Haber: Coşkun Özbucak
(ORDU) – Emek Partisi (EMEP) Ordu İl Başkanı Yasin Uzun, fındıkta 2026–2027 sezonu yaklaşırken rekolte ve fiyat tartışmaları üzerinden yapay bir gündem oluşturulduğunu savunarak, asıl sorunun göz ardı edildiğini söyledi.

EMEP’li Yasin Uzun, fındık konusunda yıllardır aynı tartışmaların gündeme getirildiğini ifade ederek bu durumun gerçek sorunların konuşulmasını engellediğini dile getirdi. Uzun, “Yıllardır fındık konusunda yapay tartışmalardan uzak durarak çözüm önerilerimizi dile getirdik ve neler yapılması gerektiğini anlattık. Ancak geleneksel tartışmaları engelleyemedik. Aynı tartışmalar yeniden gündem yapılıyor” dedi.
Fındık fiyatının belirlenmesinde rekoltenin etkisini iktidarın ve şirketlerin önemsizleştirdiğini vurgulayan Uzun, şunları söyledi:
“Yıllardır rekolte tartışılıyor. Görüyoruz ki fındık rekoltesi yüksek de olsa düşük de olsa fiyat, iktidarın desteğiyle hep tarım ve gıda şirketlerinin lehine belirleniyor. Bu yıl fındık az olduğu hâlde fiyatlar neden düşük, bunu düşünmek bile gerçeğin ortaya çıkarılmasına yetiyor. Tarım ürünlerinin fiyatını alıcı belirliyorsa rekolteyi tartışmanın anlamı yok. Fındık fiyatı tek taraflı belirleniyor.”
“Fındık politikasında üç ayak var”
Fındık politikalarının belirlenmesi yönteminin yanlış olduğunu belirten Uzun, “Fındık fiyatını iktidar, yabancı-yerli tarım ve gıda şirketleri belirliyor. Üç kesim var: Biri iktidar, ikincisi yabancı-yerli tarım ve gıda şirketleri, üçüncüsü de üreticiler. Tarım ve gıda şirketleri örgütlü ve iktidar bunlardan yana. Üretici örgütsüz ve dağınık; ayrıca üretim alanları sürekli parçalanıyor, üretici toprağının üzerinde yaşamıyor. Bu durumda fındık fiyatını tartışmanın anlamı yok. Bu zamana kadar fındık fiyatının nasıl belirlendiğini düşünelim, yeter” dedi.
İktidarın yasa ve yönetmelikleri şirketlerin çıkarına göre düzenlediğine dikkat çeken Uzun, “Herkes saldırıyı yalnızca bu kesimlere yapıyor. Evet, sorumlular onlar; ancak iktidarı göz ardı etmek yanlış. Şirketlerin amacı para kazanmak olduğuna göre üreticiyi düşünmesi beklenemez. İktidar yasa ve yönetmelikleri bunların çıkarına göre düzenliyorsa asıl suçlamayı, tepkiyi iktidara yapmak gerekmiyor mu? Yani fındık üreticilerinin ürünlerinin hakkını alabilmesi için önce örgütlenmeleri ve tek vücut olmaları zorunluluktur. İkincisi de halkçı bir iktidar için mücadele etmektir. Tarım ve gıda şirketleriyle iç içe olan ve onlar için yasa ve yönetmelikler çıkararak yol temizliği yapan iktidarı değiştirmek acil bir sorun olarak duruyor” ifadelerini kullandı.
“Yeni bir tarım yasası şart”
Üreticilerin yapay tartışmalar yerine örgütlenmeleri ve yeni bir tarım yasası için seslerini yükseltmelerinin zorunlu olduğunu vurgulayan Uzun, “Şu anki Tarım Yasası, Kooperatifler Yasası, tarıma destek yasaları, tarım bölgeleri ve üretim çeşitliliği yasaları, tarım ihracatı ve ithalatı yasaları gibi can alıcı düzenlemeler yeniden ele alınmalıdır. Yasa değişikliğini tartışmadan rekoltenin, fındık fiyatının (tüm tarım ürünlerinin) ne kadar olacağını tartışmak sonuç getirmiyor. Bu zamana kadar getirmediğini bilerek hareket etmek zorundayız” dedi.
Parti olarak tarım-fındık kurultayları yaptıklarını belirten Uzun, “Üreticinin bizzat katıldığı tarım-fındık kurultayları yapıp soruna çözüm aranmalıdır. Basından takip ediyoruz; her yıl aynı kişiler, aynı şeyleri konuşuyor. Olumlu bir sonuç yok. O zaman başka bir yol denenmeli ve doğrudan üreticilerin görüşleri alınmalı. Mitingse miting, Ankara’ya çıkartma yapmaksa çıkartma yapmak, pazara ürün indirmemekse indirmemek, milletvekillerine nefes aldırmamaksa aldırmamak… Ne olacaksa üreticilerin sesini ortaklaştırdıktan sonra olacak. Yoksa her yıl aynı mağduriyet yaşanacaktır” ifadelerini kullandı.
