Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Süleyman Hacıbektaşoğlu
Süleyman Hacıbektaşoğlu

**”Türk mü, Türkiyeli mi?”**

**”Türk mü, Türkiyeli mi?”**
Son zamanlarda bazı kesimlerin ısrarla gündeme taşıdığı tartışma şu: “Türk mü, Türkiyeli mi?”
Kendi kendime soruyorum: Ben Türk müyüm? Bu kimlik benim için bir ayrıcalık mı? Ya da çok mu önemli?
“Türkiyeli” desem, kendini bu topraklara ait hisseden bir sosyalistim desem, etnik kimliğim yok mu olur?
Tarihsel olarak kaçımız saf bir ırka dayanıyoruz? Binlerce yıl göç yollarının, istilaların, ticaretin, farklı halkların kaynaştığı bu coğrafyada saflaşmak mümkün mü?
“Türkiyeli Türk’üm” de diyebilirim, çünkü başka bir kimlik bilmediğim için, bundan da rahatsız değilim. Ama “Türkiyeliyim” dememin sakıncası ne olabilir?
Bu topraklarda doğan herkes gibi ben de, belki Kürt, Ermeni, Rum, Çerkes, belki Hitit, Frig, Lidyalı bir halkın torunu olabilirdim. Bunlardan birini söylemek beni ikinci sınıf mı yapar? Elbette hayır.
Ama bakıyorum: kimi çevreler için mesele kimliklerin eşitliği değil, Türk kimliğinin “devletin üzerinden silinmesi” korkusu var.
Biraz Lenin okumuş olsalar, bilirlerdi: ulusların, halkların eşitliği ve boşanma hakkı olmadan işçi sınıfının birliği olmaz.
Stalin’in tarif ettiği gibi ulus, saf kanla, genetikle değil; ortak bir toprak, ortak bir dil, ortak bir ekonomi ve ortak kültürel oluşumla tanımlanır. Bu tanımın içinde binlerce yıllık Anadolu mozaiği kendiliğinden vardır. Bunu herkes Türk’tür olarak dayatmak mı birliği sağlayan olgu olur.
Ulusalcı çevreler, Kürtlerin ve diğer halkların eşitlik talebini emperyalizmin komplosuna indirgemekte ustadır.
Doğru, emperyalizm bu topraklarda kendi çıkarına uygun projeler kurmak ister. Ama bu, Kürt ve diğer halkların eşitlik talebini gayrimeşru kılmaz.
Rosa Luxemburg’un uyarısı hâlâ geçerli: Ulusal hareketler burjuvazinin çıkarına alet olabilir, ama o hareketlerin haklı özünü inkâr etmek işçi sınıfına hiçbir fayda sağlamaz.
Bir de “barış süreci” tartışması var. AKP ile barış olur mu? Olmaz. Çünkü sermaye iktidarı, kendi çıkarı dışında hiçbir halka özgürlük tanımaz. AKP’nin barış politikası, demokrasi değil; hegemonya kurmak ve sermaye birikimi sağlamak.
Ama buna karşı çıkanların bir kısmı meseleyi sadece “üniter devlet parçalanıyor” kaygısıyla ele aldı. Yani Türk kimliğini korumak adına Kürtlerin ve diğer halkların taleplerini yok saydılar. Marksizm bu noktada net konuşur: bir ulus özgür değilse, hiçbir ulus özgür değildir (Lenin).
“Türk mü, Türkiyeli mi?” tartışması burjuvazinin sofrasında dönen bir tartışmadır. Bizim için esas olan şudur: Türk, Kürt, Ermeni, Arap… Bütün kimliklerden işçiler aynı sınıfın parçasıdır. O sınıfın ortak kimliği vardır: işçi sınıfı.
Benim kimliğim ayrıcalık değil, bir coğrafyanın, bir tarihin, bir emeğin parçası olmaktır. Evet, Türkiyeliyi Türk’üm ben. Ama hepsinden önce, bu topraklarda sömürüye karşı mücadele eden bir işçiyim, bir sosyalistim.
Barışın ve gerçek eşitliğin yolu, ne tek kimlik dayatmasından ne de emperyalizmin şekillendirdiği çok kimlikli projelerden geçer. Barışın yolu, sınıfsal birlikten ve sosyalist bir demokrasiden geçer.
Bu tartışma bir başka suni tartışma yaratıp emeğin gücünü bölmek onu kimlik tartışması üzerinden, etnik aidiyet üzerinden ayrıştırmaktır.
Bizim tek kimliğimiz insan ve sosyalist kimliğimiz. Tek bir sınıfa mensubuz ; işçi sınıfı. Tek bir kavgamız var emeğin kavgası, eşit, özgür bir dünya. Tek bir savaşımız var ; sınıf savaşı.
İşçi sınıfının vatanı da tüm dünyadır. Bizler şu an Anadolu coğrafyasında kapitalizmin çizdiği sınırlar içinde adı Türkiye olarak geçen toprak parçasında yaşayan Türkiyeli işçiler, emekçiler ve çeşitli isimler verilen halklarız.
Kürt’ün ,Laz’ın, Çerkes’in ,Rum’un ve. hakkını emperyalizm için değil, işçi sınıfı için savunuruz. Türk’ün kimliğini devlet için değil, halkların kardeşliği için tanırız. Bizi ilgilendiren pasaporttaki damga değil, cebimizdeki ekmek ve geleceğimizdeki özgürlüktür.”
Hepsi bu benim için.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER