Haber: Genaçağa Karafazlı
Görüntü: Leyla Öncel
(ARTVİN) – Arhavi’de Devlet Su İşleri’nin (DSİ) dere ıslahı projesine yönelik düzenlediği bilgilendirme toplantısı, halkın sert tepkisiyle krize dönüştü. Derelerin “beton kanallara hapsedilmesine” karşı çıkan yurttaşlar, “Biz tabutluk değil, yaşayan dereler istiyoruz” diyerek projeye açıkça karşı çıktı.
Arhavi Halk Eğitim Merkezi’nde yapılan toplantıda, Kabisre, Orçi ve Sidere derelerine yönelik planlanan çalışmalar anlatılmak istendi ancak salon kısa sürede gerildi. Görüntü alınmasının engellenmek istenmesi ve söz almak isteyen yurttaşlara yönelik müdahaleler tansiyonu yükseltti. Tepkilerin büyümesi üzerine itiş kakış yaşanırken, DSİ yetkilileri toplantıyı yarıda keserek salonu terk etti.
Bilgilendirme toplantısında köy Muhtarları ,Yaşam savunucuları ve yurttaşlar yaptıkları açıklamalarda , halkın böyle bir dere ıslahına onay vermeyeceğini vurguladı.
“Şu anda dereler tamamı bir yere kapandı yani cezaevini almış gibi sular ceza yapmış gibi ne cami istifade edebiliyor ne insan istifade edebilir”
Bu derede geçmişte yüzüp suyunu içtiklerini ve balık tuttuklarını vurgulayan Ulukent köyünden Mehmet Yazıcıoğlu , Burukent Köyü derelerin islaha ihtiyacı yoktur Islaha ihtiyacı olanlar bu projeyi yapan kurulum ve kuruluş ve insanların ve zaten kendi zaten doğal olarak islah etmiştir” dedi

“Taşkınlarla mücadele etmenin çok daha makul bilimsel ekolojik yöntemleri var”
Doğa temelli çözümlerin hayata geçirilmesini talep eden Arhavi’li yaşam savunucusu aktivist Nazlı Demet Uyanık, “ Arhavi’de taşkınlarla mücadele etmenin çok daha makul bilimsel ekolojik yolların olduğunu biliyoruz. Derelerimizin korunmasını köylerde eğer gerekli varsa gerekli alanlarda doğa temelli çözümlerin hayata geçirilmesini talep ediyoruz.
2024te Arhavi’nin doğa temelli çözümlerinin uygulandığı pilot bölge ilan edilmesini talebimizi Dünya Bankasına da önerdik. Arhavliler olarak Dünya Bankasından alınacak bu paranın Arhavinin pilot bölge ilan edilmesi bu projenin dünyadan güncel bilimsel doğal temelli uygulamalar örnek alınarak ekoloji hidroloji biyoloji ormancılık gibi disiplinler içindeki yerli ve yabancı uzmanlardan oluşan bir ekibin öncülüğünde yeniden revize edilmesini ve bu şekilde hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Yüzyıllardır bu dere akıyor dere . Bir arkadaşımız “bu dere aktı akan aktı dere benim aracıma benim yoluma evime zarar verdi” diyebilecek bir arkadaş varsa ben onu söylesin tartışalım görüşelim .Hani biz bu derede geçmişte yüzüyorduk , yüzüyorduk suyunu içiyorduk balık tutuyorduk tam huzur içindeydik.Şu anda dereler tamamı bir yere kapandı yani cezaevini almış gibi sular ceza yapmış gibi ne cami istifade edebiliyor ne insan istifade edebilir” dedi
“Ya bu devlet desin bu ara bizim bu köprünün ayakları niye havada kalıyor”
Söz alan Ulukent köyünden Şadi Yıldızcan , “Şimdi ben oraya gelmeden şunu belirteceğim arkadaşlar.Şu kabise deresi yukarı Kaba köprüsüne kadar 80 yıllardan bugüne kadar devlet su işleri bu dere üzerine dört sefer uygulama yaptı. 1’inci uygulama taş sedde sedde işi o zaman şubeydi bölge değildi şube olarak o işi yaptılar bitti. 2’incisi bir ihale yapıldı ihale neydi arkadaşlar 2 ve 6 ton arasında taşla istifli sedde yapılması istifli bar yapılması topuk ne olacak 15 metre suyun altına inilecek 15 metrede 3 metre eninde 15 metre derinliğinde ve 25 metre yüksekliğinde istifli taş yapılacak duba yapılacak bu yapılmadı Orada. Arhavililer bilir eskiler ben iki tonluk bir taş görmedim orada ben devlet işlerin işini yaptığım geçmişte orada bir iki tonluk taş bir tane de görmedim örnek oldu. Netice olarak tabii çok basit yapılmış o yer bozuldu tekrar yapıldı o yüklenici firma geldi oradaki taşlar toparladı yeniden düzeltti.
Şimdi arkadaşlar geçmiş yıllarda burada bir sel felaketi oldu Boğaziçi mahallesi sele maruz kaldı bu sele maruz kaldığı zaman bu mahalleden Boğaziçi Mahallesine su girmedi ta yukarıda köy hizmetleri şantiyesinin orada tahkimatlar yapılırken tamam mı suya gerekli yol verilmedi o su buraya girdi buraya geldi.
Şimdi arkadaşlar burada devlet su işlerinin çalışmasında kabaktan bu köprüye kadar bir yol çalışmasında derenin içinde büyük taşlar vardı hız kes taşlar vardı bunların komple toplandı komple toplandı.Şimdi buradan çıkınca bakın arkadaşımız demin Balıklıya gidiyor Balıklıya giderken Kava köprüsüne baksana arkadaşlar Kava köprüsünün ayakları havada. Ya bu devlet desin bu ara bizim bu köprünün ayakları niye havada kalıyor”

“Bu kanallarda dere hızlanacak bu nereye gidecek. Yıkabildiği yerde yıkacak yıkamadığı yerde taşacak çok büyük başka felaketler getirecek”
Toplantıda konuşan Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu dikkat çeken açıklamalarda bulundu:
Kurdoğlu , “Burada az önce de başlıklarda belirttiğiniz çevresel unsurlarla ilgili de sosyal konularla ilgili de yönetime ait tek bir kelam edilmemiştir bu projede
Bunun ne çevresel yönetimle ilgili bir mülahaza vardır ne sosyal yönetimiyle ilgili bu sadece başlıkta insanları ikna etmek için uygulanmıştır bunu zaman kamu kurumları yapmaktadır. Ama peşin peşin şunu söyleyeyim,yapılmış olan şu derelerin bu hale getirilmesi yani adı dere ıslahıydı şimdi taşkın kontrolü diye biraz daha hoşlaştırdılar.
Bu düzenlemenin anayasanın 43 anayasanın 56 anayasanın 168 maddeleriyle bile ta anayasaya karşı Su Orman Genel Müdürlüğünün görev ve yetkilerine baktığınız zaman teşkilat kanunu orada da buna aykırı bir sürü şey bulabilirsiniz manzara bulabilirsiniz.
Ama tabii bizde kurumlar arası herhangi bir değerlendirme olmadığı için herkes kendi işinden sorumlu. Şimdi bu çevresel ve sosyal yönetim planı olmayan şeyde yönetim belli amaçlara ulaşmak için insan para zaman teknoloji kaynaklarını planlayarak etkili biçimde kullanma sanatı ya da yöntemi. Bir dere yatağı kanala alındığı zaman aynı ıslak çevre uzunluğunda sadece alttaki sürtünmeden sürtünmenin azalmasıyla onu da 040 aldığımızda en az 4 katı hızı artıyor. Mesela burada böyle bir değerlendirme yok dere hızlanacak bu nereye gidecek. Yıkabildiği yerde yıkacak yıkamadığı yerde taşacak çok büyük başka felaketler getirecek.İşte Şadi abinin dediği gibi 3 senede 4 senede bir aşağıdan malzeme toplamak zorunda kalacaksınız” ifadelerini kullandı.
Başka bir yurttaş ise , “Yapılan çalışmalarda köy muhtarı ihtiyar heyeti vatandaş özellikle Balıklı bölgesinde biz orada bulunduğu halde Serkan Bey de yanımızda nereye yapılacağını nereye ne istendiğini vatandaşın onayıyla girildi yanlış mı” dedi

“Ankara’ dan Arhavi pek bilinmez”
Köylü bir yurttaş , “ Sizlerden ricam bu konuda doğal temelli ekolojik temelli çalışmaları öğrenin dünya genelinden ,Ülkenin kaynağı hepimiz in kaynağı sonuçta Dünya Bankası kredi veriyor bizler vatandaş olarak vergi ödüyoruz devletimizin milletimizin parası.Bu şekilde sizler de bilgi sahibi olun. Bu topraklara ekolojik ve bu topraklara uygun çalışmalar yapın . Ankara’ dan Arhavi pek bilinmez bu insanların kültürü köyü doğası deresi ihtiyaç olan yerler tabii ki var muhtarlarımız tabii ki biliyor gerekli yerler tabii ki var ama onlar sizin anlayışınızla olacak gibi değil bu topraklara uymuyor. Lütfen bilimsel çalışmalar yapın bunun kaynağı da var ve herkes mutlu olsun gelecek adına herkes bundan faydalansın” ifadelerini kullandı

