[16:54, 04.04.2025] Genç Ağa: Olaylar öylesine hızlı ve çokça gelişiyor ki gündemi takip etmekte zorlanıyoruz..
C. İttifakı, Kürt açılımında Bahçeli öncülüğünde hani ‘..eniştem beni niye öptü’ örneği bir gelişme yaşadık.
Ben bu gelişmenin de dış konjonktürle ilgili olduğunu düşünüyorum.
Çünkü, Suriye denklemi, ABD’nin varlığı ve Kürtlerle olan bağdaşıklığı bağlamında, sorun zaten artık bir Türkiye sorunu olmaktan çıkmıştı..
Ki bu sorunun nereye verileceği konusu, her bir siyasi aktörün kendi penceresinden değerlendirmesi, farklı sonuçlara çıkıyor..
Asıl sorun ve gelişme, CHP ile başlayan ve CHP’yi de aşan sokak hareketliliği üzerinden bakalım..
Evet, Erdoğan tek adam iktidarı, bir yandan Kürt’lerle barışma görüşmeleri yürütürken, toplumu kıskaca alıp özgürlükleri kısıtlarken, diğer yandan ana muhalefeti kriminalize etme çabalarına da hızla devam etmektedir..
Esenyurt belediyesi ile başlayan ve İmamoğlu ‘nun tutuklanmasına giden hızlı süreç;
Neden böyle oldu, bunları neden yaşadık, yaşatıldı..gibi soruları sordurtacak nitelikte..
Dışarıda, Erdoğan çok rahat olmasa da, dünyanın ‘otoriter’ bir sisteme doğru evrildiği bu süreç, bir anlamda da Erdoğan’ın elini rahatlattığını düşünüyorum.
Tramp’ın Avrupa’yı da zor duruma sokacak tavır ve söylemleri, Türkiye’yi Avrupa’ya yakınlaştıran(askeri anlamda) realiteyle karşıkarşıyayız.
Bu durum Erdoğan’ın elini güçlendirmektedir.
Çünkü, Avrupa artık ilişki geliştirirken ülkelerin ‘demokratik’ olup olmamalarını dikkate almamaktadırlar..
Sokak hareketleri de ‘homojen’ bir kitlenin tepkisi değil zaten..
Ana aktör CHP olmakla birlikte;
Zafer ve İyi partisi taraftarları var..
İrili ufaklı Sosyalist partiler var..
Öğrenciler var…
Şimdi bunların tek ortak noktaları, C. İttifakı ve ona olan tepkileri..
Ama bu kitlenin her birinin talepleri farklı..
Zafer partisi, liderlerinin tutuklanmasına olan tepkilerini, Erdoğan’a yönlendirmekteler..
İyi parti, genel olarak süreci eleştirirken, sokağa çok kitlesel katılmamakta..
Öğrenciler ise, öğrenimin dincileştirilmesi, seküler öğrencilere yapılan baskı ve yıldırmalar;
Özetle, gelecek kaygısı ve özgürlük alanlarının kısıtlanmasına karşı tepkilerini dile getiriyorlar..
Peki bu bütünlüklü bir Siyasal hareket mi yoksa Sosyal bir hareket mi..?
Bana göre bu, belli bir Lideri olmayan Sosyal bir harekettir..
Peki siyasal bir harekete evrilir mi..?
Sokak hareketliliği süreklileştirilebilirse, elbette..
Ama CHP, sokak tepkisini kendi istediği mecraya doğru sürüklerse sönümleneceğinden eminim..
Ancak gençlik, ana muhalefeti takmaz kendi hareketliliğini, canlılığını sürdürebilir, süreklileştirebilirse, işte o zaman “her şey çok güzel olacak”..
Ve kitleleri de peşine takıp, hatta süreci siyasallaştırılabilirse, iktidar da gidecek, Türkiye özgürleşecek..
Bence işin özeti budur..
Mücadele ve Sevgiyle kalın..
[16:55, 04.04.2025] Genç Ağa: Buda recep
Fahişelik ya da Orospuluk..!
En çok bilinen tanımıyla, ‘kadının ya da erkeğin para karşılığında kendini başkalarına satmasıdır..’
Bunu yapan kadın seks işçisine ‘fahişe’, erkek seks işçisine ise ‘jigolo’ denir..
Hiçbir insan kendini isteyerek ve gönülden satmaz..biliyor ve tahmin ediyorum ki, bu insanlar yalnız kaldıklarında içleri kan ağlar..
‘Seks işçiliği’, yapılabilecek en zor ve ağır işçiliktir..
O işin, bireysel ilişki bazında çirkinliklerine ve açmazlarına değinmiyorum bile..
Geçmişten günümüze kadar gelen en eski işçiliklerden olduğu da ayrı bir gerçekliktir..
Esas ‘fahişelik ya da orospuluk’ nedir biliyor musunuz..?
‘İnsanların hayatlarını bilmeden, onları aşağılamak ve yargılamaktır’..
Toplumda bu terimlerin başka karşılıkları da var;
* Verilen bir sözün yerine getirilmemesi, samimiyetsizlik..
* Dost ve arkadaşlarının arkasından ileri/geri konuşmak..
* Yine dost ve arkadaşlarını, menfaatleri için satmak/kazıklamak..
* Kendi çıkarlarını, toplumsal çıkarların üstünde tutmak..
Toplum, bu tür kişileri ne de güzel betimliyor değil mi..?
Bence de, asıl ‘fahişelik/orospuluk’ un tam da karşılığı bunlardır..
Bir de siyasi ‘orospuluk’ lar vardır.
Durduğu yeri, düşüncelerini, ‘üç’ kuruşa satmak, maddiyat ya da kariyer uğruna aniden yer değiştirmek..!
Bu da toplumda en çok karşılaşılan, görülen davranış şeklidir..
Her ne kadar genel olarak yadırgansa da, karşılaştığımız en yaygın davranış şeklidir..
Şimdi, geçinmek, çocuklarının karnını doyurabilmek veya bir zorunluluk gereği yapılan seks işçiliği ile;
Bilerek ve isteyerek, başkalarının sırtına basarak, kendi bireysel menfaatleri için yapılan iş bakımından..
Hangisi daha onurlu, vicdani ve insani olduğunu sizlerin takdirine bırakıyorum..
Kimse, bedenini zorunlu kalmadıkça satışa çıkarmaz ama kendi konfor ve geleceği için en yakın dostlarına bile sırt çevirerek dönmek, kazıklamak bence en büyük orospuluktur..!
YORUMLAR