Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ahmet Şık “Fatma Betül Sayan Kaya neden hala tutuklanmadı”

Ahmet Şık’tan dikkat çeken paylaşım: “Fatma Betül Sayan Kaya neden

Ahmet Şık’tan dikkat çeken paylaşım: “Fatma Betül Sayan Kaya neden hâlâ tutuklanmadı?”

HABER: GENÇAĞA KARAFAZLI

Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda eski bakan ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya hakkında dikkat çeken iddiaları gündeme taşıdı. Şık, “tutuksuz yargılama esastır” ilkesine vurgu yaparken, iktidar çevrelerinde bulunduğunu öne sürdüğü bazı isimler açısından da aynı ilkenin neden uygulanmadığını sorguladı.

Şık, paylaşımında Fatma Betül Sayan Kaya hakkında da doğrudan “neden hâlâ tutuklanmadı?” sorusunu yöneltti.

Şık’ın paylaşımında yer alan ifadeler şöyle:

“Malumunuz, iktidarın siyasi muhaliflerinin olur olmaz gerekçeler ve uydurmalarla hapse atıldığı bir ülkedeyiz. ‘Tutuksuz yargılama esastır’ ilkesini savunmaktan vazgeçmedik, vazgeçmeyiz elbette. Yine de bu prensibin neden her seferinde alengirli işlere bulaşan, suç delilleri de sabit olan iktidar mahfillerine uygulanmadığının bir yanıtı verilmeli. ‘Nereden edinildiği de açıklanmayan toplam 163 milyon TL’yi eşiyle tek bir hisseye yatırıp kısa sürede 2 milyar 200 milyon TL’nin üzerinde para kazandığı ortaya çıkan fon soyguncularından eski bakan ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya neden hala tutuklanmadı’ diye sormak elzemdir mesela.”

Şık, bu ifadelerin ardından Süzer Holding ve Süzer Plaza hakkında çeşitli iddiaları gündeme getirerek paylaşımını sürdürdü.

“Bu Süzer Plaza çok hareketli yer”

Şık, İstanbul’da “Gökkafes” olarak da bilinen Süzer Plaza’yı gündemine alarak şu ifadeleri kullandı:

“Bu önemli hatırlatmadan sonra diğer konumuza geçelim. Süzer Holding’i bilirsiniz; bilmiyorsanız İstanbul’da yaşayan herkes gibi ‘Gökkafes’ olarak anılan Süzer Plaza’yı bilirsiniz.

Belirtmeden geçmeyelim, Türkiye’deki Ritz-Carlton otel zincirinin sahibi de Süzer Holding. Holdingin yönetim kurulu üyesi ve veliaht Ali Baran Süzer, 2025 yılının sonlarında İstanbul’da, Akın Gürlek’in başsavcı olduğu sırada düzenlenen uyuşturucu soruşturması kapsamında bir grup şüpheliye birlikte gözaltına alındı. İlk etapta adliyeye sevk edilen 3 kişiden birisi tutuklanırken veliaht Süzer ve diğer şüpheli adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı diye belirtip devam edelim.”

Şık, Süzer Plaza’daki hareketliliğe ilişkin ise şöyle yazdı:

“Bu Süzer Plaza çok hareketli yer. CHP’nin İstanbul kayyımı Gürsel Tekin, defaatle bu Süzer Plaza’daki ‘Nobu’ isimli restoranda görülüyor. Hem de kimlerle hem de kayyım olmasından önce… Ama daha önemlisi var: Son günlerin olaylı kurumu SPK de Süzer Plaza’da bulunuyor.”

SPK ve Süzer Plaza iddiası

Şık, paylaşımında bazı iddiaların kamuoyunda konuşulduğunu belirterek, bunların yanıtlanması gerektiğini savundu:

“Denilen o ki soruşturmalar vesilesiyle SPK ile yakından ilgili bakan da Süzer Plaza’daki en lüks dairelerden birinde kiracıymış. Hayli yüksek bir meblağ olan kirası ödeniyor mu? Ödeniyorsa memur maaşıyla nasıl oluyor bilmiyoruz. Bir de kiracısı olduğu lüks dairenin tadilat ve dayanıp döşenmesi kısmının da Süzerler tarafından karşılandığı söyleniyor. SPK’nin, Süzer Plaza’ya taşınmasına önayak olduğu kamuoyunda yaygın olarak kabul gören AKP’li iş insanı Davut Yasin Bilen var bir de… Bu dairenin sahibinin de o olduğu iddia ediliyor.”

Şık, Davut Yasin Bilen hakkında da şu ifadeleri kullandı:

“Yasin Bilen ile devam edelim. Bilen, Süzer Plaza’da yaşıyor (kaynak yaşatılıyor diye aktardı) ve iddiaya göre bir takım alengirli işlerin çözülmesinde ilgili taraflara yardımcı oluyor.”

“Süzer Plaza’nın kendisi zaten kaçak”

Şık, Süzer Holding ve Süzer Plaza’nın geçmişine ilişkin de çeşitli iddialar ortaya attı:

“83 yaşında olmasına rağmen her gün işinin başında olan baba Mustafa Süzer’in büyük bir hayali var. İstinye sırtlarında kendisine ait olan çok büyük bir araziye içinde alışveriş merkezlerinin de bulunduğu ‘Marmara’ isminde bir konut projesini hayata geçirmek istiyor Mustafa Süzer. Ama bildiğiniz gibi bir yandan da Süzer Plaza’nın kendisi zaten kaçak. Usulsüz birçok işlemle oraya dikildi ve yıkılamadı.”

Şık, Süzer Plaza’nın geçmişindeki belediye ve imar süreçlerine ilişkin olarak da şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bedrettin Dalan’ın belediye başkanlığı döneminde ruhsat izni verilen inşaatın durdurulup yapılanların yıkımı için sonraki belediye başkanları Nurettin Sözen ve Recep Tayyip Erdoğan çok uğraştı. Ama dönemin ANAP iktidarında yıkımın engellenmesi için Şişli ve Beyoğlu ilçelerinin sınırları değiştirildi. ANAP’lı Şişli Belediyesi’nden gerekli izin ve onaylar alınarak projenin önü açıldı.”

Şık ayrıca okurlara Süzer Plaza’nın geçmişini anlatan bir kaynağa yönlendirme yaptı.

“Demokles’in kılıcı gibi Süzerler üzerinde sallanıyor”

Şık, Süzer Plaza’ya ilişkin tartışmaların devam ettiğini savunarak paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Her ne kadar her şey kitabına uydurulmuş gibi görünse de bu konu Demokles’in kılıcı gibi Süzerler üzerinde sallanıyor. Türkiye’de geçerli rejimin bir tek kişinin dudakları arasındayken ve yargı da o dudaklardan dökülecek söze çok kıymet verdiğinden kimsenin ve hiçbir şeyin garantisi yok. Bir de oğul Süzer gözaltında iken Süzer Plaza’da Davut Yasin Bilen’in ev sahipliğinde milyonlarca doların çok sık konuşulduğu hayli hareketli günler yaşanmış.”

Şık, ardından Süzer ailesine ait olduğu belirtilen Bebek’teki villalar ile Akın Gürlek’in Ritz-Carlton’daki konutuna ilişkin iddiaları gündeme getirdi.

“Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve döşenmesi…”

Şık’ın paylaşımının bu bölümünde şu ifadeler yer aldı:

“Bu hareketli günlerde Süzerlere ait Bebek’teki villalardan da konu açılmış ama nihayetinde ortalık sakinleştikten sonra Akın Gürlek Ritz Carlton’daki dairelerden birinde kiracı olmuş. Tapu kaydının Davut Yasin Bilen adına olduğu öne sürülen daire, yeni taşınacaklar için tadilat yapıldıktan sonra içi de dayanıp döşendikten sonra teslim edilmiş. Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve döşenmesi işlemleri de Süzerlere ait şirket tarafından gerçekleştirilmiş iddiaya göre.”

Şık, söz konusu dairenin kirasına ilişkin de şu iddiayı gündeme taşıdı:

“Dairenin kirasıysa 750 bin TL… Ritz Carltonda kiracı olan Gürleklerin üst kat komşusu uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan Baran Süzer, yan daire komşusu ise yine uyuşturucu soruşturması şüphelisi olan Ali Ulusoy. SPK’nin de içinde bulunması nedeniyle Elif Gülşah Gürlek, İstanbul’un trafik sorunuyla boğuşmadan evle işi arasındaki mesafeyi asansörle katediyor. Hatta yemeklerini de plazanın içindeki lüks restoranda yiyor.”

Ahmet Şık’tan Akın Gürlek’e 6 soru

Şık, paylaşımının sonunda Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik altı soru yöneltti.

1-) “Davut Yasin Bilen’in veya yakınlarından birinin Süzer Plaza’da dairesi var mıdır?”

2-) “Akın Gürlek ve eşi Elif Gülşah Gürlek bu dairede kiracı mıdır?”

3-) “Dairenin aylık 750 bin TL kira bedeli ödenmekte midir? Kim tarafından? Dekontları var mıdır?”

4-) “Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve dayanıp döşenmesi maliyeti kim tarafından karşılanmıştır?”

5-) “Tapuda evin sahibi olarak görünen Davut Yasin Bilen‘le ne tür bir ilişkiniz vardır?”

6-) “Aynı zamanda SPK’nin yönetiminde olan Elif Gülşah Gürlek’in plazada bulunan ‘Nobu’ isimli restorandaki yediği yemeklerin aylık 250 bin TL’nin faturası kendisi mi Bakan bey mi yoksa Süzer holding mi ödemektedir?”

İddialar ve yanıt bekleyen sorular

Ahmet Şık’ın sosyal medya paylaşımında yer verdiği bu ifadelerin önemli bir bölümü iddia ve soru niteliğinde. Söz konusu iddiaların doğruluğunun bağımsız biçimde teyit edilmesi ve ilgili kişi ve kurumların açıklamalarının alınması gerekiyor.

Özellikle kira ödemesi, dairenin mülkiyeti, tadilat ve döşeme masrafları ile kamu görevlileri ve iş insanları arasındaki olası ilişkiler konusunda Şık’ın yönelttiği sorular, paylaşımın en dikkat çeken bölümünü oluşturuyor.

Kamuoyunun gündemine taşınan iddialara ilişkin ilgili kişi ve kurumlardan gelecek açıklamalar, tartışmanın hangi bölümünün belge ve resmi kayıtlarla doğrulanabileceğinin ortaya çıkması açısından önem taşıyor.