Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Reis Bizi Gör!” Rize’den Ankara’ya Yükselen Turizm İsyanı Fırtına Vadisi’nde Yıkıma Karşı Ortak Ses: “İmar Değil İmha Planı!”

“Reis Bizi Gör!” Rize’den Ankara’ya Yükselen Turizm Çığlığı  Rize’nin Vadileri

“Reis Bizi Gör!” Rize’den Ankara’ya Yükselen Turizm Çığlığı  Rize’nin Vadileri Birleşti: “Yıkım Değil Çözüm İstiyoruz!”

HABER: Selda KARAFAZLI

KAMERA: Gençağa KARAFAZLI

(RİZE)- Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde bulunan Ayder Yaylası ve Fırtına Vadisi’nde, yıllardır bütüncül bir imar planı yapılmaması nedeniyle turizm amaçlı inşa edilen bungalov ve otellerin “ruhsatsız” olduğu gerekçesiyle yıkılmasına karşı tepkiler büyüyor. Geçtiğimiz yılın sonunda Rize İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilen yıkımların ardından yöre halkı, turizm işletmecileri ve esnaf bir araya gelerek “yıkım değil çözüm” çağrısını yineledi.

Ri-Art Turizm İşletmeciler Derneği’nin çağrısıyla toplanan onlarca kişi, Çamlıhemşin merkezden Ayder–Zilkale bağlantı yoluna kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca “Beni yıktın başkasını yıkma”, “Bizi boğma yasa çıkar, bize yasa”, “Plan masada bizler enkaz altındayız”, “İmar planı değil imha planı”, “Koruma olsun mağduriyet olmasın”, “Turizm biterse köy boşalır”, “Hak, hukuk, adalet”, “Vadi bizimdir, bizim kalacak”, “Yıkım değil çözüm”, “Reis bizi duy” ve “Biz bu vadinin evladıyız” sloganları atıldı. Bağlantı yolunda yapılan kitlesel basın açıklamasında, yıkımların çözüm olmadığı, devlet aklı ve bilimsel yöntemlerle yol gösterilmesi gerektiği vurgulandı.

“Turizm Bölgenin Temel Geçim Kaynağı Haline Geldi”

Yöre halkı adına basın açıklamasını Ri-Art Turizm İşletmeciler Derneği Başkanı İbrahim Karaman okudu. Karaman, turizmin yalnızca sektörle sınırlı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Turizm hareketliliği yalnızca turizm sektörünü değil, tüm bölgeyi kapsayan ciddi bir ekonomik kalkınma sağlamıştır. Bu gelişme, yerel nüfusun büyük şehirlere göçünü önemli ölçüde azaltmış; hatta tersine göçü teşvik ederek insanların kendi topraklarında yatırım yapmalarına imkân tanımıştır. Gelinen noktada turizm, ilimizin en önemli geçim kaynaklarından biri olan çay üretimiyle kıyaslanabilir düzeyde bir ekonomik gelir kaynağına ulaşmış, birçok aile için temel geçim kaynağı hâline gelmiştir.

Bu nedenle turizmin plansız uygulamalarla zayıflatılması değil; doğru, adil ve sürdürülebilir politikalarla desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Kayıt dışılık, işletmecilerin bir tercihi değil; plansızlık ve mevzuattaki boşluklardan doğan bir sonuçtur. Dolayısıyla çözüm cezalandırmak değil, işletmeleri yasal zemine taşıyacak düzenlemeleri hayata geçirmek olmalıdır.”

“Sorun Yerel Değil, Türkiye Genelini İlgilendiriyor”

Karaman, yaşananların yalnızca Rize’ye özgü olmadığını vurgulayarak taleplerin ülke genelini kapsayan düzenlemelerle karşılanabileceğini ifade etti:

“Buradan açıkça ifade ediyoruz ki bu sorun yalnızca Rize’nin ya da Fırtına Vadisi’nin sorunu değildir. Türkiye’nin birçok farklı ilinde benzer mağduriyetler yaşanmaktadır. Bu nedenle çözümün, ülke genelini kapsayan yasal düzenlemelerle mümkün olacağına inanıyoruz. Aynı içerik ve talepler doğrultusunda hazırlanacak dilekçe ve talep metinlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, Rize Valiliği’ne ve CİMER aracılığıyla ilgili tüm mercilere resmî olarak ileteceğiz.”

Açıklamanın devamında taleplerini sıralayan Karaman, Fırtına Vadisi için koruma amaçlı imar planlarının yerinde tespitler, güncel zemin etütleri ve bilimsel veriler ışığında yeniden ele alınmasını istedi. Devlet Su İşleri, Rize İl Özel İdaresi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü koordinasyonunda, özellikle yerleşim alanlarında taşkın önleme duvarları ve koruyucu altyapı çalışmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Karaman, Rize Valiliği ve milletvekillerinin sorunun farkında olduğunu ve çaba gösterdiğini bildiklerini belirterek, “Ancak bu sorunların yalnızca yerel inisiyatiflerle kalıcı biçimde çözülemeyeceği açıktır” dedi. Mevcut koruma amaçlı imar planının bölgenin coğrafi yapısı ve yerleşim gerçeklerini yeterince dikkate almadığını ifade eden Karaman, dere kenarlarında bilimsel yöntemlerle alınabilecek önlemler varken yapıların tamamen yok sayılmasının hakkaniyet duygusunu zedelediğini söyledi.

Turizm işletmelerinin ruhsat alamaması nedeniyle kapanma riskiyle karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Karaman, geçici ruhsatlandırma ve kademeli yasal uyum modellerinin hayata geçirilmesini talep etti. Rize genelindeki resmî yatak kapasitesinin de mevcut yapı stoğunu dikkate alacak şekilde şeffaf ve gerçekçi biçimde yeniden planlanması gerektiğini belirtti.

“Bizler bağırmak için değil anlatmak, yıkmak için değil çözmek, karşı durmak için değil doğruyu birlikte bulmak için buradayız” diyen Karaman’ın açıklamasının ardından yürüyüşe katılan yurttaşlar, tulum eşliğinde horon oynadı.