RİZE ADI ÜZERİNDEN GÜÇ SAVAŞI: STK MI, SİYASİ AĞ MI? ANKARA’DA RİZE GÜNLERİ KRİZİ: HALK İSTİYOR, YÖNETİM DUYMUYOR!
ÖZEL HABER – rizeninsesi.com
Rize Günleri’nin Ankara ve İstanbul yerine Rize’de festival havasında yapılması yönündeki çağrılar güçlenirken, Rize Dernekleri Federasyonu’nda yaşanan gelişmeler tartışmaları büyüttü. Federasyon yönetimine yönelik “şeffaflık”, “siyasi yakınlık” ve “rant ilişkileri” iddiaları gündemi sarsıyor.

Rize Günleri etkinliklerinin yıllardır Ankara ve İstanbul’da yapılması kamuoyunda tartışılmaya devam ederken,07 .05. 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleşeceği açıklanan Rize günleri için hazırlıkların yeniden başlatılması eleştirileri daha da alevlendirdi.
Rizelilerin önemli bir bölümü etkinliklerin artık büyük şehirlerde yapılan bir tanıtım organizasyonu olmaktan çıkarılıp doğrudan Rize’de, festival havasında gerçekleştirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu görüşe Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin ile Rize Valisi İhsan Selim Baydaş’ın da sıcak baktıkları daha önce yapılan bir toplantıda dile getirilmişti.
Ancak kamuoyundaki bu beklentiye rağmen federasyon çevresinde oluşan bir grubun, eleştirileri ve önerileri görmezden gelerek 2026 yılı Rize Günleri hazırlıklarına yeniden başladığı öne sürülüyor.
Anıtkabir’de Zayıf Katılım, Aynı Gün Farklı Program
Tartışmaların fitilini ateşleyen gelişmelerden biri de 2 Mart Rize’nin kurtuluş günü etkinliklerinde yaşandı.
Rize Dernekleri Federasyonu yönetim kurulu üyelerinin büyük çoğunluğunun Anıtkabir’de düzenlenen anma programına katılmaması dikkat çekti. 29 kişilik yönetim kurulundan yalnızca 7 kişinin Anıtkabir’de hazır bulunduğu belirtildi.
Aynı saatlerde bazı federasyon yöneticilerinin Rize’den gelen muhtarlar ve davetlilerle birlikte Ankara’da bir işletmede iftar programına katılması ise tepkilere yol açtı.
İftar programında daha sonra İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan’ın salona geleceğinin duyurulduğu, ancak etkinliğin yapıldığı mekânda Türk bayrağı ve Atatürk portresinin bulunmadığı yönündeki iddialar federasyon içinde yeni bir tartışmanın kapısını araladı.

“Federasyon İçinden Tartışma Yaratacak İddialar”
Federasyon yönetim kurulunda yer alan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir üye, yaşananları “kurumsal ciddiyetten uzak ve Rizelilerin adını kullanarak yürütülen ilişkiler ağı” olarak değerlendirdi.
Söz konusu yönetim kurulu üyesi, 11 Mart 2026 tarihinde Ankara’da Hasan Kartal’a ait bir mekânda düzenlenen iftar programını da eleştirdi.
İddialara göre yaklaşık 130 kişilik kapasiteye sahip mekânda gerçekleştirilen iftara bazı siyasetçiler ve iş insanları davet edilirken, Ankara’da yaşayan on binlerce Rizelinin temsil edildiği bir etkinliğin bu kadar sınırlı tutulması tepkilere neden oldu.

“Rize Dernekleri Federasyonuna 3,5 Milyonluk Soru:cBu para hangi Basın Kuruluşlarına Verildi?”
Programın ilerleyen saatlerinde Bilal Erdoğan’ın kısa süreli bir ziyaret gerçekleştirdiği, bu ziyaret sırasında bazı davetlilerin fotoğraf çekme yarışına girdiği görüldü. Bu yarışa katılan bir isim özellikle göze çarpıyor .Bu kişi daha önce çalıştığı yayın kuruluşundan kovulan kişi ve sağlık bakanı Memişoğlu ile yakın ilişkiler içerisinde olduğu biliniyor. Bu kişi kurduğu şirket üzerinden Ankara da ki başta Bilkent şehir hastanesi olmak üzere birçok hastanenin idari işletim danışmanlık işlerini yürütüyor. Basına verildiği iddia edilen 3,5 milyon liranın bu isimlerin üzerinden dağıtımının gerçekleştirildiği ancak , hangi kuruluşlara ne kadar ne için verildiği konusunda bugüne kadar dernek tarafından hiç bir açıklama yapılmaması , Rize dernekler federasyonunun gerçekleştireceği etkinliğin amacının tartışılır hale geldiği ifade edildi.
Bilal Erdoğan’ın gelişi ile ilgili Başkan Bostan verdiği demeçte Ankara da Rize evi çalışmalarından bahsetmiştir.
Ankara da 7 kez Rize günleri etkinliği yapılmış olmasına rağmen Federasyona ait bir taşınmaz bu güne kadar alınmaması Rizeliler isminin nasıl kullanıldığının açık bir gösteresi olarak değerlendirildi. Sorun bununla da kalmamış ,Arif Semih Köse şimdi ki başkan Bostan’ın Saymanı devlet dairesinde çalışan memur bu süreçte bostan başkanlığında işe başladı. Bir diğer isim adeta Abdurrahman Aksu Bostan’ın sekreteri , Atatürk karşıtı söylemleri ile biliniyor. Bostan döneminde genel sekreter olarak bulunan aksu aynı zamanlı CHP’’li Ankara büyükşehir belediyesi Kent konseyi Başkanı Rizeli Halil İbrahim Yılmaz’ ın yanında işe alınmış sonrasında federasyon ilişkileri ile TBMM AKP vekilin danışmanı olarak işe başlatılmıştır. Bu isimlerin varlığı dernek içerinde sürekli tartışılıyor olması dernekte kayırmacılık ve çıkar ilişkilerinin hangi boyutta olduğunu göstergesi olarak değerlendiriliyor.

“STK mı, Siyasi Ağ mı?”
Federasyon içinden gelen eleştirilerin en dikkat çekici noktası ise kurumun giderek siyasi ilişkilerin merkezine dönüşmesi iddiası.
İddialara göre etkinliklerde yalnızca belirli siyasi çevrelerin ağırlıkta olması, sivil toplum kuruluşlarının “siyaset üstü olması gerektiği” ilkesinin ihlal edildiği yorumlarına neden oluyor.
Federasyonun kurucu ve onursal başkanı Süleyman Basa’nın konuşmalarında bazı iş insanlarına yönelik özel teşekkürler etmesi de kurum içinde rahatsızlık yaratan başlıklardan biri olarak gösteriliyor. Ayrıca Rize Günleri’nde Şeffaflık Tartışması.Federasyon yönetimine yöneltilen bir diğer ciddi eleştiri ise mali şeffaflık konusu.
2025 yılında düzenlenen Rize Günleri organizasyonunun federasyon yönetiminde yer alan Ali Akgün’e ait ajansa verildiği ve organizasyonun gelir-gider kalemleri hakkında yönetim kuruluna ayrıntılı bir bilanço istiflenmesine rağmen sunulmadığı iddia ediliyor.
Yönetim kurulu üyelerinin defalarca mali tablo talep etmesine rağmen yalnızca “yaklaşık 3,5 milyon liranın reklamlara harcandığı” yönünde genel bir bilgi verildiği, ancak detaylı bir rapor paylaşılmadığı ileri sürülüyor.
Ayrıca , 2025 yılında yapılan Rize günleri federasyon yönetiminde bulunan Ali Akgün ün firması Aral ajansına verilmiş olup yönetimden ısrarla gelir gider bilgileri istenmesine rağmen Bostan yönetime bu konu hakkında sağlıklı detaylı bilgi vermemiştir. ancak , bir bilanço bir gelir gider tablosu oluşturulmamış yönetimde hiç kimseye takdim edilmemiştir
Bu durum federasyon içinde “şeffaflık eksikliği” tartışmalarını büyütmüş durumda.

“Rize’nin Adı Kişisel Hesaplara Alet Edilemez”
Federasyon içinden gelen eleştiriler, kurumun giderek dar bir grubun kontrolüne girdiği yönünde yoğunlaşıyor.
Eleştirilerde, yönetim toplantılarının yeterince yapılmadığı, kararların sınırlı sayıda kişi tarafından alındığı ve Rize adının kişisel veya siyasi çıkar ilişkileri için kullanılmasının kabul edilemez olduğu vurgulanıyor.
Ankara’da on binlerce Rizelinin yaşadığı hatırlatılırken, geçmişte düzenlenen etkinliklerin çok daha geniş katılımla ve ortak akılla organize edildiği ifade ediliyor.
Bugün ise federasyonun temsil gücünün zayıfladığı ve kararların dar bir çevrede şekillendiği yönünde ciddi eleştiriler dile getiriliyor.
Tartışmalar Büyüyor
Rize Dernekleri Federasyonu’nda yaşanan bu gelişmelerin önümüzdeki süreçte daha büyük bir tartışmaya dönüşmesi bekleniyor.
2026 Mayıs Ayında Ankara’da düzenlenmesi planlanan Rize Günleri öncesinde federasyon yönetiminin hem mali şeffaflık hem de temsil konusunda kamuoyuna daha açık bir açıklama yapıp yapmayacağı merak konusu.
