Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ordu Eğitim Sen , Eğitimde Gerici Politikalar Protesto Etti.“Eğitimi Gericiliğe Teslim Etmeyeceğiz”

Eğitim Sen Ordu’da ÇEDES projesi kapsamında 336 din görevlisinin “manevi

Eğitim Sen Ordu’da ÇEDES projesi kapsamında 336 din görevlisinin “manevi danışman” adıyla görevlendirilmesine tepki gösterdi “Bu ülkeyi yobaza, gericiye teslim etmeyeceğiz, ettirmeyeceğiz”

HABER: Gençağa KARAFAZLI

GÖRÜNTÜ: Coşkun ÖZBUCAK

(ORDU)- Eğitim-Sen Ordu Şubesi, ÇEDES (Çevreme duyarlıyım değerlerime sahip çıkıyorum) projesi kapsamında 336 din görevlisinin “manevi danışman” adıyla görevlendirilmesine tepki gösterdi. Bugün burada laik, demokratik, bilimsel ve kamusal eğitime sahip çıkıyoruz ve sonsuza kadar da çıkacağız. “Bu ülkeyi yobaza, gericiye teslim etmeyeceğiz, ettirmeyeceğiz”

Eğitim-Sen Ordu Şubesi, ÇEDES (Çevreme duyarlıyım değerlerime sahip çıkıyorum) projesi kapsamında 336 din görevlisinin “manevi danışman” adıyla görevlendirilmesine tepki gösterdi. Uygulama, “Eğitim sisteminin kalbine yönelmiş planlı bir müdahale” diye nitelendirildi.

Eğitim sen genel başkanı Kemal ırmak, ekonomik eşitsizlik, altyapı eksikliği ve okullaşma oranının düştüğü bir ortamda, pedagojik formasyonu olmayan din görevlilerinin okullara atanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.

“Bu ülkeyi yobaza, gericiye teslim etmeyeceğiz, ettirmeyeceğiz”

Bu ülkenin her türlü yükünü çeken, askere giden, inşaatında çalışan, tarlada amelelik yapan bu ülkenin yoksul çocuklarının eğitim hakkı ne olacak diye soran Irmak şunları söyledi, “Bir fotoğraf alalım. Piyasalaştırmak. İki, dinselleştirmek. Piyasalaştırmaktan kastımız şu, açıkça söyleyelim: Eğitimi devletin üzerinde bir yük olarak görüyorlar. Mümkün olduğunca özel okul patronları okul açsınlar ve oralarda eğitim yapsınlar istiyorlar. Peki, yoksul halk çocukları ne olacak? Bu ülkenin her türlü yükünü çeken, askere giden, inşaatında çalışan, tarlada amelelik yapan bu ülkenin yoksul çocuklarının eğitim hakkı ne olacak? Bunu düşünen yok. O yüzden biz, hem piyasacı hem gerici hem de laik ve bilimsel anlayış karşıtı uygulamalar karşısında, dün olduğu gibi bugün de karşı olacağız. Bu mücadeleyi yükselteceğiz. Bu ülkeyi yobaza, gericiye teslim etmeyeceğiz, ettirmeyeceğiz.Bugün Ordu’dayız. Buraya gelmeden önce elbette ki ilin en yetkili makamı, Vali Bey’le de bu meseleyi görüştük. Ona dair görüşlerimizin sonucunu da biraz sonra sizle paylaşacağım.

“Bu eğitimin gericileştirilmesine ve dinselleştirilmesine karşı kararlılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz”

Bugün burada laik, demokratik, bilimsel ve kamusal eğitime sahip çıkıyoruz ve sonsuza kadar da çıkacağız. O yüzden Ordulularla beraberiz. Basın açıklamamıza bugün gelerek destek veren siyasi parti temsilcilerini, demokratik kitle örgütlerini öncelikle saygıyla selamlıyorum. Birlikte bu mücadeleyi yürüttüğümüz yol ve mücadele arkadaşlarımı da, Merkez Yürütme Kurulu adına ve şahsım adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Bu eğitimin gericileştirilmesine ve dinselleştirilmesine karşı kararlılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz. Ancak değerli Ordulular, bu sadece bir eğitim sendikasının yapacağı bir iş değil. Bu eğitimdeki çocuklar hepimizin çocukları, hepimizin geleceği.

Bakın, Jung der ki: “Eğer karanlıkla yüzleşmezseniz, aydınlığı bilemezsiniz.” Sadece o demiyor. Sufi — bu da bir muhafazakâr din adamıdır — o bile diyor ki: “Karanlık, ışığa; aydınlığa rahimlik yapandır.” Ve Mustafa Kemal ne diyor? “Karanlıkla gidilen yolun sonu, ilimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.” diyor. “İlim bizim tek mürşidimiz, tek yol göstericimizdir.” diyor.

O yüzden biz, aydınlıkta giden bu yoldan ayrılmayacağız. Buna sapan bu iktidara da, onun Millî Eğitim Bakanına da asla bununla ilgili izin vermeyeceğiz. Bu, ilk kez Ordu’da yapılmıyor.” İfadelerini kullandı.