Emek Partisi Ordu İl Başkanı Yasin Uzun, iktidarın baskılarını artırdığına dikkat çekerek, “Saray rejiminin politikalarını, faşist bir rejim kurma hayallerini püskürtmek, yenilgiye uğratmak, bu rejimi yıkmak ve demokratik kazanımları hem korumak hem de inşa etmek halkın örgütlü-birleşik mücadelesine bağlıdır.” dedi.
Emek Partisi Ordu İl Başkanı Yasin Uzun açıklamasında, “Her yeni güne bir saldırı dalgasıyla uyanıyoruz. Sendikacı, gazeteci tutuklamaları, grev yasakları, kolluk güçlerinin demokratik hak ve özgürlüklerinin kullanmalarına, gösteri hakkına karşı uyguladıkları baskı ve zorbalıklar, zamlar, belediye başkanlarını görevden alma, kayyım atama süreçleri devam ediyor.
Rejim; faşist bir devlet yapılanması için yargıdan polise hemen her alanda halkın çıkarına değil tek adamın, sarayın çıkarlarını öne alan politikalarını ve temsil ettiği sermaye sınıfının, uluslararası emperyalist kapitalist devletlerin bölgesel gücü rolünün de gereği olarak adımlarını hızlandırmış durumda. Saldırıların son halkası ise toplumun çoğunluğu tarafından “19 Mart darbe girişimi” olarak adlandırılan İstanbul büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyelerine uzanan tutuklamalar oldu.” dedi.
Çağrımızdır!
Uzun, mücadele çağrısı yaparak, “Sömürüden kurtuluşun yolu işçi ve emekçilerin sermaye sınıfına karşı kesintisiz bir mücadele içine girmelerinden geçiyor. Yürütülen bu mücadelenin önemli araçlarından birisi, genel grev ve genel direniştir. İşçi sınıfının üretimden gelen gücünü kullanmasıdır. Tek adamın ve saray iktidarının elinde sopaya dönüşmüş yargı sistemine karşı, yargının gerçek anlamda bağımsız olması için hâkim, savcı ve yargıçların halk tarafından seçildiği, görevden alınabildiği bir demokratik sistem mümkündür.
İnsanca yaşanacak bir ücret ile insanca yaşam için birleşen işçi sınıfının fabrikalardan başlayan, halkın semtlere yayılan yoksulluğu kabul etmeyerek geleceğin güvence altına alabilir.
Baskı ve gözaltıların son bulması, kayyım politikalarının durdurulması, seçme ve seçilme hakkının güvence altına alınması, halk iradesiyle seçilen belediye başkanlarının tekrar göreve dönmesi, basın ve ifade özgürlüğünün sağlanması, gösteri ve yürüyüş hakkının sınırsızca kullanılması, tutukluların serbest bırakılması, genel siyasal affın çıkarılması, halka karşı suç işleyenlerin yargılanması için, sendika hak ve özgürlüklerinin sınırsızca kullanılması, örgütlenme hakkı, grev yasaklarının son bulması için, en geniş işçi ve emekçi birliğini sağlamak için, emek ve demokrasi güçlerinin ortak bir mücadele cephesinde birleşmesi ile mümkün olur. Bu insanca yaşamak ve demokrasi isteyen herkesin sorumluluğudur. İş ekmek ve özgürlük için birleşelim ve mücadeleyi büyütelim! Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!” dedi.