Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

AKP’li Türüt AYM’den Döndü: Gazeteci Karafazlı’yı Susturma Girişimi Çöktü..!

ÖZEL- HABER: Selda KARAFAZLI (RİZE)- Türkiye’de iktidarla temas eden isimler

ÖZEL- HABER: Selda KARAFAZLI

(RİZE)- Türkiye’de iktidarla temas eden isimler hakkında yazılan her haber “kişilik hakları” kalkanına çarparken, gazeteciler yıllardır mahkeme kapılarında süründürülüyor. Rize’de AKP eski il meclis başkanı İ,Türüt ve kamu bankasında görev yapan eşi hakkında yapılan haberler de aynı refleksle susturulmak istendi. Ancak bu kez Anayasa Mahkemesi, yerel mahkemelerin iktidar lehine kurduğu bu düzeni bozdu. Gazeteci Gençağa Karafazlı’ya verilen tazminat cezaları, AYM tarafından basın ve ifade özgürlüğünün ihlali sayıldı.

Haber Konusu İktidar, Yaptırım Gazeteciye

Muhalif haberleri nedeniyle Türkiye de en çok yargılanan gazeteci olarak bilinen İHD MYK üyesi ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Doğu Karadeniz Şube Başkanı Gençağa Karafazlı, 2020 yılında sahibi olduğu Kuzeyteve  internet haber sitesinde dönemin AKP’li Rize İl Genel Meclisi Başkanı İbrahim Türüt ile kamu bankasında müdür olarak görev yapan eşi E. Türüt hakkında o tarihte ve hala güncelliğini koruyan kamuoyunu yakından ilgilendiren üç haber yayımladı.

Karafazlı haberlerinde, E.Türüt hakkında 28/6/2020 tarihinde “Flash, FETÖ itirafçısı Rize’de müdür oldu“, 29/6/2020 tarihinde “Flash haber, Fetöden yargılandı ödüllendirildi!” ve 6/7/2020 tarihinde “Flash Haber, AKP’li başkanın eşi ile ilgili habere yasak” başlıklı haberler yayımlamıştı.

Ancak haberlerin muhatabı olan isimler, iddialara yanıt vermek yerine yargı yolunu seçti. “Onur ve saygınlık” gerekçesiyle açılan davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, gazeteci Gençağa Karafazlı’yı cezalandırdı. İstinaf da bu kararı aynen onadı. Böylece iktidar bağlantılı isimler korunurken, kamusal denetim görevi yapan gazeteciye fatura kesildi.

  1. Türüt Hakkında Ne Yazılmıştı?

Tazminat kararına gerekçe yapılan haberlerde E. Türüt hakkında son derece somut ve belgeli iddialar yer aldı. Haberlerde özetle şu noktalar vurgulandı:

  • E. Türüt’ün FETÖ’nün finans ayağı olarak bilinen Bank Asya’da yaklaşık 1o yıl süresince yöneticilik yaptığı,
  • 17-25 Aralık sürecinden sonra Bank Asya’daki görevine son verildiği ve gözaltına alındığı,
  • Daha sonra FETÖ/PDY’ye yardım suçlamasıyla Rize ağır ceza mahkemesinde yargılandığı,
  • Ceza davası sırasında etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere itirafçı olduğu,
  • Savcılık mütalaasında bu duruma açıkça yer aldığı,
  • Rize ağır ceza mahkemesini beraat kararına savcılığın itiraz etmesi ve ceza davası süreci henüz istinaf mahkemesinde bitmeden kamuoyunda tartışılırken bir anda devlete ait Emlak Katılım Bankası’na müdür olarak atandığı.

Haberlerde ayrıca şu sorular soruldu:

  • FETÖ yargılamaları sürerken bir kamu bankasına yapılan bu atama hangi liyakat ölçütlerine dayanıyordu?
  • Etkin pişmanlıktan yararlanan bir isim, nasıl oldu da devlet bankasında kritik bir göreve getirildi?
  • Bu atamada, AKP’li İl Genel Meclisi Başkanı olan eşinin siyasal konumu etkili oldu mu?

Bu sorulara yanıt vermek yerine, haberlerin erişimi engellenmeye çalışıldı, ardından gazeteci karafazlı’ya tazminat davaları açıldı. İ.Türüt 2 bin TL, eşi E,Türüt için 4 bin TL manevi tazminat ödemesine karar verilmiş Karafazlı, hakkında verilen bu kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, muhalif kimliğinden dolayı açık bir şekilde cezalandırıldığını belirterek hukuki mücadelesini sürdürdü ve Avukatı Esin Aslan  aracılığıyla Anayasa Mahkemesine baş vurdu.

AYM: Bu Gazeteciliği Susturmaktır

Anayasa Mahkemesi, yerel mahkemelerin verdiği kararları açık bir dille eleştirdi. Kararda, gazetecinin yaptığı haberlerin kamusal yarar taşıdığı, haber konusu kişilerin biri siyasetçi, diğeri kamu bankasında yönetici olduğu için daha geniş eleştiri sınırlarına katlanmak zorunda olduğu vurgulandı.

AYM, özellikle şu tespiti yaptı:
Gazeteciden, ceza hukukunun tüm teknik ayrıntılarını bir savcı ya da hâkim gibi bilmesinin beklenmesi aşırı ve kabul edilemez bir külfettir.

Yerel mahkemelerin, “itibar” gerekçesini mutlaklaştırarak basın özgürlüğünü yok saydığı, bu yaklaşımın da caydırıcı etki yarattığı belirtildi.

Tazminat Kararları İktidarı Korumaya Hizmet Etti

AYM’ye göre, Karafazlı’ya verilen manevi tazminat cezaları yalnızca bireysel bir yaptırım değildi. Bu kararlar, iktidar çevresindeki isimler hakkında yazılacak her haber için gazetecilere açık bir mesaj niteliği taşıyordu: “Yazarsan bedelini ödersin.”

Yüksek Mahkeme, bu anlayışın demokratik toplumla bağdaşmadığını açıkça ortaya koydu.

Yeniden Yargılama ve 34 Bin TL Tazminat

AYM, ihlalin giderilmesi için dosyanın yeniden Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine hükmetti. Ayrıca Gençağa Karafazlı’ya:

  • 34 bin TL manevi tazminat,
  • 30 bin 664 TL yargılama gideri ödenmesine karar verdi. Karar, 18 Eylül 2025 tarihli olup 19 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

Bu Karar Ne Diyor?

Bu karar, yalnızca Gençağa Karafazlı’nın değil, iktidar ilişkilerini sorgulayan tüm gazetecilerin davasıdır. AYM, bir kez daha hatırlattı:
Gazetecilik suç değildir. İktidarın hoşuna gitmeyen sorular sormak ise “kişilik haklarına saldırı” sayılarak susturulamaz.