ÖZEL HABER | Gençağa Karafazlı
TRABZON – Trabzon’da dün gece meydana gelen 3.8 büyüklüğündeki deprem yurttaşlarda korku ve endişe yaratırken, Trabzon Din Görevlileri Derneği Başkanı İmam Ali İhsan Karaman’ın depremi Uzungöl’de düzenlenen kar şenliğinde yapılan eğlencelere bağlayan açıklaması kamuoyunda infiale yol açtı. Sosyal medyada yükselen yoğun tepkilerin ardından Karaman’ın söz konusu paylaşımını kaldırdığı görüldü.
AFAD tarafından paylaşılan verilere göre, saat 23.15’te Ortahisar ilçesine yaklaşık 28 kilometre açıkta meydana gelen deprem, yerin 14.61 kilometre derinliğinde kaydedildi. 3.8 (Ml) büyüklüğündeki sarsıntı Trabzon’un yanı sıra Rize, Gümüşhane ve Giresun’da da hissedildi. Deprem sonrası birçok yurttaş yaşadığı paniği sosyal medya üzerinden dile getirirken, yetkililerden bilimsel ve sakinleştirici açıklamalar bekledi.
Ancak bu beklentinin aksine, Trabzon Din Görevlileri Derneği Başkanı sıfatını taşıyan İmam Ali İhsan Karaman’ın yaptığı paylaşım, tepkilerin odağı hâline geldi. Karaman, depremi Uzungöl’de gerçekleştirilen kar şenliği ve eğlencelerle ilişkilendirerek şu ifadeleri kullandı:
“Üç gün Uzungöl’de eğlence, horon; hemen ardından Trabzon’da 3.6’lık sarsıntı… Elbette her deprem Allah’ın bir kanunudur; fakat mümin için böyle hadiseler aynı zamanda bir ibret ve uyarıdır. Mübarek aylardayız. Gülüp eğlenirken sınırı aşan, haramı hafife alan, Allah’ı unutan bir hayat bize yakışmaz. Bu sarsıntılar ‘kendinize gelin’ çağrısıdır. Dönüş O’nadır. Tevbe, edep ve istikamet vaktidir.”

Bu açıklama kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Çok sayıda yurttaş, bilimsel olarak nedenleri açıkça bilinen bir doğa olayının, eğlence ve yaşam tarzı üzerinden yorumlanmasını sert bir dille eleştirdi. Tepkilerde, deprem korkusu yaşayan insanların suçlanmasının kabul edilemez olduğu, bu tür söylemlerin toplumu bilgilendirmek yerine baskı ve korku yarattığı vurgulandı.
Artan kamuoyu tepkilerinin ardından Karaman’ın söz konusu paylaşımı sosyal medya hesabından kaldırdığı görüldü. Ancak yurttaşlar, paylaşımın silinmesinin yeterli olmadığını, yapılan açıklamanın yarattığı etkinin ortadan kalkmadığını ve kamuoyuna açık bir özür borcu bulunduğunu dile getirdi.
Uzmanlar ise depremlerin fay hatları ve yer kabuğu hareketleri sonucu meydana gelen doğal olaylar olduğunu bir kez daha hatırlatarak, afet dönemlerinde toplum üzerinde etkisi olan kişilerin bilim dışı ve yorumlayıcı açıklamalar yapmasının bilgi kirliliğini artırdığına dikkat çekiyor.
Yaşananlar, deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gereken bir ülkede; bilimin, kamusal sorumluluğun ve toplumsal hassasiyetin göz ardı edilmesinin nasıl derin tartışmalara yol açtığını bir kez daha ortaya koydu.

