Her ölüm yıl dönümünde aynı tartışma: Türkeş’in çocukları… Gelin sizi 50 yıl önceye götüreyim: Evlilik partide istifalara yol açtı
Hürrem Elmasçı yazdı…
Çocuklar, özel hayat yazmak beni daima rahatsız eder. Ancak rahmetli Türkeş’in ikinci evliliğinden evlatları gündeme geldikçe içimden “ne evlilikmiş” sözü geçiyor!
Rahmetli Türkeş’in ilk eşi, 1940 yılında evlendiği Muzaffer Şükriye Hanım idi. O, 1974 yılında vefat edince, iki yıl sonra Seval Hanım ile evlendi. Bu evlilikten de iki evladı oldu: Ayyüce (1977) ve Ahmet Kutalmış (1978).
Bu iki çocuğun babalarının her ölüm yıl dönümünde yayımladıkları mesajlar, babalarının mezarına ziyaretleri daima tartışma konusu oluyor…
Bu durum, yalnızca anma meselesiyle sınırlı kalmıyor aynı zamanda siyasi miras, temsiliyet ve görünürlük meselelerini tartışmaya açıyor…
Bu konu, her yıl tekrarlayan bir şekilde hem milliyetçi siyasi çevrelerde, hem de kamuoyunda dikkat çekmeye devam ediyor.
Bu sebeple her yıl içimden geçirdiğim “Ne evlilikmiş” sözünü sizinle paylaşmaya karar verdim çocuklar… Bu yazdıklarım “özel hayat” sayılmaz bence…
İLK ADAY NECLA ÇARPAN
Sene 1976. Sadece MHP’liler, Ülkücüler değil CHP’ye yakın bizler de duymaya başladık: “Türkeş genç bir hanımla evlenecek!”
Türkeş’in eşi Muzaffer Hanım’dan doğan Ayzit, Umay, Çağrı ve Turgut öksüz kaldı. Ablaları büyüktü ama Tuğrul henüz 10 yaşındaydı. Ona kim bakacaktı?
Ayrıca bir siyasi liderin bekar yaşaması kolay olmazdı. Bu sebeple MHP içinde Türkeş’i, ondan 12 yaş küçük yayıncı-yazar Necla Çarpan ile evlendirme teşebbüsleri oldu. Bundan Türkeş’in haberi var mıydı, bilmiyorum. Bildiğimiz 1970’lerin ortasında Türkeş’in gönlünü sekreteri Seval Hanım’a kaptırdığıydı…
Fakat bu evlilik hiç ama hiç kolay olmayacaktı.
EVLİLİK İSTİFALARA YOL AÇTI
Türkeş’in ikinci evliliği teşkilat içinde rahatsızlık yarattı. Çünkü ülkücü hareket kendisini sadece siyasi değil ahlâki dava olarak tanımlamakta ve lider figüründen bu çerçevede yüksek örneklik beklenmekteydi…
Bu nedenle konu MHP’nin genel idare kurulu/GİK’te bile tartışıldı. Türkeş’in yaşından çok küçük bir hanımla evlenmesine karşı çıkıldı!
Onlara göre parti büyüyordu ve liderinin genç hanımla evlenmesi parti hakkında olumsuz propagandaya yol açacaktı, Anadolu bunu kabul etmezdi! Hatta bir GİK üyesi Türkeş’e uyarı için evine bomba atılmasını teklif etti. Çünkü ona göre bu evlilik olursa parti çökerdi!
Sonuçta Turan Koçal ve Mehmet Doğan GİK sözcüsü olarak Türkeş’e gönderildi. Onlar da kibarca, “Efendim GİK evlenmenizin geciktirilmesini istiyor” dedi.
Türkeş, GİK kararını dinlemedi, Seval Hanım ile 1976’da Yalova’da evlendi.
Haber duyulunca, aralarında Taha Akyol’un filan da olduğu MHP genel idare kurulu üyeleri istifa etti…
İSTİFALAR GERİ ALINDI
Yani çocuklar, rahmetli Türkeş’in ikinci evliliğinden olan evlatlarının bugün yaşadıkları tartışmaları gördükçe insan ister istemez dönüp o evliliğin yarattığı kırılmaya bakıyor. Siyasette bazı kararlar alındığı anın çok ötesine uzanıyor, yıllar sonra bile dalga dalga etkisini sürdürüyor.
İşte bu evlilik de tam olarak böyle düğüm noktası gibi geliyor bana… Çünkü mesele sadece özel hayat değil, bir siyasi hareketin iç dengelerine dokunan, hafızasında iz bırakan tercih…
Çocuklar, hikayenin devamı da en az başlangıcı kadar öğretici. Araya partinin saygın isimleri girdi, MHP içindeki gerilim yumuşatıldı. GİK üyeleri ikna edildi, istifalar geri çekildi. Kurumsal akıl, krizi bastırmayı başardı belki ama mesele tamamen kapanmadı sadece üzeri örtüldü:
Bu evlilikten olan çocuklar hâlâ tartışma konusu olmayı sürdürüyor..
Lütfen dikkat ediniz “kim haklı” tartışması değil bu yazdıklarım, bir evliliğin sonuçlarının harekette hep tartışılıyor olması…
TÜRKEŞ AFFETMEDİ
Diğer yanda ayrıca dikkat çekici olan ise, liderin hafızası. Türkeş, bu evliliğe itiraz edenleri hiçbir zaman tamamen unutmadı. Onlarla ince, hissedilen mesafeyi hep korudu.
Çocuklar, siyasette bazen en belirleyici olan şey yüksek sesli krizler değil, işte bu tür sessiz mesafelerdir.
Evlilik parti içine soğuk rüzgarlar getirdi, hiç unutulmadı.
Belki de bu yüzden, bugün her ölüm yıl dönümünde aynı sahne tekrar ediyor: Aynı soyadını taşıyan evlatların mesajları farklı biçimlerde dolaşıma giriyor, kimisi öne çıkarılıyor, kimisi görmezden geliniyor.
Hareketin geçmişte bastırdığı gerilimler, bugün anma günlerinde yeniden yüzeye çıkıyor.
Böylece bir liderin özel hayatında aldığı karar, sadece kendi dönemini değil, sonrasını da şekillendiren uzun gölge gibi bugüne düşmeye devam ediyor…
Allah rahmet eylesin…
Hürrem Elmasçı
