Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

**”Cumhuriyetin Hafızasında Bir İsim: Topal Osman”**

**”Cumhuriyetin Hafızasında Bir İsim: Topal Osman”** Süleyman Hacıbektaşoğlu Tarih, yalnızca
**”Cumhuriyetin Hafızasında Bir İsim: Topal Osman”**
Süleyman Hacıbektaşoğlu
Tarih, yalnızca kazananların anlattığı bir hikaye değildir. Ama çoğu zaman kazananların sesi daha gür çıkar.
Tam da bu yüzden bazı isimler ya mermer bir kaideye yerleştirilir ya da karanlık bir dipnotta boğulur.
Tufan Cevat Şişli ‘yi sosyal medyada uzun zamandır takip ediyorum. Topal Osman kitabı yayınlanmadan önce paylaşımlarında cumhuriyetin kuruluş dönemi ve öncesi ile ilgili pek çok belge ve bunlarla ilgili yazılar paylaşmıştı.
“Topal Osman” adlı Doruk yayınlarından Temmuz 2025 te çıkan kitabı ile ilgili pek çok bilgi, belgeyi de paylaşmış merakla takip etmiştim. Kitap çıkınca da bu değerli yazardan imzalı kitabını istemiştim.
Beni kırmadı kitabını imzaladı gönderdi. Önce bunun için kendisine teşekkürlerimi sunuyorum.
Kitabı sıraya koymuştum. Araya başka kitaplarda girdi anca okuyabildim. Okudukça bir kahraman mı yoksa gerçekten bir katil mi bunun kararını okuyucu versin istiyor. Öyle belgeler sunuyor ki kararsız kalmanız imkansız.
Gelelim kitaba dostlar. Yukarda dedik ya bazı isimler ya mermer bir kaideye yerleştirilir ya da karanlık bir dipnotta boğulur. İşte Topal Osman, bu iki uç arasında gidip gelen bir tarihsel figürdür.
Bir anlatıda “milis kahraman”, diğerinde “yerel şiddetin faili” . Aradaki boşluk ise çoğu zaman sessizlikle doldurulur.
Tufan Cevat Şişli’nin çalışması, işte o sessizliği kurcalıyor.
Yaklaşık 576 sayfalık hacmiyle bu eser, klasik bir biyografi değil. Daha çok bir arşiv masası. Üzerinde farklı dillerde yazılmış metinler, dönem gazeteleri, tanıklıklar ve ulusal hafızaların birbirine değen ama tam örtüşmeyen anlatıları var.
Yazar, Topal Osman’ı tek bir resmi anlatının içine hapsetmiyor. Türk, Kürt, Ermeni ve Pontos kaynaklarını yan yana koyarak çok katmanlı bir okuma öneriyor. Bu yan yana geliş, tarihin tekil değil çoğul olduğunu hatırlatıyor.
Çünkü hafıza hiçbir zaman nötr değildir. Her toplum kendi acısını büyütür, kendi kahramanını parlatır, kendi karanlığını gölgeye iter.Bu kitap gölgeleri de masaya davet ediyor.
Şişli’nin temel yaklaşımı indirgemeciliği reddetmek. Topal Osman ne yalnızca bir mit ne de yalnızca bir suç dosyası olarak ele alınıyor.
Eser, şu kritik soruları gündeme taşıyor:
* Tarih kimin hafızasında nasıl yaşıyor?
* Kahramanlık ile şiddet arasındaki çizgi kim tarafından çiziliyor?
* Devlet inşası süreçlerinde yerel aktörlerin rolü nasıl şekilleniyor?
Erken Cumhuriyet döneminin milis yapıları, merkez-çevre ilişkileri ve yerel güç odakları üzerinden yürüyen tartışma, yalnızca bir şahsiyet incelemesi değil; bir dönem anatomisi sunuyor.
Topal Osman figürü, Karadeniz tarihi açısından kritik bir eşik. Pontos meselesi, tehcir sonrası toplumsal dönüşüm ve Milli Mücadele’nin paramiliter damarları bu isim etrafında düğümleniyor.
Bu nedenle kitap, yalnızca bir biyografi değil; bölgesel hafızanın gerilim haritası.
Karadeniz’in hırçın coğrafyasında tarih de dalgalıdır. Bir yanda yerel bağlılıklar, diğer yanda merkezi otorite; bir yanda bağımsızlık söylemi, diğer yanda bastırılmış hikayeler.Şişli, bu dalgaların arasından belge toplamaya çalışıyor.
Çünkü tarih yalnızca arşiv değildir; anlatıdır.
Ve anlatı her zaman estetik bir tercihtir.
Bu kitap, belgeleri soğuk bir dosya diliyle sunmak yerine, onları karşılaştırmalı bir hafıza kurgusu içinde yerleştiriyor.
Okuru edilgen bir alıcı değil, aktif bir tanık olmaya çağırıyor. Bir anlamda şunu söylüyor: Kararı ben vermeyeceğim. Belgeler konuşacak, sen dinle.
Bu eser taraf olmaktan çok yüzleşmeyi öneriyor. Tarihi romantize etmek yerine, karmaşıklığıyla kabul etmeye çağırıyor.
Topal Osman gibi tartışmalı bir figürü anlamak isteyenler için güçlü bir başvuru kaynağı. Ama daha önemlisi, tek sesli tarihe alışmış okur için zihinsel bir meydan okuma.
Tarih, yalnızca kazananların anlattığı bir hikaye değildir. Bazen kaybedenlerin suskunluğunda daha çok şey saklıdır.
Bu kitap, o suskunluğu duymaya çalışanlar için yazılmış.
Ben okudum. Gayet akıcı ve doyurucu. Topal Osman hakkında aslında bilmeniz gereken her şey var.Okumanızı öneririm.