Haber: Selda Karafazlı
Görüntü: Coşkun Özbucak
(ORDU) –CHP Ordu İl başkanı Bülent Akpinar ” “Uzun yılların verdiği pervasızlıkla ülkede ne adalet bıraktılar ne hukuk bıraktılar. Bugün, daha doğrusu perşembe günü açıklanan mutlak butlan kararıyla milletin iradesine, milletin teveccühüne bir kez daha gölge düşürüldü. Biz biliyoruz ki ayrışmadığımız sürece, birlikte oldukça bu iktidarı göndereceğiz. Artık ülkeyi yönetemiyorlar”
Ordu Demokrasi Platformu bileşenleri, CHP Genel Merkezi hakkında verilen “mutlak butlan” kararına tepki göstererek demokrasi mücadelesi çağrısında bulundu.
Köprübaşı Ceren Özdemir Meydanı’nda toplanan demokrasi güçleri, “Demokrasi ve halkın iradesine sahip çıkıyoruz” yazılı pankart açtı. Grup, “Susma, sustukça sıra sana gelecek” sloganları eşliğinde CHP İl Binası’na kadar yürüdü. Parti binası önünde CHP’liler tarafından karşılanan eyleme, çeşitli siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra Tüm Köy Sen Ordu Şubesi ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de destek verdi.

“Bunlar başaramadıkça milletin iradesini gasp etmeye çalışıyorlar”
CHP Ordu İl Başkanı Bülent Akpınar yaptığı konuşmada, ülkede hukuk ve adaletin büyük ölçüde tahrip edildiğini belirterek şunları söyledi:
“Uzun yılların verdiği pervasızlıkla ülkede ne adalet bıraktılar ne hukuk bıraktılar. Bugün, daha doğrusu perşembe günü açıklanan mutlak butlan kararıyla milletin iradesine, milletin teveccühüne bir kez daha gölge düşürüldü.Biz biliyoruz ki ayrışmadığımız sürece, birlikte oldukça bu iktidarı göndereceğiz. Artık ülkeyi yönetemiyorlar. Emeklinin sorununu çözemiyorlar. Eğitimde sorunlar gün geçtikçe büyüyor. Sağlık sektörü çökmüş durumda. Asgari ücretliler perişan, öğrencilerimiz okullarda musluklardan su içiyor. Bunları başaramadıkça, sorunları çözemedikçe milletin iradesini gasp etmeye çalışıyorlar. Ama şunu bilmiyorlar ki egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Millet de günü geldiğinde sandıkta bunun hesabını soracaktır.” Akpınar ayrıca, demokrasi ve hukuk adına destek veren tüm kurum ve yurttaşlara teşekkür etti.
“AKP iktidarı toplumsal meşruiyetini büyük ölçüde kaybetmiştir”
Demokrasi Platformu adına basın açıklamasını yapan Eğitim Sen Ordu Şube Başkanı Nursen Kaymaz ise iktidarın toplumsal sorunlara çözüm üretmek yerine baskı politikalarını artırdığını savundu.
Kaymaz açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “ AKP iktidarının toplumsal desteği giderek erimiş, baskı ve sefalet düzeni toplum nezdinde meşruiyetini büyük ölçüde kaybetmiştir.Yoksulluğun derinleştiği, emeğin değersizleştirildiği, gençlerin geleceksiz bırakıldığı bir dönemde iktidar; toplumsal sorunlara çözüm üretmek yerine baskıyı büyütmeyi tercih etmektedir.Muhalefeti susturmak, sendikaları etkisizleştirmek, gazetecileri korkutmak, üniversiteleri teslim almak ve sokaktaki itirazları bastırmak isteyen bir anlayışla karşı karşıyayız.Siyasette yenemediklerini kimi zaman kendi saflarına çekmeye çalışan, kimi zaman cezaevine gönderen, kimi zaman kayyumlarla etkisiz hale getirmeye çalışan bu anlayış; şimdi de topyekûn olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni hedef almaktadır.Halkın oyuyla ortaya çıkan siyasal iradeyi tartışmalı hale getirerek topluma şu mesajı vermek istiyorlar:
“Sandıktan ne sonuç çıkarsa çıksın son sözü biz söyleriz.”İşte kabul etmediğimiz tam da budur.Çünkü demokrasi sadece sandığa gitmek değildir.Demokrasi, halkın verdiği kararın tanınmasıdır.Demokrasi; hukukun iktidarın ihtiyaçlarına göre eğilip bükülmesi değildir.Demokrasi, farklı düşüncelerin özgürce yaşayabilmesidir” dedi

“faşizme karşı en geniş birlikteliği sağlamak, dayanışmayı büyütmek ve demokratik mücadeleyi kararlılıkla sürdürmek zorundayız”
Bu ülkede artık hiçbir kurumun tarafsızlığına ve hukuki güvencesine duyulan güven giderek kaybololduğunu belirten Kaymaz , “Bugün geldiğimiz noktada askeri darbe dönemlerinde sokaklarda yürütülen tankların yerini çevik kuvvet barikatları, sıkıyönetim mahkemelerinin yerini ise bağımlı ve siyasal kararlarla hareket eden mahkemeler almıştır.Ses çıkaran, yazan, çizen, düşünen herkes bu düzen için tehdit oluşturmaktadır.Yargıyı siyasetin aparatı haline getiren her gidişin toplumsal barışı da adalet duygusunu da yaraladığı görülmektedir.Bunun anlamı şudur:
Bu ülkede artık hiçbir kurumun tarafsızlığına ve hukuki güvencesine duyulan güven giderek kaybolmaktadır.Hiç kimse milyonlarca insanın iradesini yok sayamaz.
Hiç kimse hukuku siyasi hesapların aracı haline getiremez.Bizler bu ülkenin karanlığa teslim olmayacak ilerici, demokrat ve emekten yana güçleriyiz.Demokrasi olmadan hiçbirimiz nefes alamayız.Adaletin olmadığı yerde ekmeğimiz büyümez.Özgürlüğün olmadığı yerde umut yeşermez.Demokrasinin olmadığı yerde hiçbir halk onurlu yaşayamaz.Bu nedenle bugün verdiğimiz mücadele yalnızca bugünün değil, yarının da mücadelesidir.Bu mücadele çocuklarımızın nasıl bir ülkede yaşayacağının mücadelesidir.Bu mücadele korkunun mu yoksa özgürlüğün mü egemen olacağının mücadelesidir.Bugün faşizme karşı en geniş birlikteliği sağlamak, dayanışmayı büyütmek ve demokratik mücadeleyi kararlılıkla sürdürmek zorundayız.Kahrolsun faşizm.Yaşasın mücadelemiz.” ifadelerini kullandı.

