Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İyi Partili Türkoğlu “Allah’ın peygambere vermediği bütün yetkileri bu iktidar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verdi.”

Tirebolu Sekü Köyü’nde AKP’li Cantürk Alagöz’e ait maden çalışmalarına karşı

Haber:Bariş Tüysüz

Kamera:Gençağa Karafazlı

İYİ Parti Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz başkanlığındaki parti heyeti, AKP’li Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’e ait maden çalışmalarını günlerdir protesto eden Tirebolu’ya Sekü Köyü sakinleriyle bir araya geldi.

Ziyarette Hüseyin Raşit Yılmaz’a İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Ünzile Yüksel ve İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de eşlik etti.

Heyet, programına ilk olarak Tirebolu Belediye Başkanı Bülent Kara’yı makamında ziyaret ederek başladı. Ardından Tirebolu Kaymakamı Muhammed Lütfi Kotan ile görüşen heyet, köylülerin maden arama faaliyetlerine ilişkin endişelerini iletti. Kaymakamlık ziyaretinin ardından Sekü Köyü’ne geçen heyet, burada toplanan vatandaşlarla görüşerek sorunlarını dinledi.

İyi Parti heyetine ,AKP Giresun Milletvekili Nazım Elmas’ın elinden mikrofonu alarak protesto eden Sekü’lü yurttaş Hasan Ayaz isimli yurttaş, “Korkmuyorum kimseden. Herkesi seviyorum ama ben hakkımı AK Parti’ye yedirmem. Ben AK Parti’ye oy verdim! Bir daha da yok. Ben bundan sonra Komünistim. Benim bir cezam varsa versinler, çekmeye razıyım. Köyüm için 10 yıl yatmaya hazırım” sözleri görüşmede damgasını vurdu

“Masaya yumruğu da vururuz, kalın kafalıların kafasını da vururuz”

İYİ Parti Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz:

Burada bir irade göstermeye geldik. O irade şudur: Biz siyaset diye millet namına yaptığımız koşturmacayı ala göz için, kara göz için yapmıyoruz, milletimizin gözüne rahat bakmak için yapıyoruz.
Dolayısıyla şunda sizi temin ederim; lütfen kendinizi yalnız hissetmeyiniz. Burada herhangi bir rozetle konuşmuyorum, sizin bir evladınız, kardeşiniz olarak da konuşuyorum. 30 tane milletvekilimiz var İYİ Parti grubu olarak parlamentoda. Bilin ki Sekü’nün, Tirebolu’nun, Giresun’un, bu dağların Meclis’te 30 tane milletvekili var. Dolayısıyla siz ne isterseniz Meclis’te onun sesi duyulacak. Bundan emin olun lütfen.

(Dinleyicilerden biri: ‘Masaya yumruğunuzu vurun!’) deyince Yılmaz , “Masaya yumruğu da vururuz, kalın kafalıların kafasını da vururuz Allah nasip ederse, hiç sıkıntı yok” dedi

“Allah’ın peygambere vermediği bütün yetkileri bu iktidar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verdi.”

İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu:

“Ne zamandır kamuoyuna da yansıyan; vermiş olduğunuz toprağınıza, taşınıza, fındığınıza, Harşit’e, suyunuza, ekmeğinize bir sahip olma mücadelesi var. Biz bugün buraya hem hususen sizi dinlemek hem bu dinlediklerimizle birlikte hem Genel Merkezimizi hem Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gündeme taşımak, kamuoyu oluşturmak; gerekiyorsa soru önergeleri, araştırma önergeleriyle Meclis gündemine taşımak; bunları Adalet Bakanlığı nezdinde konuşmak, baskı yapmak, kamuoyu oluşturmak adına Türkçesi sizin yanınızda, sizin bu mücadelenizin, haklı mücadelenizin yanında olduğumuzu belirtmek üzere geldik.

Vahşi madencilikle birlikte bu memleketin cennet gibi yerlerinin; bir yaşam düzeninizin, kültürünüzün, geleneğinizin, ekonominizin bozulmamasıyla alakalı mücadelenizin yanında olmak üzere buradayız.

Hiçbir şey olmayacak”, “bununla birlikte burada işte ekonomi canlanacak, iş olacak, güç olacak” Bu tabii bu işin oltaya takılan balık kısımları. Bunun örneklerini Türkiye’de yüzlerce kez yaşadık. Bunun benzerini Kaz Dağları’nda yaşadık, bunun benzerini İliç’te yaşadık. Ne olması lazım? Yani iş işten geçtikten sonra mı çıkıp da çetele tutacağız? Öyle bir dünya yok.
Burada apaçık ÇED raporunun usulsüzlüğüyle alakalı bir iptal var. Ama bu iktidarda sürekli gördüğümüz bir oyun var. Yerel iradeyi, halkın iradesini, yerel yönetimlerin, belediyelerin, belediye meclislerinin iradesini sürekli baypas eden bir Çevre ve Şehircilik Bakanlığı var. Ve onun buradaki Çevre İl Müdürlüğü var. İş oradan yürüyor değil mi?
Şimdi bakın, geçtiğimiz sene yaz tatiline girmeden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetkileriyle alakalı bir kanun teklifi geldi yeni. Şimdi tek tek anlatmayayım da, neredeyse Allah’ın peygambere vermediği bütün yetkileri bu iktidar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verdi. Aslında senin evin senin evin değil artık. Senin tarlan senin tarlan değil. Tapunun da güvenliği kalmadı, hepsine bir kılıf bulunuyor, uyduruyor, yapıyor.

İstemiyoruz kardeşim! Ya istiyorsanız ‘istiyoruz’ deyin, istemiyorsanız ‘istemiyoruz’ diyoruz. Ben istemiyorsam bunu veremezsin. Bütün bu Giresun’un tamamının, Ordu’nun toplam %85’inin maden arama ruhsatları verilmiş ya! Tapuyu verin bari! Memleketin tapusunu verin! Yani 20 yıl öncesine kadar toplamda 5.000’e yakın ruhsat vardı, şimdi 300.000’in üzerinde ruhsat dağıttı bu iktidar eşe, dosta, yandaşa… Malum büyük patronların, ‘Beşli Çete’nin, sarayın, yandaşın… Hep bu bunların işleri kardeşim. Onlar için sabaha kadar durup o kanunu geçirdiler.” ifadelerini kullandı.

“Biz çocuk muyuz? 63 yaşında adamım, bizi Kandırdılar”

Direnişte olan yurttaşlardan biri sularının pis aktığını belirterek, “Bize askerimiz, komutanlarımız burada söz verdi ki bize şöyle dedi; ‘Biz de buradayız, hiçbir şey yapmayacağız. Yeter ki o buraya kadar geçsin’ dendi. Biz o gün burada kandıran asker oldu. Biz buna üzülüyoruz. O sondaj makinelerini getirdiler oraya. Biz çocuk muyuz? 63 yaşında adamım, bizi askerimiz kandırdı. Bu köylüye niye eziyet yaptılar? Bahçeme gübre götüremiyorum. Şu an suyumu içemiyorum. Asker gelsin gübremi bahçemin içine taşısın. Bize zulüm yapan asker gelsin, bizim suyumuzu versin şimdi” diye tepki gösterdi.

Hasan Ayaz “Artık Komünist Oldum”
AKP Giresun Milletvekili Nazım Elmas’ın elinden mikrofonu alarak protesto eden Sekü’lü yurttaş Hasan Ayaz isimli yurttaş, “Bizim asıl derdimiz maden. Ama biz çok şanslı bir köyüz yani bana soruyorsan. Bizim aşağıda yukarıda maden var. Biz derdimizi anlatamıyoruz ki. Bizim aşağıda satıldı köyün yarısı, aşağıda taş ocağı kütür kütür çalışıyor. 10 sene sonra çalıştığında köy aşağı gelecek. AFAD ile devletimiz bizi aramaya gelecek. Su yok, bir şey yok. Köye maden geldi biz kaldık arada. Biz ne yapacağız? Biz derdimizi söylüyoruz, bizi dinlemiyor, siyaset yapıyor; ondan bundan konuşuyor. O zaman bizi kızdırıyorlar. Bu doğayı Allah verdi, bu dağları koruyalım diye mi yarattı? Koruyamıyoruz, ne olacak şimdi? Ondan sonra kızıyor diyorlar bana. Tabii kızarım. Ben köylüm için varım. Ne yaparlarsa yapsınlar. Korkmam kimseden! Herkes arkamda, yine olsa yaparım. Korkmuyorum kimseden. Herkesi seviyorum ama ben hakkımı AK Parti’ye yedirmem. Ben AK Parti’ye oy verdim! Bir daha da yok. Ben bundan sonra Komünistim. Benim bir cezam varsa versinler, çekmeye razıyım. Köyüm için 10 yıl yatmaya hazırım” diye konuştu.
‘Bu Şirket Buradan Defolup gidene Kadar Bu Ateş Hiç Sönmeyecek”‘
Köylülerden Mesut Yılmaz ise 13 gündür mücadele ettiklerini belirterek, kimsenin kendilerini dinlemediğini söyledi. Yılmaz, “Biz de bu haklı savaşı kazandığımıza dair belgelerimizle bu makinelerin önüne geçtik ama durduramadık. Devletimiz kendi jandarmamızla, askerimizle beraber önümüze set kurarak gecenin bir vakti durdurmaya çalıştığımız bu makineyi, tepeye çıkardılar. Biz tepeye çıktığı günden itibaren bir ateş yaktık, yaklaşık 8 gündür de bu ateş yanıyor. Bu makine buradan gitmeden de bu ateş sönmeyecek. Önce ateşimiz tepede makinenin yanında yanıyordu. Oradan ‘Orman bölgesi, burada tehlike altındasınız’ diye bizi aşağı indirdiler. Ben Trabzon’dan işimi gücümü bıraktım geldim. Gelin virajda hep beraber bu ateşi yakalım. Sesim çıkana kadar bağıracağım. Öyle bir bağıracağım ki dünyanın öbür ucundan duyacaklar beni. Bu ateş sönmeyecek” diye konuştu.
“Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün arkadan dolanıp başka bir evrak tanzim etti”

Parti heyeti daha sonra sondaj çalışmalarının yürütüldüğü noktaya çıkarak incelemelerde bulundu. Heyet, 1019 metre rakımda bulunan sahaya jandarma eşliğinde çıktı.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, sondaj alanında yaptığı açıklamada da yürütülen çalışmanın hukuki tartışmalar barındırdığını belirterek, “Şu an Giresun ilinin Tirebolu ilçesinin Sekü Köyü’nün tepesindeyiz. Yaklaşık 1019 metre rakımdayız. Burada bir süredir jandarma çemberiyle bir sondaj faaliyeti yürütülüyor. Alagöz Madenciliğe ait bir sondaj makinesi burada. ÇED raporu net olmasına rağmen, mahkeme de burada bir yürütmeyi durdurma vermesine rağmen, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün arkadan dolanıp başka bir evrak tanzim etmesi neticesinde bir faaliyet yürütülüyor” dedi.

Halka Diyorlar ki “Biz bu ülkenin bütün nimetlerini hiçbir kurala, kaideye, kanuna, hukuka bağlı kalmadan istediğimiz gibi kullanırız”

İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu: Üç gün önce söz verdikleri halde, ‘Köylünün rızası olmadığı takdirde hiçbir şekilde bu makineyi, sondaj makinesini yukarıya çıkarmayacağız’ dedikleri halde, Sekülüler’in tepkilerini yumuşattıktan sonra bir oldu bitiyle burada fiilen maden sondajlarıyla alakalı iş ve işlemleri başlatmışlar. Gerek kolluk kuvvetlerinin gerekse yerel idarecilerin sözleri yerde kalmış, devletin sözü yerde kalmış; Sekülüler’i bir şekilde aldatmışlar.

Burada olan hadise şu: Ortada köylüye sorulmadan nasıl çıktığı belli olmayan bir ÇED raporu var. ÇED raporunun iptal edilmesine karşın mahkeme kararıyla uygulanmaması var. O mahkeme kararının yok sayılması var. Velhasıl, yani Sayın Alagöz ve onun şirketi istiyor diye burada kanun tanınmamış. Buranın halkı Sekülüler, Tirebolulular, onların tepkisi yok sayılmış. Mahkeme kararları yerle bir edilmiş. Yani burada kanun tanınmıyor.

Ben buradan iki bakanlığa 1019 metre rakımdan sesleniyorum. Harşit Vadisi’ni, Sekülüler’i, Tireboluluları ve buradaki tarımı, fındığı, buranın suyunu, toprağını tehlikeye atacak olan bu maden arama faaliyeti ve gelecekteki endişelerimizle alakalı topyekûn Sekülüler’in, Tireboluluların itiraz etmesi, tavrı, mahkeme kararları… Sayın Adalet Bakanı, burada tanınmıyor. Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanı, burada tanınmıyor ve uygulanmıyor.

O nedenle bu konunun tabii ki biz İyi Parti olarak teşkilatlarımızla, Meclis grubumuzla takipçisi olacağız, soracağız. Memleketin her yerini zaten bu vahşi madencilikle katlettiniz. Allah’ın bu millete lütfettiği bu Harşit Vadisi’ni, bu güzelim köyleri, bu dereyi, bu fındıklıkları, bu toprakları mahvetmenize müsaade etmeyeceğiz. Bugün bu nedenle buradayız. Halkımızla, Sekülüler’le kolluk kuvvetlerini karşı karşıya getirmeden, milletin endişelerini abartmadan, onları kandırmaya çalışmadan gelin bu sevdadan vazgeçin.Çünkü Sekü, Tirebolu, Giresun bunu istemiyor.

ANKA muhabirinin “Aktarılanlara göre ortada  hukuksuz bir durum var, yasalara aykırı bir çalışma var; diğer yandan da devletin kolluk kuvvetleri bu karda, bu soğukta, bu yağmurda burada şirketin özel korumacılığını yapıyor. Bu hukuki mi? sorusuna Türkoğlu:

Ya efendim, işin aslı şu: Yani iktidar diyor ki; ‘Ben ve benim adamlarım, sarayın adamları, sarayın yandaşları… Biz bu ülkenin bütün nimetlerini hiçbir kurala, kaideye, kanuna, hukuka bağlı kalmadan istediğimiz gibi kullanırız. Bunu kullanırken de devletin kolluk kolları beni korumak zorunda. Hukukun verdiği kararları da tanımayız, nasılsa kimse bize hesap soramaz.’ Burada olan hadise hukuksuz bir hadise. Kardeşim, çok zor değil. Sürekli bize ‘Millete gidelim’ demiyor musunuz? Sekülüler orada kardeşim, sorun! Hepsi gelsin tek başına kanaatini bildirsin. Karşı mı değil mi? İstiyor mu istemiyor mu? Tirebolululara sorsunlar; istiyor mu istemiyor mu? İstenmiyor kardeşim, istenmiyorsa bu birinci şarttır. Çevresel Etki Değerlendirme Raporu, ÇED raporu yok burada. Olan raporu mahkeme iptal etmiş, buna da uymuyorsunuz. Bu kadar açık ve net.” dedi

       

Rize Haber Yemek Tarifleri