Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İHD” Okullar Dini Ritüel Alanı Değil, Eğitim Alanıdır”

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilen “Ramazan Etkinlikleri Genelgesi” ile

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilen “Ramazan Etkinlikleri Genelgesi” ile okul öncesi seviyesindeki çocukların camilere götürülmesi ve aile katılımlı etkinlikler adı altında belirli bir inancın ritüellerinin eğitim ortamına taşınması hedeflenmektedir. Bizler, çocuk hakları savunucuları olarak bu uygulamanın pedagojik, hukuki ve toplumsal açıdan kabul edilemez olduğunu açıkça ifade ediyoruz.

Pedagojik Açıdan: Soyut Kavramlar ve Çocuk Psikolojisi Okul öncesi dönem (3-6 yaş), çocukların dünyayı somut algılarla tanıdığı, oyun yoluyla öğrendiği bir evredir. Bu yaş grubundaki çocuklara soyut dini kavramların ve ibadet mekanlarının dayatılması, çocukların bilişsel gelişimine aykırıdır. Çocuk gelişimi alanındaki temel ilkeler; erken çocukluk eğitiminde baskı, yönlendirme ve inanç temelli dayatmalardan kaçınılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Pedagojik formasyonu olmayan kişilerce yürütülen bu süreçler, çocuklarda kaygıya yol açmaktadır.

Hukuki Açıdan: Laiklik ve Ayrımcılık Yasağı Anayasanın laiklik ilkesi ve Türkiye’nin taraf olduğu BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, devletin tüm inanç gruplarına karşı eşit mesafede durmasını ve eğitim sisteminin inanç hürriyetini korumasını zorunlu kılar. Hak İhlali: Bu genelge, farklı inanç gruplarına mensup veya inancı olmayan ailelerin çocuklarını dışlamakta, okulda “ötekileştirme” riskini doğurmaktadır.

Kamusal Alan: Okullar, belirli bir inancın tebliğ alanı değil; bilimin, sanatın ve felsefenin ışığında eleştirel düşüncenin geliştiği kamusal eğitim kurumlarıdır. Toplumsal Barış ve Çocuğun Üstün Yararı Eğitim kurumları, toplumun tüm renklerini kapsayan güvenli alanlar olmalıdır. Ailelerin hassasiyetlerini etkinlik adı altında araçsallaştırmak, toplumsal kutuplaşmayı okul sıralarına kadar indirmektir. Çocuğun üstün yararı, onun her türlü ideolojik ve dini dayatmadan uzak, özgür bir birey olarak yetişmesini gerektirir.

İnsan Hakları Derneği Merkezi Çocuk Hakları Komisyonu olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’nı bilimsel, laik ve kamusal eğitim ilkelerine riayet etmeye davet ediyoruz. Çocukların çocukluklarını yaşayabileceği, ayrıştırılmadığı, nesneleştirilmediği ve pedagojik esaslara dayalı bir eğitim sistemi için mücadelemizi tüm demokratik kitle örgütleriyle birlikte sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. İnsan Hakları Derneği Merkezi Çocuk Hakları Komisyonu