Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’nin yerel medya buluşması üzerine bir analiz

Ali Öztürk-28-nİSAN 20 CHP Genel Merkezi tarafından düzenlenen yerel medya

Ali Öztürk-28-nİSAN 20

CHP Genel Merkezi tarafından düzenlenen yerel medya buluşmaları geçtiğimiz hafta Trabzon’da yapıldı. Ortahisar Belediyesine ait bir salonda gerçekleştirilen Yerel Medya Buluşmalarına yerel basının iki alanda da ilgi göstermemesi CHP Trabzon Teşkilatının basınla olan zayıf ilişkisinin bir sonucu olarak yorumlanmalı. Boş salon ve Trabzon adına yapılan sunum,  bize göre CHP’nin basın ilişkilerinin zafiyetiydi. Trabzon’u temsilen katılan arkadaşımızın gazeteciliğine bir şey deme hakkına sahip değiliz. Ancak böyle bir etkinlikte bir fiil gazetecilik yapan, basın mensubu istihdam eden ve bu mesleğin sorunlarını tüm yönleriyle yaşayan bir gazeteci davet edilebilirdi. Bu bağlamda CHP’nin iyi ilişkiler kurduğu ve halen Basın İlan Kurumundan resmi ilan alan basın kuruluşları mevcuttu. Biri tercih edilebilirdi. Belli ki Genel Merkezin bu çalışmasını Trabzon İl Teşkilatı hiç önemsemedi.

Trabzon’u temsilen panele katılan arkadaşımız yeni kurulan ve ismi yeterince duyulmayan haber sitelerine yönelik eleştiriler getirdi. Sanki Trabzon basınının sorunu böyle bir şeydi!  Biz bu yaklaşıma katılmıyoruz. Aksine bu tür yeni ve küçük haber sitelerinin ilerde Trabzon’u temsile layık önemli basın kuruluşları olabileceklerine inanıyoruz. Göstermelik ya da kişisel menfaate yönelik siteler ise ya güdük kalır ya da günün birinde kapanır. Bu yaklaşımı sergilerken aynı yoldan geçmiş bir basın kuruluşu olarak görüş belirtiyoruz. Kendi hikayemizden hareketle yazıyoruz.

1984 yılıydı. Gökkuşağı radyosu olarak Trabzon’un ilk radyosunu kurmuştuk. Bugünkü TGC Yöneticileri nasıl ki bazı yeni haber sitelerini yok sayıp eleştiriyor!.. O dönemdeki TGC yönetimi de bizi (Gökkuşağı Radyosunu) yok sayan bir tavır sergilemişti. Dönemin Belediye Başkanı Orhan Karakullukçu, bir gün Gazeteciler Cemiyetinde bir basın toplantısı düzenledi. Radyo olarak basın toplantısını bütün bir şehre canlı yayınlamak üzere sistem oluşturup hazırlık yaptık. Başkan Karakullukçunun konuşacağı masanın üzerine mikrofonlar koyup tüm hazırlığı tamamladık. Basın toplantısına yarım saat kala dönemin Cemiyet Başkanı ve bir iki yöneticisi (Hepsi merhum. Onun için isim vermiyoruz) Gökkuşağı’nın mikrofonlarını masanın üzerinden alarak salonda oturan şahsıma karşı fırlatıp “Sen basın kuruluşu değilsin. Bu cemiyetin üyesi de değilsin. Bu basın toplantısını yayınlayamazsın” demişti. Cemiyet başkanı memur emeklisiydi. Gazeteciliğin çilesini hiç çekmemiş, sonradan gazeteci olmuştu. Yanındaki arkadaşlar ise olaya siyasal yaklaşmış ve Gökkuşağı’nı dışlamıştı. Halbuki Gökkuşağı Radyosu gerek ulusal ve gerekse yerel bütün basın kuruluşlarından daha fazla kişiye ulaşan ve daha fazla mesaj verme gücüne sahip yayın kuruluşuydu. Şehirde farklılığı ortaya koyan, Trabzon’un ilk radyosuydu. Gökkuşağı Radyosu günün birinde Gökkuşağı TV’ye eklemlenmiş ve Trabzon’da kendine en güçlü yeri edinmişti. 28 Şubat Postmodern Darbesinin baskıları sonrası el değiştirse de 2000 yılından sonra da Günebakış olarak Trabzon basın tarihindeki hak ettiği yeri almıştı. Buradan bakınca küçük ya da büyük diye hiçbir yayın kuruluşunu küçümsemiyoruz. Bugünün küçüklerinden biri yarının en büyüğü haline gelebilir. Zira her basın kuruluşu bu şehir için kesinlikle bir değerdir.

Bu anekdotu naklettikten sonra tekrar CHP’nin yerel basın organizasyonuna dönmek istiyoruz. CHP’nin yerel basın organizasyonunda yaşanan iki konuya daha değinmek istiyoruz. Birincisi Rize’yi temsilen konuşan panelist gazeteci Gençağa Karafazlı’nın günebakış’a yüklediği vizyon ve Ahmet Kaya’nın yüzüne bakarak dile getirdiği demokratik tavır ve ifadeler takdire şayandır. Sosyalist bir dünya görüşüne sahip Karafazlı’nın günebakış’tan bahsederken ‘Bu şehre ve bölgeye farklılığı getiren ve gazetecilikte anlayışı yenileten bir medya kuruluşudur’ sözleri bir hakkın teslimidir. Bu hakkı teslim eden gazeteciye en derin selam ve saygılarımızı gönderiyoruz.

İkinci olarak CHP Milletvekili Sayın Sibel Suiçmez’in panelde yaptığı konuşmayı değerlendirmek istiyoruz. Üstelik çok önemsiyoruz.  Hukukçu bir milletvekili olan Sayın Suiçmez, Trabzon siyaset ve sivil toplumunda hayatı basamak basamak çıkmış ve her alanda yetişmiş bir milletvekilimiz. Basınla ilgili yaklaşımını yanlış ve eksik bulduğumuzu belirtmeliyiz. İtirazımız iki hususa. 1-Resmi ilanların adil ve şeffaf dağıtılmadığı iddiasına. 2-‘Susturulan yerel medya’ ifadelerine.

Milletvekili Suiçmez şunları söylüyor: “Artan maliyetler, azalan reklam gelirleri ve kamu ilanlarının adil olmayan dağılımı birçok yerel gazete ve yayın kuruluşunu ayakta kalma mücadelesi vermeye zorlamaktadır. (Buraya kadar doğrudur.) Basın İlan Kurumu üzerinden dağıtılan ilanların şeffaf, adil ve objektif kriterlerle verilmemesi, yerel medya üzerinde ciddi bir baskı unsuru haline gelmiştir.” İşte bu bölüm gerçek değildir. Bu yaklaşıma kökünden itiraz ediyoruz. Basın İlan Kurumu, Sibel hanımın iddia ettiğinin tam aksine şeffaf, adil ve objektif kriterlerle ilan dağıtıyor. Öylesine objektif ki, resmi ilan alan basın kuruluşları aynı şehirde kimin ne kadar aldığını görebilir. Bu kadar şeffaf bir dağıtımdır. Trabzon’da bugün Basın İlan Kurumundan resmi ilan almaya hak kazanan 5 internet haber sitesi ve 4 günlük gazete var. Açık ve net ifade ediyoruz. İçlerinden bir tanesi bile resmi ilanların adil, objektif ve şeffaf dağıtılmadığını iddia ederse Sayın Vekilden biz özür dileyeceğiz. Sayın Vekilim… Trabzon’da dünden bugüne bir tek basın kuruluşu resmi ilanların adil ve şeffaf dağıtımı konusunda şikayetçi olmamıştır. Mevcut iktidarın aleyhinde yayın yapılması halinde bile hiçbir yerel basın kuruluşuna ne bir uyarı ne kesinti ne de ilan konusunda baskı uygulanmamıştır. Öyleyse sizin Trabzon milletvekili olarak bu kanaatiniz nasıl hasıl olmuştur?  Biz inanıyoruz ki siz Türkiye’nin bazı bölgelerindeki basın kuruluşlarının gazetecilikten başka bir şey yaptıkları için ve hatta gazetecilik yapmadan resmi ilan almaya çalıştıkları için buna izin verilmediğinden ötürü olayı manipüle etmelerini dillendiriyorsunuz. Hak etmeden ilan almak isteyenlere karşı Basın İlan Kurumunun net tutumu aynı basın kuruluşları tarafından siyasallaştırılıp size ulaştırılmış olmalı. Ama siz Trabzon milletvekilisiniz. Böyle bir iddiayı dillendirmeden önce Trabzon’da resmi ilan alan yerel basından bir tanesini arayıp görüş sorabilirdiniz. Başka şehirlerde haksızca ilan almak isteyen ve buna izin verilmeyince Basın İlan Kurumunu siyasi tavırla suçlayan anlayışı Trabzon’da dillendirmemeliydiniz. Günebakış’a sormayın. Keşke diğer basın kuruluşlarından birine sorsaydınız.

Sibel hanıma ikinci itirazımız yerel basının sesinin kısılmasıyla ilgili… Milletvekilimiz şöyle diyor. “Susturulan yerel medya sesi kısılan toplum demektir. Yerel basının güçlü olmadığı bir yerde demokrasi de güçlü olamaz. Eleştirel seslerin baskı altına alındığı bir ortamda yerel basının görevini özgürce yapabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle yerel medyanın sorunları görmezden gelmek değil çözüm üretmek zorundayız.” Sayın vekilimizin bu ifadelerine sonuna kadar katılıyoruz. Ancak şunları söylüyoruz. Trabzon’da yerel basına yönelik hiçbir baskı ve özgürlüğü kısıtlama gibi bir tavrın olduğunu düşünmüyoruz. Ne hazindir ki böyle bir tavır yalnızca CHP’li Ortahisar Belediyesi tarafından sergilenmektedir. Kendine muhalif medyayı ya ofis kapatmasıyla ya mikrofon itelemesiyle ya haber listesinden çıkarmasıyla dışlamakta ve baskı altına almak istemektedir. Buradan da hareketle diyoruz ki sıradan bir belediye ile bu baskıyı kurmak isteyen bir anlayış yarın iktidarda hayat hakkı tanımaz. Vekilimiz Suiçmez, bir gazetenin bu yaklaşımını Trabzon’da yerel  basının sorunlarını araştıran ve dinleyen Genel Merkez raporuna sunmalıdır. Sunabilirse tabi ki.

Yemek Tarifleri deneme bonusu casino siteleri deneme bonusu veren siteler