Rize’de Tarih Beton Altından Çıkıyor: Geçmişi Yok Sayan Anlayışa Tepki Büyüyor
Haber: Selda Karafazlı
Rize’de yıllardır göz ardı edilen tarihi ve kültürel miras, bir kez daha ihmalkârlığın ve vizyonsuzluğun gölgesinde tartışma konusu oldu. Kale Yolu’nda gerçekleştirilen kavşak çalışmaları sırasında, uzun yıllar boyunca betonun altında bırakılan tarihi bir köprü gün yüzüne çıkarıldı. Ortaya çıkan bu yapı, yalnızca bir ulaşım unsuru değil; aynı zamanda kentin hafızasını, geçmişini ve kimliğini yansıtan önemli bir kültürel miras olarak değerlendiriliyor.
Yapılan çalışmalar kapsamında köprünün üzerindeki beton tabakasının kaldırılması, geç kalınmış olsa da önemli bir adım olarak görülüyor. Ancak bu gelişme, beraberinde yıllardır süregelen bir soruyu da yeniden gündeme taşıdı: Rize’nin tarihi değerleri neden korunmak yerine yok sayıldı?

Kentte uzun yıllar boyunca uygulanan şehirleşme politikalarının, tarihi ve kültürel varlıkları korumaktan çok üzerini örtmeye yönelik olduğu eleştirileri giderek artıyor. Betonlaşma uğruna geçmişin izlerinin silindiğini savunan yurttaşlar, bugün ortaya çıkan köprünün aslında buzdağının yalnızca görünen kısmı olduğuna dikkat çekiyor.
Sosyal medyada paylaşılan köprü fotoğraflarının ardından çok sayıda yurttaş tepkisini dile getirdi. Bazı vatandaşlar, benzer tarihi köprülerin cami önlerinde, Dalyan ve Fener bölgelerinde de bulunduğunu ancak zamanla beton altında bırakıldığını ifade etti. Köprünün, Ruslar tarafından inşa edilen “Çitağın Köprüsü” olabileceği yönündeki yorumlar da dikkat çekti.
Öte yandan tartışmalar yalnızca bugünün yöneticileriyle sınırlı kalmadı. Bazı yurttaşlar, mevcut belediye başkanı Rahmi Metin’e yöneltilen eleştirilerin haksız olduğunu savunarak, asıl sorumluluğun geçmiş dönem yöneticilerinde olduğunu dile getirdi. “Bu köprüyü zamanında betonla kapatanlara bakmak gerekiyor. Rize’nin ne kadar değeri varsa ‘şehri büyütüyoruz’ bahanesiyle yok edildi” şeklindeki yorumlar, kamuoyunda geniş yankı buldu.
Daha sert tepkiler de gecikmedi. Bazı vatandaşlar, “Tarihi betona gömen zihniyeti betona gömmek lazım” diyerek, yıllardır süren bu anlayışa karşı duydukları öfkeyi açıkça ortaya koydu.
Bugün gelinen noktada ise gözler yeniden yerel yönetime çevrilmiş durumda. Gün yüzüne çıkarılan bu tarihi köprü kaderine mi terk edilecek, yoksa koruma altına alınarak kentin kültürel mirasına kazandırılacak mı?
Yetkililere düşen görev açık: Geçmişin hatalarını tekrarlamamak, kentin tarihine sahip çıkmak ve bu değerleri gelecek kuşaklara aktarmak. Rize’nin hafızası beton altında kalmamalı. Bu şehir, geçmişiyle birlikte var olabilir.
Artık karar zamanı: Tarih yeniden gömülecek mi, yoksa hak ettiği değeri mi bulacak?
