Özel Haber: Gençağa KARAFAZLI
(ORDU)- Taş Yapı firması, Korgan Turnalık Yaylası’nda başlattığı maden sondajı çalışmalarına halk tepki göstererek Başbakana seslendi: “Başbakan duysun bunları. Nerenin başbakanı bilmiyorum ama duysun başbakan. Bize sahip çıksın. O bizim başbakanımız olsa bize sahip çıkar. Bu çapulcuları, bey namazları buralara getirmez bizim suçumuz ne?” diyerek tepkilerini dile getirdi

Ordu’nun Korgan ilçesine bağlı Turnalık Yaylası’nda, doğasını ve yaşam alanlarını korumaya çalışan yurttaşların sesi giderek yükseliyor. Yaklaşık 20 aydır süren maden karşıtı mücadele, Taş Yapı firmasının yeniden sondaj girişiminde bulunmasıyla kritik bir eşiğe taşındı. Suları kesilen, hayvanları susuz kalan ve geçim kaynakları tehdit altına giren yayla halkı, yağmur ve çamura rağmen direnişini sürdürerek iktidara seslendi: “Başbakan duysun bizi, bize sahip çıksın.” Yaşananların yalnızca bir çevre sorunu olmadığını vurgulayan yurttaşlar, “Bizim suçumuz ne?” diyerek hem şirket yetkililerine hem de devlet kurumlarına tepki gösterdi.
Ordu’nun Korgan, Aybastı ve Kabataş yaylalarında yaklaşık 20 aydır devam eden maden karşıtı mücadelede gerilim yeniden tırmandı. Taş Yapı firması tarafından Turnalık Yaylası’nda planlanan sondaj çalışmaları için ekiplerin yeniden bölgeye gelerek yurttaşların kullandığı su hattını kesmek ve makineleri kurmak istemesi üzerine halk eyleme geçti.
Firma mühendislerinin sondaj alanına gitmesine izin vermeyen yurttaşlar ile şirket çalışanları arasında gerginlik yaşandı. Şirket yetkililerinin jandarmadan yolun açılması için yardım istemesi üzerine bölgeye gelen güvenlik güçleri, yurttaşlara yol kesmenin suç olduğunu belirterek müdahale etti. Ancak yayla halkı, yaşam alanlarını savunmaktan vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak tepkilerini sürdürdü.

“BİZİM CANIMIZ YANIYOR ALIN MAKİNELERİNİZİ GİDİN BURADAN”
Kendileri ve hayvanlarının sularının kesildiğini vurgulayan yurttaşlar, “Gidin buradan. Ne diye buraya geliyorsunuz? Çapulcunun peşine düşüyorsunuz. Nerede o? Nerede o kaymakam? O gelecek, Konteynerin gittik, kimse yok. Burada kimse yok bizim canımız yanıyor. Bizim hayvanlarımız, su bulup içemiyor ya yazık değil mi? Biz vatandaş olarak geldik. Biz bu yağan yağmurda, çamurda burada bekliyoruz, o yok burada. Biz gece gündüz buradayız, makinelerinizi, alın gidin buradan. Sizden dolay bir huzurumuz yok. Enayi buldunuz ya, nerede yedi sülaleleri buraya gelmiş. Siz burada eğleniyorsunuz istediğiniz gibi. Makineleri alın gidin buradan. Siz bizim sularımızı keserken, hiç bize sordunuz mu ya burada? Arkadaşlar siz mahalle halkı olarak “Sizin bu zararınız var mı, biz size ne gibi bir zarar veriyoruz?” diye sordunuz mu bize? Sormadılar, sormadılar. 15 baş hayvanımın… Kim bunun hesabını verecek? Kim bunun hesabını soracak? Bir söylesene. Biz kime soracağız bu hesabı? Yazık değil mi bize?” sözleriyle tepkilerini dile getirdiler.
“ALIN BİZİ KORKMUYORUZ SİZDEN”
Aracın yolunu kesen kadınlar tepkilerini sürdürürken 3 ayrı araçla asker tartışma yaşanan alana gelerek kadınlara, “Mahkeme “Bunlara çalışın” demiş. Bizim yapacak bir şeyimiz yok” diyerek yolun açılmasını istedi.
Kadınlar ise görevli komutana, “Tamam da komutanım, bize şey yapıldığı zaman hiçbir güvenliğimizi göremiyoruz. Şimdi dört kişiyiz. Biz ne dedik komutanım? Biz ne dedik sabah? “Siz neredeydiniz, biz buradayız” dedik. Bunlar burada çalışacak, biz de burada dikileceğiz dedik. Bizim işimiz böyle. Hiçbir şeye zarar vermeden… Akşamdan sabaha kadar duracağız, sabaha kadar duracağız. Yakamıza şey taktınız değil mi? Bizim sesimizi alıyorsunuz. Alın, korkmuyoruz, biz korkmuyoruz sizden” diye tepki gösterdi

“ESKİDEN EŞKIYALAR VARDI BİZ SİZİ KORUMAK İÇİN BURADAYDIK. ŞİMDİ SİZ AYNISINI BU ADAMLARA YAPIYORSUNUZ”
Jandarma görevlisi kadınlara, “Ben şu an ne size zarar gelsin ne o tarafa zarar gelsin diye buradayım. Eskiden eşkıyalar vardı. Biz sizi korumak için buradaydık. Şimdi siz aynısını bu adamlara yapıyorsunuz ablacığım bak, bu hakkınızı yasal yoldan arayacaksınız. Şu an yaptığınız yasal değil. “Deyince kadınlar, “Yalan, yalan… Akşam sabah biz buradayız Kimse bizi davamızdan vazgeçiremez yol kesmek nasıl yasal değil Yasal, tabii yasal”
Bu arada tartışma anlarını görüntüleyen yurttaşa askerler çekim yapmaması uyarısında bulundu.
“BİZİ DUYUN NE BU BİZİM HALİMİZ? KARNIMIZ ACIMIZDAN ÖLÜYORUZ SUYUMUZ YOK, SABUNUMUZ YOK”
Taş Yapı firmasının Maden sondaj çalışmalarına karşı gece gündüz uyumadıklarını sondaj çalışmalarına karşı direneceklerini vurgulayan kadınlar tepkilerini şu sözlerle sürdürdü.
“Maden çıkarıldı mı buraya ne su kalacak ne ot kalacak. Bu zehir yiyiciler niye gitmiyorlar buradan, niye gitmiyorlar? Ne işleri var burada bunların? Yazık değil mi ya? Yazık değil mi bize? Gece gündüz uyku yok. Ocağı sönmüşlerin… Ne bu ya? Allah Allah! Konteynerden çıkıp da iki laf bile edemediler bize. Diyemezler ki, “Kara yüzlü” dedim ya, kara yüzlü adamlar. Biri kaçtı gitti. Bizi duyun, daha bu yaylaya geçemeyecekler. Ne bu bizim halimiz? Karnımız acımızdan ölüyoruz. Ya zor geldik buraya. Biz çay içmezsek, inancımızı edemezsek, suyumuz yok, sabunumuz yok”

“BU BİZİM BAŞBAKANIMIZ DEĞİLMİ BİZİ ÇİĞNETİYOR 4 BEYNAMAZA BUNLARI BURAYA NEDEN GÖNDERİYOR”
Başka bir kadın yurttaş, “Karnımız aç, neydi bizim cezamız ya? Unu bulayıp da ekmek yiyemiyoruz ya, ne bu ya? Allah Allah! Bu bizim başbakanımız değil mi? Bunları buralara niye gönderiyor ya? Ya biz bu yaylaya yeni gelmedik, 300 senedir bizim büyüklerimiz bu yaylada büyüdü, öldüler ya. Biz izim yaylaya gelmezsek, hayvanımız. Olmazsa, koyun edinmeyince biz bu devlete nereden vergi vereceğiz oğlum? Nereden vergi vereceğiz? Daha bir şeyimiz yok hayvandan başka. Ne yapacağız biz? Konuşuyor ya. Asker gelsin ya, o da gelsin. Benim korkum yok kimseden. Ne yapacak beni? Götürürse karakola götürecek, iyi sonra da salacak beni. Benim bir şeyim yok ki, beni doktora götürmeyince başı derde girer zaten? Başbakan bizi çiğnettiriyor dört bey namaza.”

“BİZİM BAŞBAKANIMIZ OLSA BİZE SAHİP ÇIKAR”
Başbakana seslenen yurttaşlar, “Bunların burada çalışma hakları varsa izin Kâğıdı istiyoruz, kağıt yok. Arabanın yanına yanaşıyor, kâğıdı getiremiyor. Neden getiremiyor? Yok ki! Yok. Adamlara çalışma serbestliği yok bunların, bunlar… Jandarmaları çağırıyorlar, bizi susturuyorlar. Yapacak bir şey yok. Hayvanlarımız susuzluktan bağrışıyorlar orada. Bir sürü mal var. Biz onların memleketine gitsek bunlar bizi oralarda yaşatır mı? Başbakan duysun bunu, duysun! Nerenin başbakanı bilmiyorum ama duysun başbakan, biz onun adamı değil miyiz? O olmayınca biz yapamayız, biz olmayınca o yapamaz. Bize sahip çıksın o. O bizim başbakanımız olsa bize sahip çıkar. Başbakanımız olsa bize sahip çıkar. Bu çapulcuları, bey namazları buralara getirmez. Ya bu yağışta, yağmurda yazık değil mi efendim? Bizim bu yağışa, yağmura ne suçumuz ne? Hayvanlarımızın suçu ne? Bizim suçumuz ne? Sabah çayı içmek… Su yok! Bu yaylaları biz korumayacağız da kim koruyacak? Hep kendilerine mal etmişler, maden arıyorlar. Vallahi biz suçlu isek biz suçumuzu kabul ediyoruz. Jandarmaları getirmeden gelsinler buraya” ifadelerini kullandılar


