Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Çayeli Ayağa Kalktı: ‘Cengiz Kazanacak Diye Biz Ölmeyeceğiz!’”

Haber: Gençağa karafazlı RİZE – Çayeli ilçesinde 24 köyü kapsayan bir

Haber: Gençağa karafazlı

RİZE – Çayeli ilçesinde 24 köyü kapsayan bir alanda maden sahasını genişletmek isteyen Cengiz Holding’e tepki gösteren bölge halkı, madenin yıllardır dereleri, toprağı ve denizi kirlettiğini belirtti.

Karadeniz’in dereleri, ormanları ve yaylaları madencilik faaliyetlerinin yarattığı baskıyla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Rize’nin Çayeli ilçesinde 24 köyü kapsayan 4. grup maden ruhsatları, bölgede geniş çaplı tepkilere neden oldu.

Bakır, çinko, gümüş ve altın başta olmak üzere; özellikle siyanür ve sülfürik asitle işlenen altın madenciliği faaliyetlerinin planlandığı sahaların bir bölümünün, kısa süre önce Cengiz Holding’e devredilen Çayeli Bakır İşletmeleri çevresinde yoğunlaştığı belirtiliyor. Bu gelişme üzerine yurttaşlar, ÇED süreci başlamadan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na itiraz dilekçeleri sundu.

Maden sahası ilan edilen bölgelerden Maltepe köyünde 6 yurttaş dava süreci başlatırken, daha sonra 25 kişi daha bu davaya dahil oldu. Bölge halkı, çay bahçelerini, su kaynaklarını ve yaşam alanlarını tehdit eden projelere karşı her türlü meşru ve hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

Çayeli Muhtarlar Derneği’nde bir araya gelen muhtarlar ve siyasi parti temsilcileri de karara tepki gösterdi. Toplantıya; Muhtarlar Derneği Kurucu Başkanı Mehmet Sarı, CHP Çayeli İlçe Başkanı Hızır Kadıoğlu, İYİ Parti Çayeli İlçe Başkanı Osman Kasarcı, Saadet Partisi ilçe yöneticileri, Çayeli Bakır İşletmelerinde 21 yıl flotasyon zenginleştirme operatörü olarak çalışan Mehmet Albayrak, Karıncalar Karadeniz Dayanışmasından Aslı Kahraman Eren ve İslam Yıldırım katıldı.

“Derelerimiz, sularımız  burada yaşam yok olacak vatanımıza, topraklarımıza sahip çıkalım”

Toplantıda konuşan İYİ Parti Çayeli İlçe Başkanı Osman Kasarcı, “Eskiden annemizin, babaannemizin bahçeleri vardı. Tüm ihtiyaçlarımızı tarlalardan karşılıyorduk.  Fakat şimdi yetişmiyor. Madenden sonra bu durum yavaş yavaş geriledi. Şu anda gelecek madencilik faaliyetlerinin nasıl olacağını biliyoruz. . Yani burada yaşam yok olacak. İliç’i gördük, başka yerleri de görüyoruz, vatanımıza, topraklarımıza sahip çıkalım, yok olmasına göz yummayalım. siyanür sadece Çayeli’ni değil, Rize’nin her tarafını kaplayacak. Tüm su kaynaklarını etkileyecek. Kanser vakaları daha da artacak. Bunu tahmin edebiliyorum. Biz cahil insanlar değiliz.”

“Buradan yabancı şirketler ve Mehmet Cengiz gibi şirketler para kazanacak”

Bir vatandaşın canı, sağlığı 100 ton altından daha değerli olduğunu vurgulayan Kasarcı , “ Buraya gelecek şirketin devletimize bir faydası yok. 100 ton altın çıksa bile bunun çok küçük bir kısmı devlete kalacak. Devlet buna mı kaldı? Bizim devletimiz güçlü bir devlettir. Bir vatandaşın canı, sağlığı 100 ton altından daha değerlidir. Yani buna kimse kanmasın. Buradan yabancı şirketler ve Mehmet Cengiz gibi şirketler para kazanacak ama biz burada yaşayamayız. Ben 63 senemi burada geçirdim. Babam burada yaşadı, 85 yaşında burada vefat etti, mezarı burada. Biz buradan gidemeyiz. Ben de burada yaşayacağım, çocuklarım da burada yaşayacak.  Bu  konuda ciddi endişe içindeyiz” ifadelerini kullandı

Saadet partisi temsilcisi , “Ormanda 1 ağaç kessen tutuklanırsın , çocuklarımız, kadınlarımız hepsi kanunen korunuyor,  şimdi ne oldu ne yapmamız lazım ,bu memleketi kim yönetiyor nasıl yönetiyor ,insanımız Zeytin ağıcına sarılıyr Jandarma geliyor insanımız bu sefer ağaç için tutuklanıyor, ben siyasi olarak bakıyorum meseleye tedirginiz şuan da meyve işi bitti ,mısır bitti zaten köylerden göç almış şehirlere toplanmışız ,hayvancılık işi zaten bitmiş endişeliyiz” dedi

Çayeli bakır işletmelerinde 21 yıl flotasyon zenginleştirme operatörü olarak çalıştığını  mesleği  gereği 21 yıl kimyasallar ve gazlarla ilgili çevre, doğa ve insan sağlığı üzerine eğitimler aldığını vurgulayan emekli madenci Mehmet Albayrak dikkat çeken ve tartışma yaratacak açıklamalarda bulundu:

“Çayeli’ni Faciadan kurtardım”

Albayrak , “Biz Karadeniz bölgesinden bahsedersek , Bakır ve çinko üretiminde kullanılan kimyasallar doğaya en zararlı maddelerdendir.    Doğa ve çevre açısından çok ciddi etkiler gördüm. Bir pazar günü faciaya ramak kala yaşanan bir olayı anlatayım: Çayeli’nde Şiddetli yağmur vardı. Kontrol odasındaydım. SO2 gaz tankında bir patlama oldu. Hemen müdahale ettim, gazı kapattım, oksijen tüpünü kuşandım. 18 tonluk SO2 tankında boru hattı dirsekten patlamıştı. Eğer müdahale edilmeseydi, bu gaz çevreye yayılacaktı. Yağmurla birlikte asit yağmura dönüşecekti. Eğer o anda 30 kişi orada olsaydı, çok daha büyük bir felaket olurdu. Çayeli çapında büyük bir yıkım yaşanabilirdi.

Çayeli bakır işletmesinden çıkan kimyasal atıklar ,Çayeli’nden denize döşenen borularla 3,5 km Denize açığa bırakılıyor ,asıtlı sular denize akıtılıyor saatte 600 metre küp 1994 yılından 2026 yılına kadar  denize akıtılıyor ,toplanan cevherlerin suyu da denize akıyor  denizin kirlenmesine neden oluyor ve bu denizden balık yiyoruz.

“İtiraf edeyim burada kazalar oldu mu bize “dışarıya aks ettirmeyin” deniliyor”

İtiraf edeyim: işte ufak tefek sakarlıklar, kazalar olduğunda bize deniyor ki “bunu dışarıya aksettirmeyin” dışarı aksettirmek iş kazasına giriyor. Madencilikte iş kazasına girince ceza alınıyor ya da kayıt altına giriyor. O yüzden baskı oluyor, kendi içimizde kalıyor. Yaşadınız mı böyle durumları? Sorusuna  Albayrak ; Çok yaşadım, birçok kez yaşadım. Az evvel anlattığım SO₂ tankı patlaması çok önemliydi. Eğer yağmur olmasaydı, hava açık olsaydı ve 18 ton SO₂ gazı çevreye yayılsaydı, bu Karadeniz ve Rize için büyük bir yıkım olurdu”

“Dünyanı hiç bir şehir merkezinin içinde böyle madencilik yoktur”

Karadeniz’de balık neslinin  azaldığını , kanser oranlarının  arttığını . Çernobil’den sonra nasıl etkilendiyse burada da benzer bir etki olduğunu belirten Albayrak , “Dünyanın hiç bir  şehir merkezinin içinde böyle bir maden yoktur. Ben Kanada’da eğitim aldım. Orada atık sahaları 80 km uzakta, insanlardan uzak yerlere yapılmıştı. Ama burada atıklar çok daha yakın. İliç’te de gördük, kapasite üstü dolunca denize gidiyor. Derelerden doğaya karışıyor. Bitki bile yetişmiyor. Karadeniz’de balık nesli azaldı, kanser oranları arttı. Çernobil’den sonra nasıl etkilendiyse burada da benzer bir etki var.

“Burada ÇED raporu nasıl alındığı belli değil”

Çayeli Bakır madeninde çok sayıda tünel var. Tesis 18 Ağustos 1994’te üretime başladı. Eğitim aldığımız dönemde yaklaşık 10,5 milyon tonluk rezerv ve saatte ortalama 75 ton kapasiteyle açılmıştı. 2000’li yıllarda yeni bir rezerv bulundu ve yaklaşık 15–20 milyon tonluk ek kaynak ortaya çıktı. Son verilere göre toplam 30 milyon ton işlenmiş ve yaklaşık 15 yıllık daha rezerv olduğu söyleniyor. Şu anda saatte yaklaşık 192 ton cevher işleniyor. Tesis ilk açıldığında bu kapasite 75 tondu. Madencilikte kapasite artırımı ve yeni alanlar için ÇED raporu gerekir. ÇED, çevreye, doğaya ve insana zarar verilip verilmeyeceğinin incelenmesidir. Ancak burada ÇED raporunun durumu net değil; nasıl alındığı da belirsiz.Madencilikte altın için %1–2 civarında devlet payı olurken bakır ve çinkoda bu oran farklıdır. Burada devlete kalan pay %11,7 civarındadır. Tesis daha önce farklı bir şirketteyken sonradan Cengiz’e geçmiştir..

Çayeli Bakır 1994’te yaklaşık %5 bakır ve %6 çinko tenörüyle üretime başlamıştı. Daha sonra üretim ve rezerv değişimleri yaşandı. Şirket daha sonra yaklaşık 170 milyon dolara satıldı. Ancak tenör %2’nin altına düşmesine rağmen Cengiz inşaat  bu satışın nasıl gerçekleştiği sorgulamak lazım.

Ayrıca Cengiz holdingin burayı satın alması sonrası Çayeli’nde maden sahaları genişletilerek  köyler maden  sahası ilan edildi. Devlete katkı payının ilerleyen dönemde nasıl değişeceğini merak ediyorum acaba Cengiz inşaat devlete ne kadar katkı payı verecek.

Toplantıda söz alan Saadet Partisi, CHP ve İYİ Parti temsilcileri de, Çayeli’nde hayata geçirilmek istenilen maden projelerine karşı topraklarını savunacaklarını ve her türlü mücadeleyi vereceklerini ifade ettiler.

Yemek Tarifleri deneme bonusu casino siteleri deneme bonusu veren siteler