Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’Lİ BAYRAKTUTAN “ARTVİN’DEN YILDA 20 BİN HASTA TRABZON’A GİDİYOR”

Sağlık Bakanlığına yönelik 34 kez gündem dışı konuşma yaptı 25

Sağlık Bakanlığına yönelik 34 kez gündem dışı konuşma yaptı 25 kez soru önergesi verdi ama cevap alamadı!

CHP Artvin Milletvekili Av.Ugur Bayraktutan Gazi Meclisinde yaptığı konuşmada
Artvin ilinde sağlık alanında yaşanan sorunlar, il dışı hasta sevkleri ve yollarda gerçekleşen ölümler hakkında çok çarpıcı açıklamalarda bulundu..

İşte CHO Artvin Milletvekili Av.Ugur Bayraktutan’ın TBMM de yaptığı konuşmadan çarpıcı notlar;

34 KEZ GÜNDEM DIŞI KONUŞTUM 25 KEZ SORU ÖNERGESİ VERDİM

“Değerli arkadaşlarım, bu, daha önce bu konuda Parlamentoda yapmış olduğum 34’üncü gündem dışı konuşma; 34’üncü konuşmayı yapıyorum. 25 tane yazılı soru önergesi verdim, bu dönemde 5 tane araştırma önergesi verdim. Sayın Bakan vermiş olduğumuz soru önergelerinin 1 tanesine bile cevap verme lüksüne katlanmadı, hiçbir sorumuza cevap vermiyor.

170 BİN NÜFUSA BİR KARDİYOLOG DÜŞER Mİ?

Değerli arkadaşlarım, güzel ve yalnız ilim Artvin’i buradan selamlıyorum. 170 bin nüfuslu Artvin’de, il merkezinde 1 kardiyolog var. Buradan, Türkiye Büyük Millet Meclisinden, onun şahsında bütün hekimlere teşekkürlerimizi, minnet duygularımızı ifade ediyorum. Artvin’de zor koşullarda Artvin halkına hizmet ediyorlar, onlara söylenecek hiçbir lafımız yok ama tek bir kardiyologla bir ili nereye kadar götürebilirsiniz, bu hizmeti nereye kadar taşıyabilirsiniz? O anlamda, buradan bütün sorumlulara, ilgililere diyorum ki: Anjiyo ünitesinin açılması konusunda burada defalarca konuşmalar yaptım, anjiyo ünitesi açıldı ama yeterli doktor tayinine ilişkin bu konuda merkezî idarenin bir direnci var, bunu buradan Türkiye’ye şikâyet ediyorum değerli arkadaşlarım.

RANDEVU ALMAK İÇİN BİR AY SIRA BEKLİYORLAR

Bakın, kardiyolojiyle alakalı randevu alamıyorlar. Kardiyolojiyle alakalı bir randevu talebinde bulunduğunuzda, en aşağı bir ay sonraya randevu veriyorlar, bir, bir buçuk aydan önce randevu alınması mümkün değil; insanlar yolda ölüyor değerli arkadaşlarım.
Bizimkiler 112’yle alakalı sevklerde kalkıyorlar başka illere; Rize’ye, Trabzon’a, Kars’a, Erzurum’a, başka yerlere gidiyorlar. Bakın, ta, Niğde’ye kadar, Samsun’a kadar hasta sevkinin olduğunu düşünebilir misiniz?

ÖLMEDEN NİĞDE’Yİ GÖRÜYORLAR?

Artvin’den uçakla gidilmeyecek yerlere sevk için, ambulansların içerisinde hastalar gidiyorlar, yollarda ölüyorlar. Demin değerli milletvekili arkadaşım da bana söyledi. Bunun bir avantajı var mı? Var, vallahi, avantajı var. Hayatında Niğde’yi hiç görmeyen -Ömer Fethi Gürer kızmasın- Artvinli, en azından sevk aracında gidiyor, Niğde’yi görüyor Sayın Başkanım. O konuda Artvinlilere imkân tanıyorlar, ölmeden önce bir Niğde’yi de görsünler diye kalkıyorlar, binlerce kilometre öbür tarafa Artvinlileri gönderiyorlar; böyle bir şey olabilir mi?

HER BİR VATANDAŞIN HİKAYESİ DRAM

Doktorun olmadığı, doktorun sevklerinde bu şekilde dramatik örneklerin yaşandığı bir Artvin gerçeğiyle karşı karşıyayız.
Bakın, buraya çıkmadan önce Arhavi’deki bir kardeşimizle alakalı olarak da… Emrah Alpay -buradan sesleniyorum, ona da buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum- Arhavi’de şöyle bir olay yaşıyor: Gece bağırsak düğümlenmesiyle alakalı bir sorun yaşıyor, Arhavi Devlet Hastanesine götürüyorlar değerli arkadaşlarım. Arhavi ile Rize’yi bilenler bilir, yarım saatlik bir yol. Diyorlar ki: “Hayır, buradan Rize’ye gidemezsin.” Niye? “İlla, Artvin’e götürmek lazım.” diyorlar. 112 hasta sevkiyle alakalı ciddi problemler var, yanlışlar var. Gecenin o saatinde alıyorlar bunu, Artvin’e götürüyorlar; üç, dört saatlik yolda perişan oluyor. Sonra diyorlar ki: “Burada bunun sevkiyle alakalı problemler var, bunun Rize’ye gitmesi lazım.” Yedi, sekiz, on saatlik sürecin sonunda Rize’ye gidiyor. O da oraya kendi imkânlarıyla gidiyor, ambulansla da gitmiyor. Kader, kader diyoruz, kader diyoruz, kaderin sonucunda da ölümden kurtuluyor. Böyle bir tablo da var.

AYA YOL YAPTIK AMA NEFROLOJİ BÖLÜMÜ YOK!

Bakın, Artvin’de devlet hastanesinde -Türkiye’de hani diyorsunuz ya “Aya yol yaptık.” diye- nefroloji bölümü yok, nefroloji uzmanı yok, gastroenteroloji bölümü yok değerli arkadaşlarım. İlçelerimizdeki hastanelerde yaşanan sorunlar var. Bugün Ardanuç’ta, Murgul’da poliklinik var ya, hastane yok. İlçelerimiz bunlar, Murgul’la bizim Ardanuç ilçelerimiz değerli arkadaşlarım. Bırakın uzmanları, Ardanuç’ta aile hekimi yok. Murgul’da ne yapıyor? Hasta sevkiyle ilişkin, bir burnu kanasa kalkıyorlar Artvin’e sevk ediyorlar.

BİNA VAR İÇİNDE DOKTOR YOK

Kalp krizi teşhisiyle Murgul’dan Artvin’e gönderilen hiçbir hasta geri gelmiyor, yüzde 90’ı ölüyor değerli arkadaşlarım. Şavşat’ta aynı şekilde yaşanmış olan tomografi cihazıyla alakalı problemler var. Kemalpaşa’da, bakın Kemalpaşa’da bir anlamda hastane yapılacak, yapılmayacak diye tartışma var. Bugüne kadar bu belirsizlik devam ediyor. Kemalpaşalı bizim hastanemiz var mıdır, yok mudur, bunları bilmiyor değerli arkadaşlarım. Borçka Devlet Hastanesiyle alakalı c sınıfı, d sınıfı sorunları var. Yusufeli’nde aynı şekilde genel cerrahla alakalı sorunlar var; uzman doktorlarımız yok, binalarımız var, binalar yapılmış.

ARTVİN’DEN YILDA 20 BİN HASTA TRABZON’A GİDİYOR

Bugün bu şekildeki hastalar Trabzon’a, Rize’ye ve diğer yerlere gidince kendi imkânlarıyla gidiyorlar. Düşünebiliyor musunuz, Artvin’den Trabzon’a 20 bin sevk var değerli arkadaşlarım. Bu sevklerin içerisindekiler sadece resmî makamların, 112 üzerinden gidenler. Bunun dışında kendi araçlarıyla gidip, kendi otomobilleriyle gidip, otobüsleriyle gidip o yollarda ölenler var. Bakın buradan en dramatik, en çarpıcı şekilde anlatıyorum. Bir aracın arkasından gidip de dua ediyorsunuz şu ambulansın fren lambası yanmasın diye. Niye? Çünkü fren lambası yanarsa ölür değerli arkadaşlarım. Biz arkasından dua ederek gittik, kaç kere gittim ben, şu önümüzdeki aracın fren lambası yanmasın dedim arkadaşlar. Artvin’in çocukları Artvin’in yollarında ölüyorlar. Yazık ya, 2026 Türkiyesinde bunu Artvinli hak etmiyor, Artvinli bunu hak etmiyor değerli arkadaşlarım.

ARTVİN DE KİMSE KALMADI

O nedenle bunların, bir an önce bu yanlışlıkların ortadan kaldırılması açısından sağlık politikalarının bir an önce düzeltilmesi, Artvin’e ve Artvinliye gereken önemin verilmesi gerekiyor.
Sözümün sonunda da şunu söyleyeceğim: Bütün Meclis bilsin, Türkiye’nin en güvenli ili Artvin, bundan da gurur duyuyoruz. Türkiye’nin en güvenli ili. Gelin, Artvin’i görün, en doğru insanların, en güzel insanların yaşadığı kent ama tabii ki bizim insanların doğruluğu, eğitimi bunun için ana şart ama başka bir olgu da var bu güvenli olmakta, Artvin terk ediliyor değerli arkadaşlarım, ıssız bir Artvin var. İnsanların yaşamadığı, esnafın ortalıkta boş dolaştığı, caddelerinde in cin top oynadığı bir Artvin’de tabii ki güvenlik sorunu olmaz, o nedenle güvenli il Artvin, kimse yok ki Artvin’de. O nedenle, ben diyorum ki: Bir ülkenin insanları sağlığına verilen önemle ölçülür.Artvin’ kaderine terk edenleri Allah’ta havale ediyorum. Artvin’e ve Artvinliye değer verin diyorum, yüce heyetinizi ve Artvin’de bizi izleyen bütün hemşehrilerimi, kardeşlerimi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum”