Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Cengiz İnşaatın Dozeri Çalıştı, Yargı Yetişemedi: İkizdere Taş Ocağına 5 Yıl Sonra İptal..!

HABER: Selda KARAFAZLI KAMERA: Gençağa KARAFAZLI İkizdere ilçesinde Cengiz İnşaat

HABER: Selda KARAFAZLI
KAMERA: Gençağa KARAFAZLI
İkizdere ilçesinde Cengiz İnşaat tarafından işletilen taş ocağına karşı açılan dava 5 yıl sonra sonuçlanırken, vadide çalışmalar bittikten sonra, ÇED gerekli değildir kararı için  “iptal” kararı çıktı.
Rize’nin İkizdere ilçesi Eskencidere Vadisi’nde, İyidere Lojistik Limanı inşaatına dolgu malzemesi sağlamak amacıyla Cengiz İnşaat tarafından açılan taş ocağı projesine karşı açılan ÇED iptal  davası 5 yıl sonra sonuçlandı. Rize İdare Mahkemesi taş ocağı için “iptal” kararı verdi. İkizdere Çevre Derneği tarafından 5 yıl önce açılan davada verilen karar, bölge halkı ve çevre savunucularının uzun süredir dile getirdiği “yargının gecikmesi” eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı. Zira iptal kararı, vadideki çalışmalar tamamlandıktan sonra geldi.
Olaya ilişkin konuşan Yakup Okumuşoğlu, verilen iptal kararının hukuki açıdan önemli olduğunu ancak geri dönülmez çevresel tahribatın önüne geçemediğini vurguladı. Kararın, benzer projeler açısından emsal niteliği taşıyabileceğini belirten Okumuşoğlu şunları söyledi.
“5 yıl boyunca çalışmalar devam etti, bizim korumaya çalıştığımız şahane bir coğrafya ve bir vadi maalesef baştan sona yok edilmiş oldu”
Okumuşoğlu , “İkizdere’deki taş ocağı davamız, bugün gelen kararla bir kez daha iptal edildi. Ne yazık ki 2021’den bu yana süren bir davaydı ve 2021’den bu yana ivedi yargılama usulüne tabi bir davada bir türlü sonuca varamadık. Halen daha sonuca varmış değiliz aslında. Çünkü donuk Danıştay yolu halen açık. Daha önce iki defa Danıştay’a gitmişti, iki defa bozulmuştu. Sayısız keşifler yapıldı, çok ciddi anlamda bilirkişi ücretleri ödendi. En nihayet bugün gelen kararla bir kez daha iptal kararı verildi ve haklı olduğumuz bir kez daha ortaya çıktı. Ama olan şey şu aslında: Beş yıl boyunca çalışmalar devam etti, bizim korumaya çalıştığımız şahane bir coğrafya ve bir vadi maalesef baştan sona yok edilmiş oldu.
“Üzgünüz, davayı kazandık ama üzgünüz”
Bu hâliyle adalete ulaştınız mı? Hayır, ulaşamadık. Keşke çok daha önce bir karar çıkabilmiş olsaydı. Bu saatten sonra gelen kararın çok fazla bir anlamı müvekkillerimiz açısından yok ama bir karar. Umarız ki idari yargıda daha hızlı bir yargılama gerçekleşir ve umarız ki iş işten geçtikten sonra değil, çevre ve doğa lehine açılan çevre ve doğanın yok edilmesinden önce bu kararlar verilir ve bu şekliyle çevre ve doğayı koruyabiliriz. Çevrenin ve doğanın korunması kamu yararının bir gereğidir. Üstün kamu yararıdır. Dolayısıyla bu davaların karşılığının da bu şekilde görülmesi lazım ve çok hızlı bir şekilde kararların verilmesi gerekmekte. Aksi takdirde aslında davayı kazansanız bile bir anlamı kalmıyor, pratikte bir anlamı kalmıyor.
Üzgünüz, davayı kazandık ama üzgünüz.” ifadelerini kullandı
Eskencidere Vadisi’nde açılan taş ocağı, proje başlangıcından itibaren bölge halkının yoğun tepkisine neden olmuş, vadide jandarma müdahaleleriyle gündeme gelen protestolar yaşanmıştı.
  

“Proje Tanıtım Dosyası çevreyi korumak için gerekli önlemleri içermiyor”

Mahkemenin kararında, “ÇED Gerekli Değildir” kararına dayanak Proje Tanıtım Dosyası’nın (PTD) eksikleri bulunduğu ifade edildi.

Proje sahasının hassasiyet düzeyinin hidrolojik ve hidrojeoloik açıdan yüksek olduğu, detaylı hidrojeolojik modelleme yapılmadığı, içme suyu kaynaklarının doğrudan etkilenme riskinin devam ettiği, atık yönetimi açısından proje sahasının yüksek risk taşıdığı, buna rağmen PTD’de atık yönetiminin genel ifadelerle ele alındığı anlatılan kararda, atık depolama sahalarının yeri, kapasite hesaplamaları ve acil durum planlarının yeterince detaylandırılmadığı kaydedildi.

Arazi ıslah çalışmalarına ilişkin planlamanın yeterli özellikleri taşımadığı ve proje sahası civarındaki çay tarımı yapılan alanların proje kapsamında oluşacak toz emisyonları nedeniyle olumsuz etkileneceği ifade edilen kararda, sahanın rehabilitasyonu ve doğaya yeniden kazandırılması ile ilgili detaylı planlamanın da yapılmadığı belirtildi.

Kararda, “PTD’nin çevreyi korumak için gerekli önlemleri içermediği, bilimsel ve teknik yönden yeterli olmadığı, bu nedenle ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı kanaatine varıldığı” bildirildi.