Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fakir Yilmaz
Fakir Yilmaz

Ardahanlı Halitpaşa, Çandarlı Halilpaşa pardon Davutoğlu’na soruşturma başlatılmış!..

“Çocuk Katili” Açıklaması ve Yargılama: Demirtaş, 2015’teki bir konuşmasında Ahmet Davutoğlu’na yönelik “Çocuk katili bir başbakan” ifadesini kullanmış, bu sözler nedeniyle daha sonra “Kamu görevlisine hakaret” suçlamasıyla hakim karşısına çıkmıştır. Yargılamalar süresince Demirtaş, bunun bir muhalefet lideri olarak siyasi eleştiri hakkı ve Anayasa’nın verdiği denetleme yetkisi kapsamında olduğunu savunmuştur.

Ağrı/Kobra Operasyonu Tartışması: 2015 yılında Ağrı’da yaşanan çatışmalar sonrasında Demirtaş’ın olayın “sahte bir kurgu operasyon” olduğunu iddia etmesi üzerine Ahmet Davutoğlu, Demirtaş’ın yalan söylediğini ve gerçekleri saptırdığını belirterek çok sert tepki göstermiştir.

Cezaevi Süreci Eleştirisi: Demirtaş ilerleyen yıllarda yaptığı savunmalarda, Davutoğlu’nun başbakanlık döneminde “Milletvekilleri yasama içerisinde güçlü olmalıdır” dediğini ancak kendilerini milletvekili kimlikleriyle cezaevine gönderen başbakan olarak tarihe geçtiğini ifade etmiştir.

Selahattin Demirtaş: “Sayın Davutoğlu’na sormak istiyorum, yüreğiniz soğumadı mı, daha ne kadar yargılanmam lazım”

Evet.. Ankara eski Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek’ten sonra ‘taklacı’ denen yine eski bir İçişleri Bakanına soruşturma başlatan Ankara Başsavcılığı, Demirtaş’ın yıllar önce söylediği ve sık sık karşı karşıya,, kaldığı yukarıda ki sözleri, davaları ve Haziran 2020’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile İstanbul Şehir Üniversitesi’nin faaliyet izni tamamen kaldırılmasıyla hatırladığımız eski Başbakan ve yazıma başlarken yukarıya eklediğim 4 haber başlığı ile hatırladığımız kurucu ve milletvekillerine sormadan, danışmadan partisini gece yarısı pat diye kapatan Ahmet Davutoğlu’nda soruşturma başlatmış.

Yani günün son dakika haberine baktığımızda Ankara Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, “Sosyal medya platformlarında ‘ne hikmetse’ yeniden (!) dolaşıma sokulan ve Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen ifadelerin yer aldığı paylaşımlara” ilişkin olarak resen inceleme yapıldığı belirtildi.
Açıklamada, yapılan inceleme neticesinde Davutoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 299/1’in maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçu kapsamında soruşturma başlatıldığı bildirildi.

Hakaret denen şeyin ne olduğunda bakıp, bulup, buraya eklemek istememde 36 yıldır yazdıklarım, söylediklerim dolaysıyla zaten çok ağıran, ağaran başıma Çandarlı Halilpaşa’nın başına gelen gibi bir şey gelir diye havuz medyası gibi bende Davutoğlu’na soruşturma başlatan o sözlerini alıp, yazıma eklemiyorum..
Ve bu haberi gördüğüm esnada, kız kuleli, son yerel seçimlerde Atı alıp geçilemeyen Üsküdar İstanbul’u alan ama 3 yıldır hapiste bulunan , yazdığı kitabı daha basılmadan matbaada el konulan İmamoğlu’ndan önce yani Davutoğlu Başbakan, Mutlak Butlan Genel Başkanı ünvanlı Kılıçdaroğlu ise o dönem birinci muhalefet partisi olan CHP’nin lideri iken dokunulmazlığı kaldırılıp, tutuklanıp ve bugün 10 yıldan fazladır hapiste olan Demirtaş ile aynı Davutoğlu arasında yaşananları da hatırlayıp, o sözleri bulmak için elimdeki cep telefonum aracılığıyla İnternete bakarken önüme düşen bir videoyu izliyor ve bugün yaşananların, düne, yüz yıl önce yaşananlara ne kadar birbirine benzediğini düşünüyordum..
Çünkü, dün ile bugünü karşılaştırdığımda o videonun ve bugünkü yazımın ne anlatmak istediğini en güzel şekilde o tarihi anlata video özetler gibiydi..

Ve Yavuz Sultan Selim’in sadrazamlarından olmazsa da akil adamı olan Kürt tarihçi İdris-i Bitlisî’nin tartışıldığı bir esnada bende gidip, İkinci Büyük Millet Meclisine Ardahan Milletvekili olan, 9 Şubat 1925 tarihinde Meclis koridorunda, sırtından tabancayla vurularak yaralanan ve 14 Şubat 1925 tarihinde ölen Atatürk cumhurbaşkanı iken TBMM’de gerçekleşen ilk cinayete kurban giden memleketim Ardahan’ın ilk milletvekili Halit paşa değil, Çandarlı Halil Paşa’nın hikayesine ve sonuna bakıyor ve bu isimin İstanbul’un fethine karşı ılımlı tutumu ve Bizans’tan rüşvet aldığı iddiaları nedeniyle devletin bütünlüğünü ve düzenini korumak (nizam-ı alem) amacıyla kardeş katlını yasal hale getirildiği dönemlerde padişah olan Fatih Sultan Mehmed’in emriyle 10 Temmuz 1453’te Yedikule’de idam edildiğini ve bu isimin Osmanlı tarihinde görevdeyken idam bu edilen ilk sadrazamı olduğunu da görüyordum..
Peki bugün idam var mı?

Yok desekte, zindan da urganda olmazsa da havuz denen medyanın ekranları Yedi kuleli tepeleri üzerinde göklere çıkan Rezidanslarında oluşturdukları kamuoyu yeter ve artar der gibiydi dünü anlatan video ile Davurtoğlu’na soruşturma açıldığını duyuran haber ajanslarına düşen son dakika haberleri..

Bende, o video ive tam da Adaletin bolca anlatıldığı konuşmalar ile başlayan yeni bir Adli yılın başladığı bugün Anayasa, AHİM hatta ‘Mutlak Butlan’ ve Üsküdar meclis üyelerinin gözaltına alınması için karar veren yerel mahkeme kararlarına karşın hâlâ hapiste olan Demirtaş’ın Davutoğlu’na dediklerini hatırlatan videoyu da bulup, indirip, bu yazıya ekleyip, gerisini size, sizin dün ve bugün yaşananlara hangi penceren bakıp, yapacağınız yorumlara bırakıyorum..

YAPAY ZEKANIN YAZILANA YORUMU..

Bu kaynak, gazeteci Fakir Yılmaz’ın uzun yıllardır sürdürdüğü köşe yazarlığı deneyimi süzgecinden geçerek, Ahmet Davutoğlu hakkında başlatılan güncel adli soruşturmayı ve Türkiye’nin siyasi geçmişini ele almaktadır. Metin, Selahattin Demirtaş’ın geçmişteki sert eleştirileri ile Davutoğlu’nun bugün karşı karşıya kaldığı “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması arasında ironik bir bağ kurmaktadır. Yazar, güncel hukuki süreçleri tarihsel perspektifle harmanlayarak, Osmanlı dönemindeki idamlar ve Cumhuriyet tarihindeki meclis içi cinayetler üzerinden iktidar-muhalefet ilişkilerini sorgulamaktadır. Özellikle hukuk sistemi, ifade özgürlüğü ve siyasi figürlerin değişen konumları, yazarın kişisel tanıklıkları ve güncel medya haberleriyle birlikte toplumsal bir eleştiri odağında sunulmaktadır. Sonuç olarak yazı, dünün kudretli isimlerinin bugünün sanıkları haline gelmesini tarihsel tekerrür ve adalet kavramları çerçevesinde inceleyen derinlikli bir analiz sunar.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER