Artvin’de bir kız çocuğunun hayatını karartan cinsel istismar (TECAVÜZ) davasında, hukuk tarihine geçecek bir final yaşandı.
ÖZEL HABER: Gençağa KARAFAZLI
ARTVİN –Artvin’de 2013 yılında bir kız çocuğunun hayatını karartan cinsel istismar (TECAVÜZ) davasında, hukuk tarihine geçecek bir final yaşandı. Yıllarca “delil yetersizliği” zırhına bürünen sanıklar, son duruşmaya yine beraat edeceklerinden emin, şık kıyafetleri ve güler yüzleriyle girdi; ancak mahkeme salonundan elleri kelepçeli, başları önde çıktı.
Türkiye’nin vicdanını yaralayan, bir ailenin hayatını karartan o karanlık gece, tam 13 yıl sonra hukuk önünde tescillendi. Artvin’de 2013 yılında gerçekleşen, yaşı tutmayan bir kız çocuğuna yönelik nitelikli cinsel istismar suçunda, yerel mahkemenin beraat kararını Yargıtay’ın bozmasıyla başlayan yeni süreç, sanıkların tutuklanarak cezaevine gönderilmesiyle noktalandı.
Gülerek Girdiler, Kelepçeyle Çıktılar
Geçtiğimiz ay Artvin Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşması, Türk hukuk sisteminde nadir görülen sahnelerden birine tanıklık etti. 13 yıldır serbest gezen ve davanın zamanaşımına uğrayacağı ya da yine beraatle sonuçlanacağı düşüncesiyle duruşmaya “kran tuvalet” gelen sanıklar E.Y ve S. P, mahkeme heyetinin mahkumiyet kararıyla şoka uğradı. Olayın diğer şüphelisi C.’in vefat etmesiyle hakkındaki dosya düşerken, hayatta olan diğer sanıklar jandarmanın kelepçe sesiyle gerçeği anladı.
Savunma Stratejisi: “Tecavüze uğrayan biri böyle gülebilir mi? Psikolojisi Bozulmamış, Sosyal Medyada Gülüyor”
Dava dosyasına giren savunmalar, mağdurun yaşadığı travmanın nasıl görmezden gelindiğini bir kez daha ortaya koydu. Sanık müdafileri, genç kızın sosyal medyadaki fotoğraflarını ve paylaşımlarını delil göstererek, “Tecavüze uğrayan biri böyle gülebilir mi?” şeklinde savunma yaptı. Savunma makamı, mağdurun olaydan aylar sonra şikayetçi olmasını “hayatın olağan akışına aykırı” olarak nitelendirse de, mahkeme heyeti bu iddiaları reddederek adaletin zamanla kısıtlanamayacağına hükmetti.
Bir Anne, Bir Evlat: Temizlik Parasıyla Hukuk Mücadelesi
Haberin en can yakıcı kısmı ise adliye koridorlarının dışındaki yaşam mücadelesi. Olayın yaşandığı günden bu yana ağır psikolojik tedavi gören genç kız, bugün bir yetişkin olmasına rağmen travmalarının gölgesinde yaşıyor. Hayata tutunmaya çalışan genç kız şimdi bir iş ararken, annesi Z.G. ise kızının adalet masraflarını karşılamak ve geçimlerini sağlamak için yıllardır evlere temizliğe gidiyor. Annenin nasırlı elleriyle kazandığı helal lokma, 13 yıl sonra gelen bu kararın en büyük mimarı oldu.
Hukuki Sürecin Kilometre Taşları
- 2013: Olay gerçekleşti, sanıklar kısa süreli tutukluluğun ardından serbest bırakıldı.
- 2015: Yerel mahkeme sanıklar hakkında beraat kararı verdi.
- 2024: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, dosyadaki çelişkileri ve usul hatalarını belirleyerek kararı bozdu.
- 2026: Artvin Ağır Ceza Mahkemesi (……..), sanıkları suçlu bularak mahkumiyetine ve tutuklanmalarına karar verdi.
Mahkeme Heyetinden Emsal Karar: Başkan Osman Nuri Öz ve üyelerden oluşan mahkeme heyeti, sanıkların “iflas eden” savunmalarını ve çelişkili beyanlarını değil, mağdurun tutarlı acısını ve dosyadaki teknik verileri esas aldı. Sanıkların, mağdurun tekvandocu olduğunu belirterek “Kendini neden savunmadı?” şeklindeki baskıcı savunmaları da adaletin terazisinde karşılık bulmadı.
Bu dava, sadece bir tecavüz davası değil; aynı zamanda ekonomik zorluklar içindeki bir ailenin, nüfuzlu veya “özgüvenli” sanıklara karşı kazandığı bir onur mücadelesidir. Genç kızın bugün tek isteği, kirli geçmişin izlerini silip çalışabileceği bir iş bulmak ve annesinin yükünü hafifletmek. 13 yıl sonra gelen bu karar, benzer davalarda umudunu yitiren tüm mağdurlar için bir ışık oldu.
#Adalet #Artvin #Haber #SonDakika #KadınHakları #Çocukİstismarı #HukukZaferi
