Haber: Gençağa Karafazlı
Esra Işık kısa bir süre önce TBB Çevre Kent Komisyonunca düzenlenen Av NOYAN ÖZKAN çevre ve ekoloji ödülüne layık görülmüştü
Şimdi cezaevinde !!!

Doğanın talaınan karşı verdiği hukuk mücadelelriyle bilinen yaşam savunucusu Av.Yakup Okumuşoğlu ,ekoloji ödülüne layık görülen Esra Işık’ın tutuklanmasıyla ilgili sosyal medya hesabından “sebebini açıkça söyleyelim” başlığıyla 1 yazı paylaştı…
Sebebini de açıkça söyleyelim:
Çünkü Akbelen’de yaşananları sadece “direnme suçu” diye okumak eksik kalır.
Önce acele kamulaştırma kararı alındı. Yani olağan süreç işletilmeden, insanlar kendi toprağında bir sabah “misafir” haline getirildi.
Bu süreçte:
– Maden faaliyetleri için mevzuat değiştirildi
– Zeytinliklerin taşınmasına yönelik düzenlemelerle, Zeytincilik Kanunu fiilen devre dışı bırakıldı
– İstisnai olması gereken acele kamulaştırma, olağan bir araç gibi kullanıldı
Ne olağanüstü hal var, ne savaş hali…
Ama uygulama, sanki olağanüstü bir durum varmış gibi.
Ve sonra sabah:
Jandarma eşliğinde ekipler köye geliyor.
Amaç: bedel tespiti.
Yani “bu toprak artık senin değil” demenin hukuki versiyonu.
Köylü buna karşı çıkıyor.
Çünkü mesele para değil; toprak, geçim, kök, hayat.
İşte o direniş, “suç” olarak yazılıyor dosyaya.
Ve aralarından biri:
Akbelen mücadelesinin simge isimlerinden Esra Işık.
Önce gözaltı, sonra tutuklama.
Bu sadece bir kişi hakkında verilen karar değil.
Bu, geride kalanlara verilen bir mesaj:
> “Karşı çıkarsanız, sonucu bu olur.”
Bugün Akbelen’de olan şu:
7 köy, toprağından koparılıyor.
Zeytinlik sadece ağaç değil; bir yaşam biçimi.
Ve o yaşam, parça parça sökülüyor.
Asıl soru hâlâ orada duruyor:
Hukuka uygunluğu tartışmalı bir işlem uygulanırken,
ona karşı çıkan insanın tepkisi gerçekten suç mudur?
Bu mesele artık sadece bir dava değil.
Hak ile güç arasındaki çizginin nerede çekileceği meselesi.

