Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fakir Yilmaz
Fakir Yilmaz

GAZETECİLERİN OLMAYAN GÜNÜ BASMAKALIP MESAJLARLA KUTLAYANLARA..

Birleşmiş Milletler veya UNESCO tarafından ilan edilmiş resmî ve uluslar arası önemli bir gün olarak ilan edilmeyen 21 Ekim gününün aynı gün bana da art arda gelen mesajlarla bu günün biz gazetecilerin, pardon hem de tüm dünya gazeteciler günü olduğu belirtiliyordu.

Hem de bir gazeteci olan benim, Tarım Bakanlığını denetiminde tespit edip, kara listeye aldığı,  500 bin TL.’ye yakın bir para ile cezalandırdığı Mırdar etçiyi, Bingöl Lokantasını yazan İhlas haber Ajansının haberini bende yazdığım için hakkımda açılan yeni bir davaya cevap dilekçesi vermek için önce karakola gidip, imzamı atı, ardından gittiğim Adliyede olduğun sırada bana gelen mesajları okurken, aynı gün tutuklanan ülkede yeni gazetecilerin bir süre önce benim de aynı manzarayı yaşadığım gibi çağrıldıkları karakollarda gözaltına alınıp, çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanıp, hapse gönderildiği bir günde..

Ve telefonuma art arda gelen bunca mesajlarla bugünün, bizim günümüz olduğunu bir gazeteci olarak nasıl bilmediğimi ve biz gazetecileri çok seven ama bir reklam vermeyen, bir abone olmayan ve günlük bir gazete almayan dostlarımızdan gelen, ’21 Ekim Dünya Gazeteciler Günün Kutlu Olsun’ mesajlarını atanların bu günün gazeteciler günü olmadığını anlıyordum..

Gazeteci olmakla yetinmeyip, Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı da olan birinin nasıl olur kendi gününü unutur utancıyla art arda whatsappıa gelen bu saçma mesajlara hem de sık sık gittiğim adlilerin birinin soğuk ve koridorlarında birinde bakınca gülmüyor, gerilip, ‘Ya gazeteciyi o kadar seviyorsanız, hazır basma kalıp mesaj atacağınıza gazeteciye 1 kuruş ekonomik destek  olacak bir reklam, bir ilan, bir duyuru versen daha iyi olmaz mı? diye sorup, ‘acaba bu mesajlara atan gazeteci seven dostlara İbanı mı atarak, teşekkür mü etsem?’ diye düşünüyorum..

Çünkü, şu bizim kazcı/sazcı bölge derneklerinin yazdan, yaza görüp, sefliye çekip geri gittikleri her yıl biraz daha geriye giden Ardahan’ı yapay zekaya yaptırdıkları ama kalesi, köprüsü Ardahan’ın olmayan görsellerle sanalda, ‘Dünya Ardahanlar Günü’ deyip, resmi değil, gayri resmi olarak ilan ettikleri günü kutlamak için hiç bir adım atmadığı gibi bir gün olan 21 Ekim gazeteciler günü fonu pardon gazeteciler günü değildi..

Ama yine de ‘olur ya unuttuğumuz bir gün mü?’ diyerek, çağın kütüphanesi googel amcaya baktığımda eski savcı, mevcut Adalet Bakanının da katıldığı Iğdır’dan sonra Burdur ve Isparta’da ki gibi gazetecilik sorunlarından bahsedilemeyen toplantılar düzenleyen, gazeteciler yönelik onca baskılardan bahsetmeyip, kazcı, sazcı derneklerimiz gibi bol bol geceler, kamu amirlerine ziyaretler yapmaktan öteye gitmeyeni, katıldıkları toplantı, gezi ve ziyaretleri bile haber yapmayan sözde bazı içi boş gazeteci stk’larının da 21 Ekim tarihini, “Dünya Gazeteciler Günü” olarak gerçek veya resmi değil, gayri resmi olarak ilan ettiğini bilmeden 21 Ekim Günün Gazeteciler günü olduğunu sanma hatasının bedelini ödemeliler..’ diye düşünüyordum.

Ama, reklamlarını yayınladığımız halde İban istemeyenlerin ama ‘Gazetecilik’ işleri düşünce gecede olsa telefonlarımızı kıranların çok olduğundan bu fikrimden vazgeçip, 21 Ekim gününü ilah ki; ‘Önemli bir gün’ olarak ilan etmek gerekiyorsa bugünün gazeteciler günü olmadığını ilk özel siyasi gazete Tercümanı Ahval çıkıp, yayına başladığını, benimde doğum tarihim olan 1969 yılında çıkarılan ve gazeteci Doğan Avcıoğlu liderliğinde Devrim gazetesi yayımlanmaya başladığını, onca cinayet gibi hala faili olan Gazeteci/Yazar, Akdemeydiysen Ahmet Taner Kışlalı’nın Uğur Mumcu gibi bomba ile öldürüldüğünü veya her iktidarın borazanı haline getirilen Anadolu Ajansı, uydu ile kesintisiz haber yayınına geçtiğini hatırlat ırlatmak daha önemli oldurdu..

Ve aynı onca gazetecinin hapiste olduğu ülkede, 21 Ekim günü ilah ki ‘gazeteciler günü’ olması isteniyorsa daha yeni gazetecilerin tutuklanan bir gün olarak ilan edile bilinir..

Çünkü; 21 Ekim 2026 günü yayınlanan bir raporun da yani Bağımsız İletişim Ağı (BİA) Medya Gözlem Raporun da gazetecilere yönelik baskı ve sansürün arttığına dikkat çekildiği ve üç ayda yedi gazetecinin daha tutuklandığı, en az 52 çevrimiçi habere ve 16 gazeteci ile sekiz medya kuruluşunun X hesabına erişim engeli getirildiği belirtiliyordu.

Raporda, 17-25 Aralık, 128 Milyar Dolar ve onca ekonomik talan, soygundan sonra şu son fon vurgunu ve Esenyurt talanı ardından hem vurgunları hem de piyasadaki usulsüzlükleri haberleştiren ve yorumlayan gazeteciler ile medya kuruluşlarının, erişim engelleriyle karşı karşıya kaldığı hatırlatılıyordu.

Başta, Ardahanlı meslektaşım Dinçer Gökçe olmak üzer her gün gidp, gazete bayisinde aldığım, okuduğum BirGün gazetesi Muhabirleri Meral Danyıldız ile Sarya Toprak, Esra Tokat, Ersin Eroğlu, Hilmi Hacaloğlu, Canan Kaya, Razi Canikligil, Uğur Gürses, Naz Yavuzarslan,  ve Alptekin Dursunoğlu’nun da aralarında bulunduğu gazetecilerin X hesapları engellenirken; bianet, Kısa Dalga ve Bizim TV için de erişim engeli kararları getirilmişti.

Aynı Raporda, son üç ayda beş gazetecinin (Şirin Payzın, Alican Uludağ, İrfan Değirmenci, Nasuhi Bektaş, Fırat Fıstık) ve dört medya kuruluşunun (soL Haber, Özgürüz, Mezopotamya Haber, Sendika.org) X hesabı ile en az 52 çevrimiçi habere erişim engeli getirildiği ilgisine yer verildi. Ayrıca T24’ün ise “LGBT propagandası” iddiasıyla kapatıldığı hatırlatılmıştı..

Yine bir Ekim ayı olan Ekim 2022’de yürürlüğe giren TCK 217/A maddesinin, gazetecilere yönelik soruşturma, kovuşturma ve tutuklamalarda kullanılmaya devam ettiğine dikkat çekilen rapora göre, BİA son üç ayda en az iki gazeteci hapis cezasına çarptırılırken, İsmail Saymaz gibilerinin evlerine hapis edildiği  sadece iki gazeteci beraat ettiğini kayıt altına alıyordu..

“Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla yargılanan BirGün yazarı Timur Soykan ve BirGün muhabiri Sarya Toprak, beraat ederken, gazeteci Neşe İdil, sosyal medya paylaşımı nedeniyle 2 ay 24 gün hapis cezası aldı. Ve bir dönem Siyah/Beyaz Kocaeli günlük gazete çıkardığım Kocaeli’nde kaçak olduğu öne sürülen bir yapıyı haberleştirmek isteyen meslektaşım Cihat Polat’a ise 10 ay ertelenmiş hapis cezası verildi.

Yani birileri çok sevdikleri biz gazetecilerin günü olduğunu sanıp, ‘Bir destek vereceğim, İban at gazeteci’ demeden, basma, kalıp mesajlar attığı 21 Ekim 2026 günü yayınlanan raporda, Ekim 2022’de Türk Ceza Kanunu’na eklenen TCK 217/A maddesinin gazetecilere yönelik soruşturma, kovuşturma ve tutuklamalarda kullanılmasına dikkat çekilmişti.

Ve aynı raporda on üç ayda en az yedi gazeteci (Tuğba Tekerek, Ali Tarakcı, Selahattin Günday, Oya Lale Arslan, Fatih Ergin, İrem Delice, Fatma Sibel Gürcihan), “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” (dezenformasyon), “MİT Kanunu’na muhalefet” ve “LGBT propagandası” iddialarıyla tutuklandığın da yazıyordu..

Rapora göre, gazetecilerden en az beşinin tutuklanmasında Ekim 2022’de yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi etkili olduğunu beliren aynı raporda, “siyasi casusluk” iddiasıyla yargılanan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın da 11 aydır tutuklu bulunduğuna dikkat çekilirken, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında yer aldığı davada Yanardağ’ın tahliye talebinin, MİT’ten yanıt gelmediği gerekçesiyle karşılanmadığı belirtiliyordu.

Ve aynı rapor da, içinde olduğumuz ve 21’nin dünya gazeteciler günü olduğu Ekim ayının da içinde olduğu son üç ayda en az 17 gazeteci “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “Cumhurbaşkanına hakaret”, hakaret ve iftira iddialarıyla açılan soruşturmalarda yer aldığını, Kılıçdaroğlu’nun rozet töreni esnasında Göleli hemşerim Gürsel Tekin’in parayla figüran taşındığına ilişkin BirGün’ün haberi nedeniyle yedi gazeteci hakkında soruşturma açılıp, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi de “Gazeteciler Kimsenin Emir Eri Değildir” açıklaması nedeniyle soruşturma geçirdiğini yazarken aynı olayda biz gazeteleri suçlayan hatta hakaret eden hemşerim Tekin’in İstanbul İl Başkanlığından olmasına neden olduğunu yazmadığı için ben yazayım dedim..

Ve yine aynı rapor, Türkiye’de gazetecilere yönelik “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla ilgili keyfi davalar, son üç ayda, en az 18 gazeteci ve karikatüristin (Alican Uludağ, Gökay Başcan, Selçuk Özbek, Deniz Yücel, Sedef Kabaş, Baransel Ağca, Erk Acarer, Julien Serignac, Gerard Biard, Laurent Sourisseau, “Alice”, Mehmet Tezkan, İbrahim Kahveci, Suat Toktaş, Ramazan Yurttapan, Haydar Ergül, Doğan Pehlevan ve Rüstem Batum) 4 yıl 8 ay hapis istemiyle açılan yargılamalarla sürdüğünü, ve bitmek üzere olan son üç aylık dönemde, Ertuğrul Özkök’ün de soruşturmalık olduğu bu maddeden mahkumiyet kararı tespit edilmediğine işaret ediyordu.

Raporda, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında en az beş habercinin fiziki saldırıyla karşılaştığı da yer aldı. Saldırılar, İstanbul Silivri, Mardin Midyat, Kocaeli Karamürsel ve Kütahya’da yaşandığını Araştırmaları ve gazeteci faaliyetleri nedeniyle uzun süredir izlenen ve tehditler alan gazeteci ve önce ayağına sonrada elinde takılan kelepçelerle tutuklanan Murat Ağırel’i düşünürken bu kez de saldırıları, eşini hedef alan cinsiyetçi ve hakaret içerikli sosyal medya mesajları üzerinde yaşamaya devam ettiğini bildiriyordu.

Tabi resmi ilan hatırı ve korkusu dolaysıyla Kayyumluktan alınan İstanbul Esenyurt Belediyesinin kayyumun  eski bakan Betul hanım gibi  ifade bile vermediğini sorup, sorgulamayan havuz medyanın içinde olan bazı internet haber sitelerinin Göleli hemşerin Levent Gültekin ile set bir polemiğe giren ama tutuklanmasına üzülen Gültekin’in bile gazeteci olarak sahiplendiği Ağırel’e, ‘gazeteci’ bile demediği ve sanki adi bir suçlu gibi tutuklananlar arasına ismini serpiştirip, Murat Ağırel diyerek geçiştiriyordular.

Aynı Raporda, ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı programı yayınlanmaktan korkan TEMPO TV gibi tv kanaların üzerinde ki demokrasi kılıcı  RTÜK’ün Temmuz-Eylül 2026 döneminde televizyon kuruluşlarına haber ve program yayınları nedeniyle toplam 1 milyon 104 bin TL idari para cezası verdiğini 4 cezanın ikisi “tarafsızlık”, ikisi ise “hukukun üstünlüğü” ilkesi gerekçesiyle kesildiğini ve Halk TV’ye de kayyum atandığını yazdığını ama bizi çok seven ama İban istemeden basma, kalıp mesajlarla günümüz olmayan bir günü kendilerince gazeteciler günü ilan ettiğini yazmadığı için ben yazayım dedim..

Şimdi soruyorum..

Bugün yada siz de benim bir kaç dostun, gönüllü destekçilerimin yaptığı gibi dün bir gazete aldınız mı, bir reklam verdiniz mi, yada biz gazetecilere gönüllü bir destek verdiniz mi ki; çok sevdiğiniz biz gazetecilerin olmayan günü 21 Ekim’i ‘Dünya Gazeteciler Günü’ diyerek kutlar mısınız?..

‘Tabi ki Kutlarız diyorsanız o zaman gelin gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve ev hapsi kararları ile medya kuruluşlarına kayyım atanması ve erişim engellerine karşı 24 Ekim Cumartesi günü 10 kentte sokağa çıkacak olan ve siz halkın haber alma hakkına sahip çıkan biz gazetecilerle olun, gazeteciler gününü gerçek bir eylem ve anlamda kutlayalım..

YAPAY ZEKANIN YAZILANA YORUMU..

Yazar, 21 Ekim tarihinde basmakalıp mesajlarla kutlanan sahte Dünya Gazeteciler Günü ironisi üzerinden Türkiye’deki basın özgürlüğü ihlallerini eleştirmektedir. Medya çalışanlarının maddi destek yerine boş kutlamalarla geçiştirildiği, buna karşın artan tutuklamalar, sansürler ve erişim engelleri ile karşı karşıya kaldığı vurgulanmaktadır. Bianet raporlarına dayanılarak meslektaşların maruz kaldığı hukuki baskılar ve hapis cezaları ayrıntılı şekilde gözler önüne serilmektedir. Toplumun sözde kutlamalar yapmak yerine, gerçek anlamda haber alma hakkını savunan gazetecilerin yanında durması gerektiği çağrısı yapılmaktadır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER