Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sekü Köyünde Direniş Ateşi Başında Anne Feryadı: ‘Tek Oğlumu Kaybetmek İstemiyorum!’”

Sekü’de 16 Gündür Direniş: “Nöbet Ateşi Sönmeyecek, Bu Toprak Terk

Sekü’de 16 Gündür Direniş: “Nöbet Ateşi Sönmeyecek, Bu Toprak Terk Edilmeyecek”

Haber: Selda KARAFZLI

Görüntü: Mesut Yılmaz 

(GİRESUN) –Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyünde, Alagöz Maden’in sondaj çalışmalarına karşı başlatılan direniş 16. gününde devam etti. Köylüler, geceyi “nöbet ateşi” başında geçirirken “toprağımızı, suyumuzu vermeyeceğiz” diyerek, faaliyetlerin durdurulmasını istiyor.

Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyü, günlerdir süren bir direnişin merkezi haline geldi. Alagöz Maden’in bölgede yürüttüğü sondaj çalışmalarına karşı köylülerin başlattığı nöbet eylemi 16’ncı gününe girerken, köyde yakılan “nöbet ateşi” yalnızca bir bekleyişin değil, aynı zamanda toprağa, suya ve yaşam alanlarına sahip çıkma kararlılığının simgesi oldu. Kadınından gencine, yaşlısından çocuklu ailelere kadar köyün neredeyse tamamı gece gündüz demeden nöbet tutarken, yetkililere çağrılar sürüyor.

Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyünde, AK Parti Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’e ait Alagöz  Maden tarafından başlatılan sondaj çalışmalarına karşı köy sakinlerinin başlattığı direniş 16. gününde de sürdü. Daha önce de sondaj alanına yönelik tepkiler, köylülerin günler süren nöbetleri ve siyasi tartışmalarla gündeme gelen Sekü’de, yurttaşlar geceyi nöbet ateşi başında geçirerek seslerini duyurmaya çalıştı. Kadın, erkek, genç, yaşlı tüm köy sakinlerinin katıldığı nöbette, bir kez daha “madene hayır” mesajı verildi.

Direniş alanında gün boyunca hareketlilik sürerken, gece saatlerinde yakılan ateş etrafında toplanan köylüler hem nöbet tuttu hem de gelişmeleri değerlendirdi. Köyde kurulan nöbet düzeninin günlerdir aralıksız sürdüğü belirtilirken, yurttaşlar bu sürecin yalnızca bir çevre mücadelesi değil, aynı zamanda yaşam hakkı savunusu olduğunu dile getirdi.

Yaşam Alanı İçin Gece Gündüz Nöbet

Gece nöbetinde konuşan kadınlar, maden faaliyetlerinin yaşam alanlarını tehdit ettiğini belirterek, tepkilerini dile getirdi.“Toprağımızı, suyumuzu, sağlığımızı elimizden almasınlar. Bu köy bizim yaşam alanımız. Alagöz Maden’i köyümüzde istemiyoruz”Soğuk hava koşullarına rağmen günlerdir nöbette olduklarını ifade eden köylüler, yetkililerin seslerini duymadığını belirterek:“Günlerdir buradayız ama çalışmalar hala devam ediyor. Kimse bizi dikkate almıyor. Tek isteğimiz, bu faaliyetlerin durdurulması ve şirketin köyümüzden gitmesi”

Gençler Geri Adım Yok Diyor

Direnişe katılan gençler ise mücadelenin yalnızca Sekü köyüyle sınırlı olmadığını vurguladı.“16 gündür buradayız ve herhangi bir geri adım görmedik. Yukarıda çalışmalar sürüyor. Bu mesele sadece bir köyün meselesi değil; tüm bölgeyi, hatta ülkeyi ilgilendiriyor”

“Bu çalışmalar sadece maden aramak değil; doğayı, toprağı ve suyu tehdit ediyor. Bugün burada başlayan süreç yarın başka köylere de yayılabilir. Bunun önüne geçmenin tek yolu birlikte hareket etmek”Gençler, özellikle çevre mücadelesinin büyümesi gerektiğine dikkat çekerek, farklı bölgelerden destek çağrısını yineledi.

Sloganlar Yükseldi, Tepki Büyüdü

Nöbetteki köylüler:“Alagöz kaşınma, sabrımızı taşırma” Sekü’de 16 gündür süren direnişte köylüler, sondaj faaliyetleri durdurulana kadar nöbetlerini sürdüreceklerini ifade etti.

Direnişin baş aktörlerinden ve direniş ateşini ilk yakan Mesut Yılmaz, direniş nöbetinde şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bugün bu direnişin başladığı günden itibaren 16. gecedeyiz. 16 gündür bu sesimizi dünyaya, Türkiye’ye, her yere duyurmaya çalışıyoruz. Başardık. Davamızda haklıyız.

Bütün hukuki belgeler bizim tarafımızda olmasına rağmen bu makine hâlâ dağda ciğerlerimizi delmeye devam ediyor. İşimizi gücümüzü bıraktık. Sıcak yatağımızı bırakıp burada bu ateşin sönmemesi için elimizden geleni yapıyoruz.

Artık bir çözüm bekliyoruz. Yetkililerimizden, şirket yöneticilerinden, devletimizden, hükümetimizden, bütün insanlardan bu makinenin buradan götürülmesini ve yaşam alanlarımızdan uzaklaştırılmasını istiyoruz.

İki akşamdır annem de geliyor. Benim annem yolda yürüyemiyor, koltuk değnekleriyle geziyor. Ama bu haklı davada pes etmeden oğlunun yanında durmaya devam ediyor. Keza Ferhat kardeşim de direnişin başladığı ilk günden itibaren bizimle beraber. Bu davayı kendine bir şiar edindi. Desteğini hiç eksik etmedi.

Hep birlikte, bütün köylülerimizle, halkımızla beraber bu ateşi söndürmemeye, halkın gücünü göstermeye ve sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Sesimizi duysunlar artık, gitsinler buradan değil mi anne?”

Annesi ise şu sözlerle tepki gösterdi:

“Evet, gitsinler. Artık dayanamıyorum. Benim tek oğlum var, elimde olan tek varlığım. Onu kaybetmeyeyim. Allah bu makineleriyle birlikte onları memleketimizden söksün, götürsün. Yok etsin.

Bu yağmurun altında saatlerce nöbet tutuyoruz. Hiç mi acımıyorlar bize? Allah bildiği gibi yapsın.”

 

Rize Haber Yemek Tarifleri