HÜDA PAR Genel Başkanı Bütçe görüşmeleri esnasında çıktığı meclis kürsüsünde genel kurulda yaptığı “Biz olumlu ve olumsuz tüm yönleriyle eyalet sistemi, özerklik ve federasyon gibi yönetim modelleri üzerinde serbestçe tartışılabilir diyoruz” demesi ardından başta barış sürecinin bozulmasında büyük katkıları olan ulusalcı tayfa CHP’liler olmak üzere İYİ Parti ve ulusalcı medya tarafından bir kez daha kızılca kıyamet koparıldı.
Tamda12 Asker’in şehit olduğu günlerin içinde yapılan bu beklenmedik çıkışa, ‘Vay Efendim sen nasıl böyle konuşursun’ diyerek HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’na yüklenenlerin asıl hedeflerinin adına Kürt Soruna denen soruna yani Kürt kelimesine karşı olan bakışlarını bir kez daha ortaya konulmasından öte bir şey değildir.
Evet, başkanlık sistemi ile idare edilen ülkenin bundan sonraki hedefinin yani o özlemi çekilen gerçek başkanlık sisteminin eksiği olan eyalet sistemi konusunda gösterilen tepkilerin başını çekenin vatan-millet-sakarya edebiyatı ile siyaset, rant ve keyiflerine keyif katanların ‘Vatan bölünür..’ tartışmaları olduğudur.
Ancak bir gerçek var ki o da başkanlık sisteminin olmazsa olmazının eyalet olduğudur.
Ve HÜDAPAR Genel Başkanının durupdururken olmadığını düşündüğüm bu cesur söylemine ben de “Biz olumlu ve olumsuz tüm yönleriyle eyalet sistemi, özerklik ve federasyon gibi yönetim modelleri üzerinde serbestçe tartışılabilir diyoruz” satırlarına katıldığımı belirtirken bu konuda bir yıl önce yazdığım yazıda bugün yeniden tartışılan eyalet sisteminin nasıl gerekli olduğu ve bu gibi tartışmalarla er, geç yerine oturacağını düşündüğüm için yeniden yayınlamak istedim.
Çünkü işin dernekler adı altında resmileşip, dün F harfini ağızlarına almaya korkanlar,bugün federasyonlaştığını ve bu gidişle eyalete çevrileceğini anlatmaya çalışan aşağıdaki yazım da bir kez daha okuyup, anlamak en mantıklı yoldur diyor ve ‘BAŞKANLIK EYALET SİSTEMİ İLE DEVAM EDER!’ diyerek bir yıl önceki yazımı bir kez daha yayınlıyor, yorumunu siz okurlarıma bırakıyorum.
BAŞKANLIK EYALET SİSTEMİ İLE DEVAM EDER!
Önce iktidarın engellerini, sonra seçildikten sonra bizim gibi birçoklarının yakalayamadığı hemşerilerimizden olan İst/Esenyurt Belediye Başkanınından sonra Şişli’nin ağ saçlısının da coronaya yakalandığını bahane edip umut bekleyenlere kapılarını kapattığını öğreniyoruz.
Diğer hemşeriden yani benden akıllı haslarının hastanesinin olduğu ilçede doktorluğunun yanında başkanlık yapandan ben de, hemşerilerim de hatta partisinin il başkanının da haber alamadığını zaten herkes iyi biliyor…
Bunlar ve bunlar gibilerini yıllar sonra oralara taşıyan ittifak ortaklarını, gönüldaşlarını hatta hemşerilerini görmezden gelerek, randevular vermeyip, onlarla birlikte çözümler konusunda akıl danışmanlığı yapmadığı yönünde eleştireler her geçen gün artarken yerelde beklenen umutların da gün geçtikçe tükendiğini görüyoruz.
Ve en önemlisi bu yerellerin ‘HDP’mi benden iyi HDP’li olmaz, İYİ Partili mi benden iyisi olmaz, Muhafazakar mı benim anamda, bacımda başörtülü, babam da hacı” diyerek hatta ”Siz kimsiniz ben buralara tırnaklarımla kazıyarak geldim ve seçildim nasılsa..’ şımarıklığı ile kendilerini oralara taşıyanları görmezden geldikleri de ileri sürülmektedir. Bu bir iddia değil gerçektir…
Bunların, Saadetinden, HDP’sine, İyi Partisinden, sol orijinli insanları görmezden gelmesinin yarattığı çatlaklıklardan millet ittifakının da parçalandığını ve bir ittifaktan önce HDP’nin gündeme taşıdığı 2. şimdide Davutoğlu başkanlığında üçüncü ittifaka doğru gidildiğini gördüğümüz şu günlerde CHP’nin kisvesi ile yerel yönetimlerinin başında olanların tutum ve davranışları yani halkı kucaklayamayışlarının gölgesinde tartışılmaya devam ederken diğer yandan da AK Parti, MHP, İP, BBP hatta DSP gibi partilerin ayakta tutmaya çalıştığı başkanlık sisteminin de belediyecilik oyunu gibi sancılandığını görüyoruz.
Ve bu sancılar arttıkça, 2023 seçimlerine 1 yıl kala erken seçim tartışmaları da devam ediyor.
Belediye seçimlerinin de içinde olmasının hesaplandığı bir erken seçimin 2022’nin sonu ya da 2023’ün ortalarında olacağı yönünde tartışmaların sürdüğü ülke siyasetinde daha yeni olan başkanlık sisteminin yani Dolmabahçe ve diğer kapılar ardında söz verilen eyalet sistemi resmi olarak kabul görmedikçe yerine oturmasının mümkün olmadığı görülürken birilerinin ‘Hele bir kazanak eskiye yani parlamenter sisteme döneriz’ demelerinin de en az 5 bilemediniz 10 yıl süreceğini hesaplarsak şu an kör topal olan başkanlık sisteminin tam yerleşmesinin yolunun Büyükşehir, Bütünşehir denerek açılmak istenen yolun sonundaki eyalet sisteminden başka yolu yoktur.
Ha bu arada unutmadan mevcut iktidarın elinde tutmaya çalıştığı başkanlık sisteminin devamını ve son mahalli idareler seçimlerinde ellerinden çıkan yerel yönetimleri geri alma hesapları için kıvrandığı da diğer süre gelen bir konu.
Mevcut iktidarın ortağı MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin eyalet sistemi ile ilgili açıklaması özellikle referandumun evet kanadında büyük yankı uyandırdığını da hesaba katan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu süreçte eyalet konusunda MHP’nin geneli olmazsa Bahçeli ve üst düzey ekibini ikna edip, etmediği merak edilir.
Eyalet fikri ve sistem bakımından kritik olan MHP’nin pusulasının hangi yönü göstereceği ve en önemlisi başkanlık sisteminin tam anlamıyla oturmasına katkı sunacak olan ve ”yok olmaz” diyeceğini sanmadığım HDP ile MHP varken nasıl bir diyalog kurulacağı ve başkanlık sisteminin devamı için elzem olan eyalet sistemi tartışmaları etkileyebilir.
Evet, çeşitli ülkelerde yönetimsel bir sistem olarak eyalet sistemi uygulanan bir dünyada eyaleti yürümeyecek olan başkanlık sistemi ile yeni bir seçime doğru giden iktidar ve ortağının ince eleyip, sık dokuduğu bu sistemi tabanına anlatma yollarını aradığı da diğer bir gerçek.
Ve bununla birlikte gündeme gelecek olan yeni yerel yönetim yasasıyla bu yönde hazırlık içinde olduğunu net olarak ortaya koyacak olan iktidarın bu yasa ile son seçimlerden bu yana birçok yetkiyi ellerinden alıp, karayolları dahil diğer kurumlara devreden iktidar bu adımla da vekillerin olduğu gibi belediye başkanlarının kalan yetkilerini de ellerinden alıp, başkanlık ve eyalet sistemini istemek zorunda bırakma hesapları da yapıyor gibi..
Eyalet sistemi genellikle seçilmiş olan valilerce yönetilen ve belli bazı özerkliklere sahip büyük bir yönetim birimidir. ABD, Avusturya, Almanya ve Avustralya’da belli sınırları olan büyük federal yönetim birimleri var ve bu Türkçe’de eyalet adı ile anılmaktadır.
Örneğin ABD’de eyaletler özerk bir yapıya sahiptir. ABD’nin anayasal yapısına bağlı olmakla beraber kendilerine ait kanunları, başkanları (valiler) ve yönetimsel farklılıkları olmasına hazırlanan bu gidişatın şart olduğu ve mevcut başkanlık sisteminin devamı için eyalet sisteminin şart olduğunu ben değil, başkanlık sisteminin gelmesi için HDP’ile kurduğu barış süreci gibi birçok sürece yönelik cesur adımlar atan Başkan Erdoğan’ında bildiğine göre önümüzdeki günlerde olmazsa da aylarda eyalet sistemini hep birlikte yeniden tartışacağız biline..
Açıkça söylemese de iktidarının devamı için mecbur olduğu MHP’yi üzmeme adına Büyükşehirler sonrası eyalet sitemine giden diğer önemli bir adım olan Bütünşehirler planını, Barış süreci gibi buzluğa kaldıran Başkan’ın bu yöndeki çıkışına her an hazır olalım diye düşünürken ortağı Bahçeli’nin 2017 yılında yaptığı bir açıklamada eyalet sistemi tartışmalarına ilişkin bakışının da çokta karşı bir bakış olmadığı ama zamana ihtiyaç olduğunu anlatmak istediğini de anlıyor gibiyim…
Evet AK Partili bir danışmanın eyalet sistemi için ” Eyalet sistemini getireceğiz” başlığı ile 2017 yılında yaptığı açıklama ardından, “Öyle bir açıklamayı yapan insanlar ya Adalet ve Kalkınma Partisi’nin hedefini sabote ediyorlar veya bir iç pazarlıkla görevlendirilmiş konuşmacılar bunlar.
Bunları zaman gösterecek. Eyalet sistemini getireceğiz’ diye bir danışman cumhurbaşkanı danışmanı olarak söylüyor ve cumhurbaşkanı da buna ses çıkartmıyor kabulleniyor ise o zaman 2 gün içinde eyalet sistemine karşı olan üniter yapıda düşüncesi olan ülkücülerin kararı ne olabilir?” demişti.
Ve bence Bahçeli’nin o günden sonra bugüne kadar gündeme getirmediği ve reddetmeyip, rafa kaldırdığı anlaşılan 2017 yılı açıklamasında bahsettiği o zaman bugünkü zaman sanki.
Yani 2023 hedefine gitmenin zamanı ancak tam yerleşmiş, eyalet sistemi getirilmiş bir seçim sistemi ile beklenen zamandan başka zaman değil gibi..
YORUMLAR