Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Melet Irmağı İçin 8. Yürüyüş: “Bu Alan Beton Değil, Yaşam Alanıdır”

HABER: Coşkun ÖZBUCAK Melet Irmağı İçin 8. Yürüyüş: “Bu Alan

HABER: Coşkun ÖZBUCAK

Melet Irmağı İçin 8. Yürüyüş: “Bu Alan Beton Değil, Yaşam Alanıdır”

ORDU – Ordu’nun Altınordu ilçesi Durugöl Mahallesi’nde, Melet Irmağı kenarında bulunan eski çöp alanının imara açılmasına karşı yürütülen çevre mücadelesi devam ediyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmak istenen imar değişikliğine karşı çıkan yurttaşlar, sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri, mücadelenin 8’inci yürüyüşünü gerçekleştirdi.

https://youtu.be/yowQjPtUys8?si=wq089r8QfE4kIAtL

Ordu Çevre Derneği’nin (ORÇEV) çağrısıyla bir araya gelen Durugöl Platformu bileşenleri, 19 Eylül Ortaokulu önünde toplanarak Tahıl Pazarı Meydanı’na yürümek istedi.

Yürüyüşe Polis Engeli: “Demokratik Hakkımızdan Vazgeçmeyeceğiz”

Yürüyüş sırasında polis ekipleri, Valilik tarafından yürüyüşe izin verilmediği gerekçesiyle grubu durdurmak istedi. ORÇEV yöneticileri ve platform sözcüleri, yürüyüşün anayasal bir hak olduğunu belirterek engellemeye tepki gösterdi. Polis yetkilileri, yürüyüşün devam etmesi halinde yasal işlem uygulanacağı yönünde uyarıda bulundu.

Yaşanan kısa süreli tartışmalar sırasında CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel de alanda bulunarak polisin engelleme girişimine tepki gösterdi. Tartışmaların ardından yürüyüş devam etti ve eylem Süleyman Felek Caddesi’nde sona erdi.

ORÇEV: “Halka Açık Meclise Halk Alınmadı, Hukuk Yok Sayıldı”

Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasını ORÇEV Başkan Yardımcısı Serdar Görnaz okudu. Görnaz, Melet Irmağı çevresindeki eski çöp alanının imara açılmasının hem çevre hem de halk sağlığı açısından ciddi tehlikeler barındırdığını söyledi.

Görnaz açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Melet Havzası beton değil, yaşamdır. Melet Havzası yalnızca bir arazi değildir; bütün canlıların yaşam alanıdır. İnsanlar için nefes alınabilecek bir yeşil alan, buluşma ve dinlenme yeridir. Biz bu alan betonlaşmasın, yaşasın diye mücadele ediyoruz.”

Bugüne kadar 18 binin üzerinde imzanın Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne teslim edildiğini hatırlatan Görnaz, buna rağmen taleplerinin dikkate alınmadığını belirtti. Görnaz, Ordu Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin halka açık olmasına rağmen çevre savunucularının toplantıya alınmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Halka açık denilen meclise halk sokulmadı. Meclise çıkan merdivenler ve asansör önleri zabıta ve korumalar tarafından tutuldu. Girişler keyfi biçimde engellendi. Çevre savunucularına yönelik tutumlar taciz boyutuna ulaştı. Bu yaklaşım ne hukuka ne de demokratik belediyecilik anlayışına sığar.”

Mahkeme kararlarına da değinen Görnaz, açılan davaların anayasal bir hak olduğunu belirterek, yürütmeyi durdurma kararlarının projelerin hukuka aykırı olduğunun göstergesi olduğunu söyledi. Görnaz, “Mahkeme kararlarının uygulanmaması anayasal bir suçtur. Buna rağmen biz anayasal, meşru ve demokratik haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz” dedi.

Adıgüzel: “Asıl Zulmü Çeken Ordu Halkı ve Doğadır”

Eyleme destek veren CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel ise konuşmasında Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler’in açıklamalarına sert eleştiriler yöneltti. Adıgüzel, Melet Irmağı çevresinde yapılmak istenen düzenlemelerin küçümsenmesini kabul edilemez olarak değerlendirdi.

Adıgüzel konuşmasında şunları söyledi:

“Sayın Başkan meseleyi ‘orada kuş varmış’ diyerek geçiştiriyor. Bahsettiği kuşlar karga ve martıdır. Oysa bu canlılar bu kentin tarihine tanıklık etmiş canlılardır. Belki Kurtuluş Savaşı’nı gördüler, Rusumat-4 gemisini gördüler. Ama bir şey daha gördüler; bu kente gerçekten belediye başkanlığı yapmış tarihsel kişilikleri gördüler.”

Yürütmeyi durdurma kararlarına yönelik eleştirilere de yanıt veren Adıgüzel, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu hatırlatarak, “İnsanların mahkemelerde hak aramasından daha doğal ne olabilir? Bu kararlardan rahatsız olunmasının nedeni, artık keyfi uygulamaların sürdürülememesidir” dedi.

Belediyenin halka kapılarını kapattığını savunan Adıgüzel, barınaklardaki duruma da dikkat çekti. Adıgüzel, “Bu şehri yalnızca insanlarıyla değil, içindeki tüm canlılarla yönetmek zorundasınız. Barınaklarda yaşananlar kabul edilemez. Halkın size emanet ettiği doğayı ve yaşamı şirketlere peşkeş çekmek yerine, asıl görevinizi yapın” ifadelerini kullandı.