Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li İl Başkanından Bilimi Yok Sayan Mesaj: Şifayı Doktorda Değil Ayette Arayan Laiklik

CHP’li İl Başkanından Bilimi Yok Sayan Mesaj: Şifayı Doktorda Değil

CHP’li İl Başkanından Bilimi Yok Sayan Mesaj: Şifayı Doktorda Değil Ayette Arayan Laiklik

KUZEYTEVE ÖZEL HABER – YORUM

Laiklik, yalnızca bir söylem değil; din ile devlet işlerinin kesin çizgilerle ayrılmasını esas alan temel bir yönetim ilkesidir. Kendini yıllardır laikliğin yılmaz savunucusu olarak tanımlayan Cumhuriyet Halk Partisi’nde ise son dönemde yaşanan gelişmeler, bu ilkenin parti yöneticileri eliyle nasıl aşındırıldığını açıkça gözler önüne sermektedir.

Parti binalarında mescit açılması, odaların namaz alanına dönüştürülmesi, hizmet masalarının üzerine Kur’an-ı Kerim ve meallerinin konulması, toplu cuma namazı çağrıları, camiler arasında CHP bayrağı asılması gibi uygulamalar kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açmıştı. Buna ek olarak bazı CHP’li yöneticilerin umre ziyaretlerini sosyal medya hesaplarından paylaşması, partinin “inancı siyasete alet etmeme” ilkesinin fiilen rafa kaldırıldığını göstermişti.

GELELİM ASIL MESELEYE…

Öz Sağlık-İş Sendikası Rize İl Başkanı ve AK Parti Rize İl Başkan Yardımcısı Bahadır Mafratoğlu’nun akut lösemi teşhisiyle hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. Elbette her yurttaş gibi kendisine de geçmiş olsun dilemek insani bir sorumluluktur. Ancak CHP Rize İl Başkanı Sayın Saltuk Deniz’in bu konuda attığı adım, insani bir temenninin çok ötesine geçmiştir.

CHP Rize İl Örgütü, bugüne kadar sağlık emekçilerinin maruz kaldığı mobbing, baskı ve hak ihlallerine karşı tek kelime etmeyen bir yapı sergilemiştir. Aynı örgüt, günlerce hastanede yatan kendi üyelerine dahi geçmiş olsun demeyi gerekli görmezken; tanışıklığı dahi olmayan, üstelik emek düşmanı uygulamalarıyla bilinen bir sendika başkanına özel ilgi göstermiştir. Bu çelişki bile başlı başına sorgulanmalıdır.

Ancak asıl sorun burada bitmiyor.

BİLİMİN YERİNE AYET…

CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, Mafratoğlu için paylaştığı mesajda yalnızca “geçmiş olsun” demekle yetinmemiş, şu ifadeyi de eklemiştir:

“Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur.”(Şuara Suresi, 80. Ayet)

Burada sormak gerekir:
Laik, demokratik, bilimsel bir yönetim anlayışını savunduğunu iddia eden bir parti yöneticisi, hastalığın şifasını neden bilime ve tıbba değil, dini referanslara bağlamaktadır?

Dini ayetlerle mesaj vermekle kimlere, neyin sinyali verilmektedir?
Bilimi yok sayan, hastayı ayetle iyileştirme anlayışını meşrulaştıran bir dil, laiklik iddiasıyla nasıl bağdaştırılmaktadır?

Eğer şifa yalnızca ayetlerle bulunuyorsa, bugüne kadar neden bilimsel eğitim almış doktorların kapısı çalınmıştır? Neden hastaneler, ilaçlar, tedaviler devreye sokulmuştur? O halde birkaç sure daha eklenip “kombine tedaviye” mi geçilecektir?

Bu yaklaşım, CHP’nin temel ilkelerinden biri olan “inançları siyasete alet etmeme” prensibine açıkça aykırıdır. Dahası, toplumun inançları üzerinden siyaset üretmek, dün eleştirilen anlayışlarla bugün yarışır hale gelmektir.

SON SÖZ

Laiklik, ihtiyaç duyulduğunda hatırlanacak bir süs cümlesi değildir.
Bilim, işinize gelmediğinde bir kenara bırakılacak bir araç hiç değildir.

Bırakın bu din bezirganlığını.
Dün eleştirdiğiniz siyasi anlayışların kopyası olmaktan vazgeçin.
Çünkü bu tutarsızlığın ne siyasette ne de toplum nezdinde bir karşılığı vardır.

EDITORYAL NOT:

Bu eleştirinin muhatabı, sağlık sorunlarıyla mücadele eden Bahadır Mafratoğlu değildir. Keşke CHP Rize İl Başkanı Sayın Saltuk Deniz, söz konusu paylaşımını hasta olan, bizim tanıdığımız; ancak kendisinin herhangi bir tanışıklığının bulunmadığı Mafratoğlu üzerinden yapmamış olsaydı.

Bu nedenle, Bahadır Mafratoğlu’na bir kez daha acil şifalar diliyor; böylesi hassas bir süreçte, kendisi üzerinden CHP İl Başkanlığı makamına yöneltilen eleştirilerden ötürü kendisine karşı duyduğumuz rahatsızlığı ve üzüntüyü açıkça ifade ederek özür diliyoruz.

Eleştirimizin odağında kişi değil, siyasi tutarsızlık, laiklik söylemi ile dini referansların siyasal alanda kullanılmasının yarattığı çelişki bulunmaktadır.