‘Su uyur, düşman uyumaz’ diye bildiğimiz deyimi hatırlatan Hamas’ın vahşice saldırısı ve vahşice cevap aldığı İsrail’de yaşananlara bakmadan önce bu deyimin yanlış söylendiği doğrusunun ‘Sü uyur, düşman uyumaz..’ oluğunu yani burada geçen ‘Su’ kelimesi olarak geçen sözün aslının ‘Sü’ yani ‘Asker’ demek olduğunu belirten açıklamaya bakarken Askerin adının da polis, mitçi bekçiden çok Güvenlik Gücü olduğu bir zamanda büyük bölümü İsrail adını alan Filistin toraklarında patlayan füzelerle ölen insan sayısının her geçen dakika artığını haber alıyorduk.
Birçok insan gibi benimde şok olduğum ve ‘neler oluyor?’ diye merak edip, bu yaşananların altında yatan nedenleri kendimce araştırmaya çalışırken ‘MEMLEKETİM ARDAHAN’A SINIR OLAN GÜRCİSTAN’DA DENEN, UKRAYNA’DAN ATEŞLENEN, KARABAĞ’DA YAŞANANLAR, IRAK ve SURİYE’DE DEVAM EDEN, ORADAN DA UNUTULAN ARAP BAHARI’ININ MERKEZİ İSRAİL’E UZANAN KANLI GELİŞMELER…’ diye bir mesajla kendimce durumu değerlendirip, okur ve takipçilerimle bu yaşananlara ilk bakışımı anlatmaya çalışıyordum.
Evet, bir yandan Tempo TV’de yayınlanan tv programımız GAZETECİLERLE GÜNDEM’e yetişme telaşı, diğer yandan dostlardan aldığım düğün ve diğer davetlere cevap vermeye çalışırken öte yandan başta CHP’nin İstanbul kongresi olmak üzere siyasi gelişmeleri takip ederken memleketim Ardahan’da yaşananlardan da geri kalmamaya gayret ettiğim bir pazar gününde aldığım yol boyunca gerek X Twittirda gerekse yazar, çizer ve uzmanların yazdıklarında, söylediklerinde İsrail’de yaşananları anlamaya, algılamaya çalışıyordum.
Tabi bu arada bunca ekonomik krize rağmen ve hazinede kalmadığı söylenen dolarlar, eroularla, havalanan ve Irak ile Suriye’deki hedefleri bombaladığını belirtip, İstanbul ve Kocaeli başta olmak üzere ülke içinde birçok kişiyi gözaltına alan HDP ağırlıklı, operasyonların yanında firari suçlular, uyuşturuculara yönelik operasyonların da ekonomik ve birçok iç sorununla hızla değişen, kana ve göz yaşına boğulan gündemin gölgesi ve toz duman arasında acaba unutturulup, kaybettirilmeye çalışıldığını düşünmüyor değildim..
Evet, bir önceki bakan Soylu’nun sınır ötesinden ülke içine kadar sızan ve istenmeyen tatsız olaylara imza atan PKK’lı militanlara yönelik ‘nasıl geldiler?’ sorusuna ‘Uçarak’ derken bir çoğumuzun inanmadığı hatta dalga geçtiği paramotorlerin kullanıldığını da gördüğümüz Hamaslı teröristlerin vahşi saldırısı ardından aynı cevapla karşı atağa geçen İsrail’i izlerken iç politika da yani ülkenin muhalefetin siyasi yakasında da bir sürpriz yaşandığını ve CHP Genel Merkezinin değil, değişimden yana olanların seçimi kazandığı şokunun yaşandığına şahit oluyorduk.
Kısacası geride kalırken tüm dünyayı ve iç siyaseti şoke eden son olağanüstü bir 24 saati yaşarken ‘neyi, hangi konuyu nasıl bir bakışla değerlendirmek gerekir?’ diye düşünerek sözde tatil gününü bitirirken uyuya kalıp, gece yarısı uyanarak, alelacele e-gazeteleri yaparken gelen onca mesajın arasında yazımıza başlık olan başlığın her şeyi anlattığını ve daha çok uzatmadan haftaya böyle şaşkın bir yazıyla yine de ‘merhaba’ demek gerekir diyerek noktayı koymaktaydım.

YORUMLAR