetmiş olan kişi beni bu görevden nasıl alır?

Buradan utanç verici Kemal ve onun şarlatanlarına sesleniyorum:​Bakın, benim Giresun İl Başkanım, örgütün seçmiş olduğu İl Başkanım Gökhan Şenyürek benim yanımda, benim yol arkadaşım. Hiçbir zaman davasını satmamıştı. Hiçbir zaman bu ülkeye, Cumhuriyet Halk Partisi’ne hizmet etme sevdasından vazgeçmemişti.​Diğer yandan Rize İl Başkanım Saltuk Deniz, aynı davanın yürüdüğü yol arkadaşlarım. Burada 18 ilçe başkanım, kadın kolları, gençlik kolları örgütlerimiz, anneler, babalar, çocuklarımız… Hepsi bugün burada, il başkanının yanında.​ Bugün toplumun tüm kesimlerine saldıran bu siyasi anlayışın maşası ve siyasallaşmış yargıyı da arkasına alarak Cumhuriyet Halk Partisi’ne operasyon çekiyorlar, operasyon!​Bu halkın umudunu bitirenlere yazıklar olsun! Bu gençlerin hayallerini bitirenlere yazıklar olsun! Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ihanet edenlere yazıklar olsun! Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihanet edenlere yazıklar olsun! ​Buradan bunlara, bu butlancı ekibe ve onun başındaki o şahsa, zata söylüyorum:

​Bakın, bugünler gelir geçer. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi ve ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda giden yol arkadaşları olarak; sizlere bu yapılan, bize yaptığınız bu zulmü, yapılan bu kötülüğü unutursak namerdiz, hesabını sormazsak da namerdiz” dedi

Yemek Tarifleri deneme bonusu casino siteleri deneme bonusu veren siteler