Şu benim de içinde bulunduğum İstanbul’u Seçim2024’te amiral gemisi yapmaya hazırlanan cumhur ittifakının baş partisi AK Partisinin İstanbul’un İBB’si başta olmak üzere 39 ilçesinde aday göstereceği isimleri belirleme çalışmalar aralıksız sürerken İBB’yi elinde tutmaya çalışan CHP’nin Ankara, İstanbul, Bolu gibi kentlerin yanı sıra Fatih ve Pendik ilçelerinde gösterdiği adayları belli oldu.
Elinde bulundurduğu İstanbul gibi bir şehrin avantajı ile sadece İstanbul ile kalmayıp, ülke siyasetinde yön vermeye çalışan Trabzonlu Ekrem İmamoğlu’nun kendisini burada tutacak olan adayları da organize ederken benden beter mikro milliyetçilik oynadığını gözlemlerken aynı İmamoğlu’nun Esenler, Sultangazi, Beyoğlu, Beykoz, Sultanbeyli ve buna benzer ilçelerde değil belediye başkanlığını almak (ki alınca daha güzel olacak) bugüne kadar alınan oyları en azında yüzde 40, 50, 60 arttıracak adaylarla yola çıkmaktır.
Bunu da benim gibi hemşo deyip, deyip asıl kazığı hemşodan yemeden Esenler’de, Çekmeköy’de, Sarıgaziyi yutan Sancaktepe’de, Gazi mahallesini eriten Sultangazi’de hemşeherin Erdoğan’ın bakanları misali yanında çalıştırdığın ve Fatih, Pendik’te aday gösterilen müdürlerle değil, ‘Ben aday gösterilersem maddi, manevi, siyasi, hemşo gücümle tabanın desteğiyle kazanırım.. Kazanmazsam da bugüne kadar yapılan seçimlerde alınmış olan mevcut oyu en azında % 90’a çıkarırım’ diyenleri aday göstermek gerek desekte ‘Beykoz’da olduğu gibi Esenler’de de Cemal Kaya gibi hemşerinle seçim alma hesapları mı yaparsın?’ diye sorarım.
Bilmem ama bir önceki ‘İmamoğlu Çetin Adamlarla Ancak Kazanır’ başlıklı yazımda anlatmaya çalıştığım gibi İstanbul Çekmeköy’de seçimi çekip, alacak, sürükleyecek, oyları artıracak Çetin adaylara ihtiyaç duyduğunu unutursan ve dostça anlatmak istediğim sezgilerimi duyan ve ‘Ölü yerde adayım’ diyen sağlarla, Sezginlerle, Altınarıklarla seçimi almak, oyları arttırmak varken yanlış yapmamak gerek..

YORUMLAR