“Kafes balıkçılığına müsaade edersek buradan göç etmek zorunda kalırız”
HABER: Gençağa KARAFAZLI
(RİZE) – YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Rize’nin Pazar ilçesinde kurulması planlanan kafes tipi balık çiftliklerine karşı direnen kadın balıkçıları ziyaret ederek destek verdi. Günaydın, bölge halkının tüm itirazlarına rağmen projede ısrar edilmesini sert sözlerle eleştirerek, “Hiç kimse vatandaştan daha kıymetli değildir. Burayı kirletmeyin, bu toprakları terk edin” dedi.

Karadeniz’in önemli balıkçılık merkezlerinden biri olan Rize’nin Pazar ilçesinde, yüzyıllardır geçimini denizden sağlayan Balıkçı Köyü sakinleri, kıyılarında kurulmak istenen sanayi tipi kafes balık çiftliklerine karşı 57 gündür aralıksız nöbet tutuyor. Bölge halkı, söz konusu projelerin yalnızca çevreyi değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal yaşamlarını da tehdit ettiğini belirtiyor.
Kadın balıkçıların öncülüğünde başlayan ve giderek büyüyen direniş, çevre illerden gelen desteklerin yanı sıra siyasi temsilcilerin de gündemine taşındı. İlçe teşkilatı açılışı için Pazar’a gelen YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da Zelek Limanı’nda nöbet tutan kadın balıkçıları ziyaret ederek hem sorunları dinledi hem de dayanışma mesajı verdi.

“PROJE DENİZE ERİŞİMİ ENGELLEYECEK”
Ziyaret sırasında konuşan Frankfurt School of Finance & Management Uluslararası Tarım ve Finans Uzmanı, Ziraat Yüksek Mühendisi İbrahim Oğuz, projeye ilişkin teknik ve bilimsel itirazlarını dile getirdi. Oğuz, ÇED raporunun denizle doğrudan bağlantısı olmayan Merdivenli Köyü üzerinden onaylatıldığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bu proje, denizcilikle ilgisi olmayan bir köy üzerinden alınan ÇED onayıyla hayata geçirilmek isteniyor. Bu durum, hukuki ve bilimsel açıdan ciddi sorunlar barındırıyor. Proje hayata geçerse bölgenin denize erişimi büyük ölçüde kısıtlanacak. Yaptığımız başvurulara ve sunduğumuz bilimsel verilere rağmen hiçbir şekilde dikkate alınmadık.”
Oğuz ayrıca, balık çiftliklerinin havaalanına olan mesafesinin yaklaşık 2 kilometre olduğunu vurgulayarak, uçakların iniş güzergâhında ciddi riskler oluşabileceğini ifade etti. “Bu tesislerin kuş hareketliliğini artırarak uçuş güvenliğini tehdit edebileceğini defalarca dile getirdik. Ancak bu uyarılar göz ardı edildi” dedi.

“DENİZ GİDERSE HAYAT BİTER”
Kadın balıkçıların sözcüsü Hacer Yüzseven ise projenin yaratacağı ekolojik ve ekonomik tahribata dikkat çekti. Yüzseven, kafes balıkçılığında kullanılan yemlerin ve atıkların deniz tabanına çökerek balıkların üreme alanlarını yok edeceğini söyledi.
“Balıkların yavrulama alanları zarar görecek. Bu da balıkçılığın tamamen bitmesi demek. Biz sadece geçim kaynağımızı değil, yaşam biçimimizi kaybedeceğiz. Burada insanlar emekli maaşıyla geçinmiyor; denizden kazandıklarıyla ayakta duruyorlar. Deniz yok olursa bu insanlar ne yapacak?” ifadelerini kullandı.
Yüzseven ayrıca, bölgedeki insanların nesiller boyu denizle iç içe yaşadığını belirterek, “Biz çocuklarımızı bu denizde büyüttük. Şimdi elimizden hem ekmeğimizi hem de yaşam alanımızı almak istiyorlar” dedi.

57 GÜNDÜR SÜREN DİRENİŞ
Balıkçı Köyü sakinlerinin, Kuzuoğlu Grup ile Günvak 1 ve Günvak 2 firmalarının hayata geçirmek istediği projeye karşı başlattıkları direniş, 57 gündür kesintisiz devam ediyor. Zelek Limanı’nda kurulan nöbet alanında özellikle kadınların aktif rol alması dikkat çekiyor.
Bölge halkı, projeye karşı yalnızca çevresel değil, aynı zamanda hukuki bir mücadele de yürütüyor. Ancak şimdiye kadar yapılan başvuruların büyük ölçüde yanıtsız kaldığı ifade ediliyor.
“ÜÇ BÜYÜK TEHLİKE VAR”
Gökhan Günaydın, yaptığı açıklamada kafes balıkçılığına tamamen karşı olmadıklarını ancak projenin yanlış yerde ve yanlış koşullarda uygulanmak istendiğini söyledi. Günaydın, projenin üç temel soruna yol açacağını belirtti:
“Birincisi, bu kadar yoğun yapılaşma balıkçılık faaliyetlerini fiilen imkânsız hale getirecek. İkincisi, çevre kirliliği kaçınılmaz olacak. Üçüncüsü ise uçuş güvenliği ciddi şekilde riske girecek. Bu üç başlık bile projenin neden yanlış olduğunu açıkça ortaya koyuyor.”
Türkiye’de deniz ürünleri tüketiminin zaten düşük seviyelerde olduğunu hatırlatan Günaydın, kıyı balıkçılığının korunmasının önemine vurgu yaptı.
“VATANDAŞTAN DAHA DEĞERLİ DEĞİLSİNİZ”
Günaydın, konuşmasının sonunda projeyi savunanlara sert bir mesaj vererek şu ifadeleri kullandı:
“Buranın halkı bu kadar açık bir şekilde ‘hayır’ diyor. Buna rağmen bu projede neden ısrar ediliyor? Bunun arkasında kim varsa şunu bilsin: Hiç kimse vatandaştan daha değerli değildir. Buradan açıkça söylüyoruz; yaptığınız ne varsa bırakın, tasınızı tarağınızı toplayın ve burayı terk edin. Bu doğayı kirletmeyin.
Köylü mücadelesi başka hiçbir şeye benzemez. Biz de her koşulda haklı olanın yanında olmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar bize oy vermemiş olabilirsiniz, bundan sonra da vermeyebilirsiniz. Bu, sizin haklı olduğunuz gerçeğini değiştirmez. Siz hakkınızı savunun, biz de yanınızda olacağız.”

MÜCADELE BÜYÜYOR
Kadın balıkçıların öncülüğünde başlayan direniş, bölge halkının kararlılığı ve artan desteklerle büyümeye devam ediyor. Çevre örgütleri, akademisyenler ve siyasi temsilciler de sürece dahil oldukça, Pazar’daki mücadele Karadeniz genelinde dikkat çeken bir çevre hareketine dönüşmüş durumda.
Bölge halkı ise tek bir talepte birleşiyor: “Denizimize dokunmayın.”

