“205 Bin Çay üreticisinin Gözü Hukümetin açıklayacağı Fiyatta Hopa Ziraat odası “46 TL’nin Altı İhanettir”
Haber:Atakan Asılbay
(ARTVİN)- Hopa-Kemalpaşa Ziraat odası başkanı Olcay Muti , “Çay üreticileri ve Ziraat odası 2026 yılı yaş çay maliyet çalışmasına göre; gübre, işçilik, bakım, hasat, taşıma ve üretici emeği dahil olmak üzere bir dekar çay üretiminin toplam maliyeti 75.000 TL’ye ulaşmıştır.Üreticilerimizin ortak talebi nettir: Yaş çay taban fiyatı en az 41 TL + 5 TL destekleme (toplam 46 TL) seviyesinde olmalıdır” dedi
Rize, Trabzon, Giresun ve Artvin’de yaklaşık 205 bin üreticinin geçim kaynağı olan yaş çayda fiyat tartışması, hasat öncesi bölgenin en önemli gündemi haline geldi. Artan üretim maliyetleri karşısında açıklanacak fiyat merakla beklenirken, Hopa–Kemalpaşa Ziraat Odası 2026 yılı için desteklemeyle birlikte kilogram başına 46 TL talep etti.

Hopa Belediye Parkı’nda bir araya gelen çay üreticileri ve ziraat odası temsilcileri, düzenledikleri kitlesel basın açıklamasıyla taleplerini kamuoyuna duyurdu. Açıklamaya Cumhuriyet Halk Partisi ilçe teşkilatı ile Hopa Belediye Başkanı Utku Cihan de destek verdi. Üretim maliyetlerini gösteren pankartların açıldığı açıklamayı, Ziraat Odası Başkanı Olcay Muti okudu.
“Açıkladığımız fiyatların altında çay fiyatı belirlemek patronların sırtını sıvazlamak üreticiye ise ihanet etmektir”
Muti , “Hopa–Kemalpaşa Ziraat Odası olarak 2026 yılı yaş çay hasat sezonu öncesinde üreticilerimizin içinde bulunduğu tabloyu kamuoyuyla paylaşmak zorundayız.
Yaptığımız maliyet çalışmasına göre; gübre, işçilik, bakım, hasat, taşıma ve üretici emeği dahil olmak üzere bir dekar çay üretiminin toplam maliyeti 75.000 TL’ye ulaşmıştır. Dekar başına ortalama 1.800 kg yaş çay yaprağı alındığı dikkate alındığında, 1 kg yaş çayın maliyeti 41,66 TL olarak ortaya çıkmaktadır.
Üreticilerimizin ortak talebi nettir:
Yaş çay taban fiyatı en az 41 TL + 5 TL destekleme (toplam 46 TL) seviyesinde olmalıdır.
Artan girdi maliyetleri üreticiyi ciddi şekilde zorlamaktadır. Gübre fiyatları sürekli yükselmekte, işçilik ve taşıma giderleri her geçen yıl artmaktadır. Üretici çoğu zaman girdileri borçla temin etmekte ve hasat sonrasında belirsiz fiyatlarla borcunu kapatmaya çalışmaktadır. Bu durum üretimi sürdürülemez hale getirmektedir. Çay üreticisi her sezon biraz daha yoksullaşmaktadır.
Bu fiyatların altında çay fiyatı belirlemek patronların sırtını sıvazlamak üreticiye ise ihanet etmektir” dedi

“Devletin sorumluluğu, üreticinin insanca yaşam koşularında hayatını sürdüreceği bir fiyat belirmelidir”
Çay üretimi sadece ekonomik bir faaliyet olmadığını , Doğu Karadeniz’in yaşam biçimi olduğunu vurgulayan Muti , “Öte yandan kota ve kontenjan uygulamaları üreticiyi özel sektöre mahkûm etmekte, düşük fiyatlarla satış yapmaya zorlamaktadır. Özel sektörün denetimsizliği kota ve kontenjan uygulamaları ile birlikte vahşi bir hale gelerek, üreticinin ürününü yok fiyatına satmasına neden oluyor. Geçtiğimiz yıllarda üreticinin ürününü taban fiyatın çok altında satmak zorunda kaldığı örnekler hâlâ hafızalardadır.
Bugün devletin sorumluluğu, üreticinin insanca yaşam koşularında hayatını sürdüreceği bir fiyat belirlerken, toprak sağlığını gözetecek, ekolojik tahribata yol açmayacak tarım politikaları üretmektir.
özel sektöre devlet fiyatının altına fiyat veremeyecek yaptırımlar getirmek yine devletin sorumluluğundadır.
Çay üretimi sadece ekonomik bir faaliyet değil, Doğu Karadeniz’in yaşam biçimidir. Üreticinin ayakta kalması; bölgenin sosyal ve ekonomik yapısının korunması anlamına gelmektedir.
Bu nedenle çağrımız nettir:
Yaş çay taban fiyatı maliyetin altında olmayacak şekilde belirlenmelidir.
Destekleme ödemeleri artırılmalı ve zamanında yapılmalıdır.
Kota kaldırılmalı ve kontenjan uygulamaları üreticiyi mağdur etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.
Toprak sağlığı ve ekolojik yıkım gözetilerek
tarımda planlı ve sürdürülebilir politikalar hayata geçirilmelidir” ifadelerine yer verdi.

