Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgür Özel deprem bölgesinde: Erdoğan branda siyaseti yaptı

6 Şubat depremlerinin yıl dönümü yaklaşırken Osmaniye’ye giden CHP Genel

6 Şubat depremlerinin yıl dönümü yaklaşırken Osmaniye’ye giden CHP Genel Başkanı Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yüklendi. Özel, “Görevini yapmadın, şimdi yaptığın deprem konutlarıyla övünüyorsun. Hatay’ gitti, branda siyaseti yaptı” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, deprem bölgesine gitti. Osmaniye‘de partisinin İl Başkanlığını ziyaret eden Özel, açıklamalarda bulundu.

’10 ŞEHRİMİZİ DEPREME HAZIRLIKLSIZ YAKALATTI’

6 Şubat depremlerinin 3. yılında depremin bilançosunu hatırlatan Özel, “Biz bu felakete daha yeni iktidara gelmiş bir hükümetle yakalanmadık. Öyle olsaydı bazı şeylerin mazereti olabilirdi. O günkü hükümet 21 yıldır iktidardaydı. O günkü hükümet 23 yılda 3 trilyon dolar vergi toplamış. 21 yılda 40 milyar dolar deprem vergisi toplamış” dedi. 8 ayrı imar affından da iktidarın vergi topladığını söyleyen Özel, “Asla kabul edilemeyecek şekilde Osmaniye’mizi de 10 güzel şehrimizi de hazırlıksız yakalattı” diye konuştu.

‘YAZIKLAR OLSUN’

Deprem döneminde ordunun 3 gün boyunca arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarına katılmadığına dikkat çeken Özel, “Bir danışman Saray’da demiş ki ‘Ordu’yu kışladan çıkarmak kolaydır geriye sokmak zordur.’ 21 yıldır iktidarda olacaksın; ordu elinde kamyonuyla, kazmasıyla yiğit evlatlarıyla hazır olacak, sen ‘çıkarlarsa darbe yaparlar’ diye korkacaksın. Yazıklar olsun” dedi.

‘SANKİ DEPREM KONUTUNU KENDİ CEBİNDEN YAPMIŞ’

İktidarın yapılan deprem konutlarıyla övünmesini eleştiren Özel, “O deprem konutunun temelinden çatısında kadar kim varsa Allah onlardan razı olsun. Sanki deprem konutunu kendi cebinden yapmış gibi… Sanki yıllarca toplanan vergileri zamanında yapmış da yaptığı evler yıkılmamış gibi… Yıkılanların yerine yapılanları milletin parasıyla devletin parasıyla yapılanları kendi eseriymiş gibi anlatıyor” dedi.

‘DEPREMZEDELERİN TELEFONUNA İBAN ATTILAR, KIZILAY ÇADIR SATTI’

Deprem döneminde iktidarın faaliyetlerini eleştiren Özel, “Öyle acılar yaşadık ki o acı unutulmaz. Depremde evi yıkılmış, elinde cep telefonu, şarjı bitti bitecek… O cep telefonuyla hayata tutunan depremzedenin telefonuna iban attılar. Depremzedelere yardım etmek istiyorsan şu numaraya para yolla diye enkaz altındakilere iban attılar. Soğuk vardı, yağmur vardı, çadır yoktu. Kızılay’ın çadır sattığını gördük” diye konuştu.

’45 GÜN BOYUNCA DEPREM BÖLGESİNDE KALDIM’

İktidarın depreme hazırlık yapmadığını dile getiren Özel, “Bu iktidar depremin öncesinde tüm kaynaklara rağmen hazırlıkları yapmayan, deprem sırasında 3 gün boyunca yapmayan, depremden sonra da iyileştirme faaliyetlerini yapmayan bir iktidardır. Ben depremi duyduğu anda grup başkanvekili olarak Adana’nın eski havalimanına çağrı yapan, çünkü o gün Hatay, Kahramanmaraş ve Hatay’ın pistleri tahrip olmuştu, onları illere göre paylaştıran, depremin üzerinden 12 saat geçtikten itibaren bütün bölgeye dağıtan ve ilk akşam da deprem bölgesine gelen, uyumayan, su içmeyen ve 45 gün boyunca deprem bölgesinde kalan bir kardeşinizim” dedi.

‘GÖREVİNİ YAPMADIN ŞİMDİ ÇIKMIŞ DEPREM KONUTLARIYLA ÖVÜNÜYORSUN’

“Biz depremden siyaset çıkarmadık” diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İBB Başkanı depremden sonra Hatay’daydı. Sayın Mansur Yavaş depremin ertesi günü Kahramanmaraş’taydı ve bütün süreç boyunca oradaydı. Bugün cezaevinde olan Antalya’nın belediye başkanının vekili burada. Eskişehir’in o dönemki belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, deprem sırasında Osmaniye’den sorumluydular. Bunları hiç konuşmadık. Ne zamana kadar? Tayyip Erdoğan çıkıp ‘Siz deprem bölgesinde yoktunuz, bir işin ucundan tutmadınız’ diyene kadar… Geçtiğimiz günlerde ‘Depremden sonra neredeydin?’ dedi bana.

Erdoğan, depremden sonra deprem illerine toplam 38 kez gitmiş. Özgür Özel ise grup başkanvekili olarak 26 kez, 23’ü de genel başkan olduktan sonra toplam 49 kez gitmiş, bugün 50’ncidir. Sayın Erdoğan 2 kere 2 dörttür dese dönüp kontrol edin. Ne zaman bir iddiada bulunsa dönüp kontrol ederim. Devletin bütün imkanlarıyla. Dünyanın en değerli 10 makam aracından ikisi bunda. 13 uçak var, bütün helikopterler emrinde. Jandarma emrinde, polis emrinde. Deprem bölgesine üç senede 38 kere gelen Erdoğan, aha 50’nci kez buradayım, belki attığın yalandan utanırsın. Benim görevim millet adına söylemek, uyarmak… Senin görevin depreme hazırlamak, enkazı kaldırmak, orduyu harekete geçirmekti. Sen bu görevleri yapmadın, şimdi dönmüş yaptığın deprem konutlarıyla övünüyorsun.”

Bir yılında sonunda bitecek dediği evlerin yüzde 2,7’si bitmişti. İki yılın bittiği gün buradaydık, bitecek dediği evlerin yüzde 30’u bitmişti. Üç yıl doluyor ve daha bitmedi, konteynerda kalan var. 11 elimizde toplam 270 bin kişi konteynerda kalıyor. Önce şehitliğe kabristana gidip duamı yapacak, sonra o konteynera gidip bütün Türkiye’ye göstereceğim. Özel sıcak salon siyaseti yapmıyor senin gibi, buradayım.”

‘BRANDA SİYASETİ YAPTI’

Erdoğan’a eleştirilerini sürdüren Özgür Özel, şöyle dedi:

“Deprem bölgesi tarihimizin en büyük göçünü verdi. Drone havalanıyor, bakıyorsun evler tamam. Drone inince bakıyorsun, ön tarafını brandalamışlar. Ayrıca depremzede ev sahibi değil kiracıysa onu unuttun, perişan ettin, bu gerçeği de milletten saklayamayacaksın. Konutların depremzedeye kaça mal olacağını söylemiyorlar. Önüne senet sürüyorlar depremzedenin, boş senede imza attırıyorlar. Afet Kanunu’nda ‘afetzededen vergi alınmaz’ diyor. Faiz, tüfe, memur maaş artışı dahil hiçbir fiyat farkı alınmayacak dersen bu hafta deprem bölgesine müjde olur. Ama tutar belli değil, faiz belli değil, at imzayı.

Normalde Hatay’da nisan sonu mayısta miting yapacaktım. Biliyorsunuz Erdoğan gitti; branda siyaseti yaptı, olmuş gibi yolları asfaltlatıp, arka sokakları örtüp Hatay’a ‘her şeyiniz halloldu’ dedi. Hatay’da meydanda büyük bir kalabalığa miting yaptım. Gördük ki sorunlar büyük. Üstüne düşeni yapmayan bu hazımsız yalanı doğru gibi söyleyen, gerçeği çarpıtan… Bize gelip ‘fotoğraf çektirmek dışında ne yaptınız?’ dedi. Ne yaptığımız AFAD’ın kayıtlarında mevcut.” (Haber Merkezi)