CHP’den transfer ettiği emanet milletvekilleriyle parti kuran Akşener’in hala yaşanan istifalarla zar zor 6.yıla getirdiği partisinin kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmasında adeta kendini var eden aynı CHP’ye ‘Cumhuriyeti sen kurmadın, tek başına sahiplenemezsin’ diyerek yüklenmeye devam ederken diğer yandan da kendisini İsrail’i kınama mitingine davet etmeyen Erdoğan’a da yüklenirken yani söz de muhalefet yaparken üstü kapalı olarak “beni niye davet etmedin” şeklinde sitem ediyordu.
Bu yetmezmiş gibi %0.1 olan oyuna rağmen yaklaşan yerel seçimlere tek başına katılacaklarını belirtmeye devam edip, CHP’ye kazandıranların HDP’ değil de kendisi olduğunu belirtirken başta ‘Ben ayrıldım onun için yıkılır’ dediği MHP’yi olmak üzere kalkıp, ruhunu bozduğu Altılı masadakilerini de güldürmeyi sürdürüyordu.
Akşener’in bu inceden çıkışlarına baktığımızda CHP’nin başını çektiği masadan kalktığı için genel seçimleri kaybettirmekle yetinmediğini yani yeni görevi gereği bu kez de mevcut iktidarı yereli de hediye etmek adına çabaladığını ortaya koysa da 22 yıldır bir çok şeyi değiştiren Erdoğan’ın asıl değiştirmediği, HDP, MHP, HÜDAPAR, DSP, BBP, Yeniden Refah Partisi gibi günahına, sevabına ortak edemediği CHP’ye verdiği zarara rağmen yaranamayışına yanar gibiydi. Zira aynı Akşener’in anlamadığı Erdoğan’ın kendisine Kılıçdaroğlu gibi safça inanmadığını anlamıyor.
Çünkü Erdoğan, CHP’nin İmamoğlu’nun gizli destekçisi mi, böl, parçalayıcısı mı diye tartışılan Akşener gibilerinin ayak oyunlarıyla aşılamayacağını biliyor ve bunu 22 yıldır gerçekleştiremediğini Akşener’ler anlamıyordu.
Tabi Erdoğan’ın da anlamadığı yani CHP’nin sahiplendiği sisteme saldığı ve 100 yıldır sökülemeyen köklerinin en büyük gücünün papyon takarak, kendisine meydan okuyan ulusalcıların da nemalandığı banka ve dış güçler denenlerin Türkiye’deki iş insanı kisvesi altından koç boynuzlarıyla pardon adlarını deriştirdikleri formalite firmalar adıyla besleme basına verdikleri reklam kaynaklarıdır.
Hatırlayan ya da benim gibi bu sahada olanlar Atatürk’ün bunu mahalli basına verdiği Resmi İlanlarla başarmış bugün tüm ilanları, reklamları yemekle doymayan ve ‘Ver marşları’ diye bağıran besleme medyanın karşısında manşet üretmekten aciz kalan o dönemin ‘Ver mehteri’ diyen havuz medyasını yenmişti.
Gerçi aynı ve dünya lideri denen Erdoğan ulusalcı ve askeri darbecilerce çıkarılan yasaları değiştirmeye , bu banka ve buna bezer birçoklarını koruma adına çıkarılan dokunulmaz yasaları yırtıp, atmaya kalksa da nedense liderliğini burada gösteremiyor ve kısa sürede bundan vazgeçip, oralı olmuyor yada unutuyor, unutturuluyor..
İşte tamda burada benim kendisine bir önerim olacak. Bakan ve bürokratların atanması, değişmesi ya da aflarını istemesine imza attığı gibi gece yarısı okulların tatile girdiğini duyurmadan önce aynı günün akşamı yaptığı ve tüm havuzda aynı anda yayınlanan ulusa sesleniş konuşmasında Akşener gibi ‘Cumhuriyetin sadece onlara, ulusalcılara ait olmadığını belirtirken aynı ulusalcıların baskısı ve kendisinin engelinden şikayetçi olup, para yok deyip hizmet etmeyen muhalefet belediyelerden bol paralar alan şarkıcıların Hamas Füzelerine benzer havai fişek patlamaları eşliğinde çıktıkları sahnelerin gölgesinde kalmamak, gece yarısı okullar için verdiği tatil kararına benzer bir kararla son dakikada dronla kutlamak zorunda kaldığı cumhuriyeti hatırlamış..
Bunlar yetmez gibi ne kadar gemi varsa doldurduğu Montrö bildirisine imza atan generallerin dikkat çektiği boğazı tıkatmış, TEMPO TV’de yayınladığım ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı program eşliğinde cumhurun yaşadığı gerçek gündemim ‘Ver Mehteri’ ve ‘Çal Marşı’ edebiyatlarıyla unutturulduğunu söyleyen benimde takıldığım trafikte zor bela doldurduğum aracımın deposunu tıkanan yollardan gaz, debriyaj derken ağrıyan ayağım gibi tüketip, gece yarısı eve gelmeme neden olmuştu.
Evet, ‘Uzatma Erdoğan’a önerini söyle..’ diyenleri duyar gibi uzatmadan bende hemen önerimi yapıyor ve onların derdinden erkenden öldüğünü düşündüğüm Erdal İnönü ve Baykal’dan sonra CHP’nin başına geçip, ‘CHP’yi değiştireceğim’ derken neredeyse kendisini değiştirecekler durumuna düşen Kılıçdaroğlu’nun gücünün de yetmediği Ulusalcı, Kemalistlerin içinde saklandığı kozmik odalı CHP’yi aşmanın yollarından birinin de aşağıdaki önerimdir diye düşünüyorum.
O önerimde Atatürk gibi uzun süre iktidar da kalmayı başaran Erdoğan’da bir banka kurmalı ama bunu yaparken 5 yetmedi 11 maaş alanlar yetmezmiş gibi kendisinin başında olduğu partisinin bürokrat Kültür ve Turizm Bakanın yardımcısı Nadir Alpaslan gibi üç yerden maaş aldığı söylenen 313 bin 870 TL maaşlı çalışanlar değil, CHP’nin yönetiminde olduğu bankanın samimi yöneticileri gibi mütevazilikleriyle bilinen yöneticiler atamalı benim önerdiğim adını AK Bank olmazsa da A Bank’ta var diyerek kuracağı gerekli olan ve bankamatikli memurların, partililerin olmayacağı ve reklamlarının sadece havuza akmayacağı bankanın adını ve adı gibi cebi de fakir olan biri olarak bu yöndeki önerimi kendisine bırakırken..
Ha bu arada benim gibi emekli olan ve 7.5 TL. maaş alıp, bu ekonomik krizle geçinmeye çalışan emeklilere Cumhuriyet’in 100. Yılının adına hediye edilecek denen ve meclisten zor bela çıkan bir kanun ardından hesaplara yatırılacak olan 5 bin lirayı da geride kalan 29 Ekim’de görmedik ve ‘Ne zaman yatırılacak?’ derken..

YORUMLAR